İlk derece mahkemesince, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı, davalıların vekil ile el ve işbirliği içerisinde hareket ederek davacıyı zararlandırdıkları gerekçesiyle tapu iptal ve miras hissesi oranında adına tesciline ve bedel taleplerinin kabulüne vekalet görevinin kötüye kullanılmasının kişilik haklarına saldırı olarak nitelendirilemeyeceğinden manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş taraf vekillerinin istinafları üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi tarafından tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Karar, taraf vekillerince süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'nın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü....
Somut olayda, davacılar tarafından dava dilekçesinde vekalet görevinin kötüye kullanılması ve muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğinde bulunulmuş, ilk derece mahkemesince de ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık bu şekilde tespit edilmiştir. Ne varki, ilk derece mahkemesi gerekçesinde uyuşmazlığın vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayandığı ve bu hususun da ispatlandığını belirterek davanın kabulüne karar vermiş, Bölge Adliye Mahkemesince de aynı hukuki nitelendirme benimsenmiş olup, davacıların muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı iptal tescil isteği yönünden bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada mirasbırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir....
Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 02.06.2016 gün ve 2013/160 Esas 2016/466 Karar sayılı hükmün düzeltilerek onanmasına ilişkin olan 11.06.2020 gün 1183-2571 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davalılar vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dava, ehliyetsizlik ve vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat isteğine ilişkin olup; mahkemece, temlik tarihinde davacının fiil ehliyetini haiz olduğu, ancak vekalet görevinin kötüye kullanıldığı gerekçesiyle tazminat isteğinin davalı vekil ... yönünden kabulüne karar verilmiş; davalıların temyizi üzerine Dairece, “...temlikin iradi olduğu, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasının davacı tarafından kanıtlanamadığı, vekil ...’in satış bedelini davacıya ödediği savunmasını usulünce ispatlayamadığı gözetilerek tapu iptali ve tescil isteğinin reddine, tazminat isteğinin ise davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiş olmasında...
Temyiz Nedenleri Davalılar ... ve ... ile dahili davalı ... vekili, devrin davacının bilgisi dahilinde yapıldığını, 20.000 Euro satış bedelinin davacıya nakit olarak verildiğini, bu durumun diğer vekil eden ...’ın beyanı ile de sabit olduğunu belirterek, hükmün bozulmasını istemiştir. 3. Gerekçe 3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedelin tahsili istemine ilişkindir. 3.2. İlgili Hukuk 3.2.1. TBK’nın 506.maddesinde (818 s. Borçlar Kanununun 390.); "Vekil, vekâlet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlüdür. Ancak vekile yetki verildiği veya durumun zorunlu ya da teamülün mümkün kıldığı hâllerde vekil, işi başkasına yaptırabilir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTAL VE TESCİL-TAZMİNAT Taraflar arasında görülen davada; Davacı, maliki olduğu 2694 ada 59 parsel sayılı taşınmazdaki 37/10212 pay satması için akrabası davalı ...'yi vekili olarak yetkilendirdiğini, vekilin payını davalı ...'a 22.000,00TL bedelle değerinin çok altında sattığını, bedelin ödenmediğini ileri sürerek vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedeni ile davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile tescilini, olmadığı takdirde taşınmazın dava tarihindeki bedelinin faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ..., borcuna karşılık taşınmazı diğer davalıya sattığını, ...’ın durumdan haberdar olduğunu, buna ilişkin protokollerinin de bulunduğunu belirterek davayı kabul etmiştir....
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı kooperatifin 11/05/2007 tarihli genel kurul kararı ile yönetim kuruluna taşınmazın satışı hususunda yetki verildiği, buna göre taşınmazın rayiç bedelinin tespit edildiği ve satış ilanlarının yapıldığı, taşınmazın davalıya rayiç bedelle satıldığı, davacı tarafın vekalet görevinin kötüye kullandığı hususunu ispat edemediği, edilse dahi vekalet görevinin kötüye kullanılması, vekil ile sözleşme yapan 3. kişinin iyiniyetli olması halinde, vekil ile vekil eden arasında iç ilişkiye etkili olup, sorumluluk davasına konu olabileceği, iyineyitli 3.kişiler yönünden tapu iptal ve tescil sonucunu doğurmayacağı gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen dava yönünden ise, genel kurul kararı uyarınca taşınmaz satışının bizzat Kooperatif Yönetim Kurulunca yapıldığı, Kooperatifler yönetim kurulunun kendi kusuruna dayanarak hak iddia edemeyeceği, tüzel kişilerde organların sürekliliği esası gereğince; yönetim kurulunun...
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptal tescil istemine ilişkindir. 3.2. İlgili Hukuk 6098 s. Türk Borçlar Kanunu'nda (TBK) sadakat ve özen borcu, vekilin vekil edene karşı en önde gelen borcu kabul edilmiş ve 506. maddesinde aynen; "Vekil, vekâlet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlüdür. Ancak vekile yetki verildiği veya durumun zorunlu ya da teamülün mümkün kıldığı hâllerde vekil, işi başkasına yaptırabilir.Vekil üstlendiği iş ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür. Vekilin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır." hükmüne yer verilmiştir....
Türk Medeni Kanununun 1024. maddesi hükmünce vekalet görevinin kötüye kullanıldığını bilen ve bilmesi gereken kişi aynı yasanın 1023. maddesi koruyuculuğundan istifadesi mümkün olmadığı gibi, el ve işbirliği içinde hareket etmesi de Türk Medeni Kanununun 1023. maddesi koruyuculuğundan yararlanmasına manidir. O halde, iptal ve tescil isteğinin kabulüne karar verilmesi gerekirken delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülerek yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir” gerekçesiyle bozulması üzerine bozma ilamına uyularak mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı Burhan tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 24.02.2015 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı .......ve vekili Avukat ......... geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davacı vekili Avukat ........ ile davalı A.. B.., davalı H.. B.., davalı Y.....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı, oğlu olan davalı ...'nın, maliki olduğu 954 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde ipotek ve birtakım pürüzler olduğu telkiniyle kendisini kandırması neticesinde dava dışı oğlu ...'...
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil- tazminat davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı ... vekili ve ...... tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi .....raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Asıl ve birleştirilen dava; vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil, olmazsa tazminat isteğine ilişkin olup mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece; “... tapu iptal ve tescil talebinin kabulü gerekirken, tazminata hükmedilmiş olması doğru değildir...” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalılar ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir....


