WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

Yolsuz tescil bulunmadığı gibi, ihalenin feshi nedeni oluşturabilecek hususların yolsuz tescil nedeniyle tapu iptali ve tescil davası yoluyla ileri sürülmesi ve varsa ihaledeki usulsüzlüklere dayalı olarak tapu iptali ve tescil davası açılması da mümkün olmadığı için, davanın salt bu nedenle reddi gerektiği görüşünde olduğumdan, yolsuz tescile dayalı dava açma ve esastan incelenme koşuları bulunduğu, ancak tapu iptali ve tescil davasının sabit olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulması yönünde oluşan değerli çoğunluk görüşüne katılamıyorum....

Somut olayda; dairemizin 27.04.2018 tarih, ve 2016/30808 E. 2018/3806 K. sayılı kararı ile ödeme emri tebliğatının Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre usule aykırı olduğundan şikayetin kabulü ile tebliğ tarihinin düzeltilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulduğu, mahkemece bozmaya uyulmasına karar verilerek yargılama yapıldığı görülmektedir. Bu durumda mahkemece, dairemizin bozma ilamına uyularak; borçlunun tebliğ işleminin usulsüzlüğüne ilişkin şikayeti kabul edildiğine göre, Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca tebligat tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken "ödeme emri tebligatının iptaline" karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile ......

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından borçlu aleyhine genel haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlunun, icra mahkemesine verdiği dilekçede, örnek 7 ödeme emri tebligatının usulsüz tebliğ edildiğinden ödeme emri tebliğ tarihinin öğgrenme tarihi olarak düzeltilmesini, usulsüz olarak konulan hacizlerin kaldırılmasını talep ettiği mahkemece, tebligat usulsüzlüğü şikayeti değerlendirilmeden haczin kaldırılması şikayetinin husumet yokluğu gerekçesi ile reddine karar verildiği görülmektedir....

tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile yapılan takipte, borçlu icra mahkemesine başvurusunda, ödeme emri tebliğine ilişkin tebligat zarfında bulunan imzanın kendisine ait olmadığını belirterek usulsüz tebliğ şikayeti ile birlikte takip konusu borca, faize ve takip dayanağı senetteki imzasına itiraz etmiş, mahkemece borçlu hakkındaki takibin durdurulmasına, borçlunun tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hükmü taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına, HUMK.nun 438. ve İİK.'nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından alacaklının bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esasının incelenmesine geçildi: 2- İmzaya itiraz, İİK.'nun 170. maddesinde düzenlenmiş olup, aynı Kanunun 168/1-4. maddesi uyarınca yasal beş günlük süreye tabidir....

Bölge Adliye Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değilse de; Bir adet bonoya dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla ilamsız icra takibinde borçlunun; ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğu, tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 12.10.2018 olarak düzeltilmesi ve takibe dayanak bononun kambiyo vasfı olmadığı nedeniyle takibin iptali talebi ile icra mahkemesine başvurduğu, ilk derece mahkemesince; şikayetin kabulü ile tebliğ tarihinin davacının bildirdiği öğrenme tarihi olarak düzeltilmesine ve dayanak senedin kambiyo vasfı olmadığından takibin iptaline karar verildiği, alacaklı tarafından ilk derece mahkemesi kararına...

Borçlunun şikayeti İİK.nun 168/3.maddesi uyarınca ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 günlük sürede icra mahkemesine bildirilmelidir. İtiraz süresinin başlaması için borçluya ödeme emri tebliği zorunlu olup, takibi öğrenmiş olması süreyi başlatmaz. Öğrenme ile sürenin başlayabilmesi için borçluya usulsüz de olsa tebliğ edilmiş bir ödeme emrinin bulunması gerekir. Böyle bir durumda 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 32.maddesi uyarınca öğrenme tarihi tebliğ tarihi kabul edileceğinden, itiraz süresi de bu tarihten başlayacaktır. Somut olayda ise borçluya usulsüz de olsa tebliğ edilmiş bir ödeme emri bulunmadığından 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 32.maddesinin uygulanma imkanı yoktur. Ayrıca Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre borçluya ödeme emri tebliğ edilmemiş olsa bile alacaklının takibi ve uyuşmazlığı sürdürme iradesinin bulunması halinde itiraz hakkının bulunduğu kabul edilmektedir....

-----sayılı dosyasında; davalı --------esas sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine başlatılan takip dosyasında yapılan usulsüz tebligat nedeniyle takibin iptali talepli dava açılmış, --- tarihli ---- davacı şirket ile davalı-------arasında ---- ------ olduğu anlaşılmakla davalı şirket---------davada temsil etmek üzere temsil kayyımı tayin ettirmesi konusunda dava açmak üzere davacıya kesin süre verilmiş, sonraki duruşmalarda mahkememizde açılan dava sonucunun beklenmesine karar verilmiştir....

Usulsüz tebligat şikayetinin kabulüne karar verilmiş olması, önceden yapılan kesintileri hükümsüz kılmaz. Borçlunun usulsüz tebligat şikayetinin kabulüne karar verilmesi ve bunun üzerine de itiraz nedeni ile takibin durdurulması işlemi, İİK'nun 361. maddesi koşullarının oluştuğunun kabulü için yeterli değildir. Bu nedenle, ödenen paranın İİK'nun 361. maddesi gereği alacaklıdan alınarak borçluya geri verilmesi istenemez. Ancak, bu durumda takip henüz kesinleşmediğinden icra müdürlüğü kasasına giren paranın alacaklıya ödenmesi işlemi ve usulüne uygun kesinleşmeyen takipte dosyanın bu ödemeye dayanarak tamamen infaz edilmiş olması doğru olmayacağından söz konusu ödenen paranın icra müdürlüğü kasasına (dosya numarası bildirilerek icra dairesi banka hesap numarasına) istenmesi gerekir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu vekili icra mahkemesine yaptığı başvuruda; takipten ....08.2015 tarihinde haberdar olunduğunu ileri sürerek gecikmiş itiraz ve usulsüz tebligat şikayeti ile borca itirazda bulunduğu, mahkemece, tebligatın usulüne uygun olduğu, gecikmiş itirazın da yerinde olmadığı gerekçesiyle istemlerin reddine karar verilmiştir. İİK’nun 65. maddesinde; "Borçlu, kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde itiraz edememiş ise paraya çevirme muamelesi bitinceye kadar itiraz edebilir....

in 2008 yılı itibarı ile kapatılmış bir irtibat ofisi olduğunu, tebligatın borçlunun yetkili temsilcisine yapılmaması ve Tebligat Kanunu'nun 12. maddesindeki prosedür işletilmek yerine tebligatın şikayetçi şirkete bırakılması nedeniyle tebligatın usulsüz olduğunu, şikayetçi şirket adresine tebliğ edilen ödeme emri iptal edilmedikçe alacaklının şirket adresine hacze gelme olasılığı bulunduğundan, tebligatın usulsüzlüğüne dair bu şikayette ve ödeme emrinin iptalinin istenmesinde müvekkili şirketin hukuki menfaati bulunduğunu ileri sürerek ödeme emrinin usulsüz olması nedeniyle iptaline karar verilmesini istediği, mahkemece usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile tebliğ tarihinin düzeltilmesine karar verildiği anlaşılmıştır....

UYAP Entegrasyonu