WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

Mahkemenin tebligat şikayetine ilişkin gerekçesi yerinde olup, borçluya 30.10.2015'te tebliğ edilen ödeme emri tebligatına göre borçlunun icra mahkemesine yaptığı 30.12.2015 tarihli başvurusu, İİK'nun 71. maddesine dayalı takibin kesinleşmesinden sonraki döneme ilişkin zamanaşımı şikayetidir. İİK'nun 71/2. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanun'un 33/a-l. maddesi gereğince, takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde borcun zamanaşımına uğradığının belirlenmesi halinde icranın geri bırakılmasına karar verilir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca, Kanun'da aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tâbidir....

Takibin kesinleşmesinden sonra 21.11.2005 tarihindeki haciz sırasında adı geçenin SSK'dan aldığı emekli maaşının tamamına haciz konulmasına muvafakat ettiği görülmektedir.İİK.83-a maddesi gereğince borçlunun, hacizden önceki bir dönemde haczi mümkün olmayan bir mal veya hakkın haczedilebileceğine dair alacaklıyla yapmış olduğu anlaşma geçerli değildir. Anılan maddenin amacını açıklayan gerekçesinde de “.....borçlunun, hacizden önce sonuçlarını tahmin edemeyeceği cihetle, bir mal veya maaş yahut ücretin haczedilemeyeceği yolunda şikayette bulunmayacağını bildirmesinin, lehine olan yasa hükmünün uygulanmasından feragat etmesinin hükümsüz sayılacağı, zira, bir malın ne derece haczedilmez olduğunun, borçlunun ve ailesinin haciz anındaki durumlarına göre saptanabileceği” ifade olunmuştur. Bu durumda haciz sırasında yada haciz işleminin gerçekleşmesinden sonraki dönemde borçlu haczedilmesi mümkün olmayan mal ve haklarla ilgili olarak bu hakkından vazgeçebilir.Somut olayda borçlu Z. Y.'...

Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere, haczedilmesi mümkün olmayan maaşın haczine muvafakat edilmesi halinde bu muvafakate geçerlilik tanınarak anılan gelirlerin haczi mümkün hale getirilmiştir. 28.2.2009 tarihinden önceki muvafakatin ise, Dairemizin süreklilik arz eden içtihatlarında da belirtildiği gibi, ancak takibin kesinleşmesinden ve emekli maaşına haciz uygulanmasından sonra olması halinde geçerli olacağı gözden uzak tutulmamalıdır....

Yerel mahkeme kararında, icra hukuk mahkemesinin kesinleşmiş kararı gerekçelerden biri olarak yeralmakta ise de, davamızın konusu takip tarihinden önceki dönemde talep edilen işlemiş faizin yanlış hesaplandığı yönüne ilişkin olup icra hukuk mahkemesindeki şikayetin konusu ise icra takibinden sonraki dönemde işleyecek faizin yanlış hesaplandığı hususundadır. Hal böyle olunca, icra hukuk mahkemesi kararının davamız açısından güçlü delil olarak kabulü doğru değildir. Her ne kadar mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporu yeterli incelemeyi içermediği gibi, Yargıtay denetimine de elverişli bulunmamaktadır. Davacı vekili, rapora itiraz etmiş, ancak mahkemece bu itirazlar üzerinde durulmamıştır. İcra Hukuk Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda takip tarihinden önceki dönemle ilgili işlemiş faiz konusunda bir inceleme yapılmamış olduğu da görülmektedir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İcra Hukuk) Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde borçlunun icra mahkemesine yaptığı başvuruda, takibin zamanaşmına uğradığını belirterek iptalini talep ettiği, mahkemece, borçlu hakkında ilamsız takip yapıldığını ,bu takiplerde zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğunu ve dosyada bu sürenin henüz dolmadığını ifade ederek zamanaşımı şikayetinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Başvuru bu hali ile İİK'nun 71. maddesine dayalı takibin kesinleşmesinden sonraki döneme ilişkin zamanaşımı itirazıdır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : 1-İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına, HUMK'nun 438. ve İİK'nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi: 2-Borçlunun zamanaşımı itirazı İİK.nun 168/5 ve İİK.nun 169/a maddesi kapsamında takip kesinleşmesinden önceki döneme ilişkin olup, bu dönemde zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu anlaşılmakla mahkemenin zamanaşımı itirazının kabulü ile takibin durdurulmasına yönelik kararı doğru olduğundan sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; İİK.nun 169/a-6....

İİK'nın 71. maddesinin 1. fıkrası ise "Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun ve ferilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ederse, takibin iptal veya talikini her zaman icra mahkemesinden istiyebilir" şeklinde düzenlenmiştir. Bu yasal düzenlemelere göre takibin kesinleşmesinden önceki döneme ilişkin borca itiraz sebepleri ödeme emri tebliğinden itibaren 5 günlük yasal sürede, takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde borcun ve ferilerinin itfa edildiği ise her zaman icra mahkemesinde ileri sürülebilir. Somut olayda borçlu ...'a örnek 10 numaralı ödeme emrinin 01.11.2011 tarihinde, borçlu ...'a 07.05.2010 tarihinde tebliğ edildiği, borçlular vekilinin 23.09.2013 tarihinde İcra Mahkemesine başvurarak 14.03.2011 tarihli belgeye dayanarak takibin iptalini talep ettiği görülmektedir....

Maddesi gereğince borca itiraz ödeme emrinin tebliğinden itibaren yapılabileceğinden, borçlunun önceki tarihli borcun ifa edildiğine ilişkin itirazını ileri sürmesi ancak ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içerisinde mümkündür. Bu sebeple borçlunun itirazı dosya hesabına ilişkin olmayıp, ödeme emrinin tebliğinden önceki dönemde borcun ifa edildiğine ilişkin borca itirazdır. Bu sebeplerle, mahkemece ödemenin takibin kesinleşmesinden önce olduğu göz önüne alınarak borçlunun itirazına konu miktar ve ferileri yönüyle inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....

Somut olayda, takibin kesinleşmesinden sonra, 03.04.2012 tarihinde borçlunun 'maaşında haciz olsa dahi aylık 300,00 TL kesilmesine' muvafakat ettiği, ...'ne yazılan 09.04.2012 tarihli haciz müzekkeresi ile “borçlunun almakta olduğu maaşının muvafakati gereğince 300 TL sine, kıdem tazminatı,vergi iadeleri, nema alacakları ile her türlü yan ödemelerine” haciz konduğu görülmektedir. Bu durumda borçlunun maaşından hiç kesinti yapılmadan önce aylık 300,00 TL'nin haczine ilişkin olarak verdiği muvafakat, İİK'nun 83/a maddesi uyarınca geçerli değildir....

.-532 K. sayılı kararı ile yetkisizlik kararı verildiği ve 08.09.2014 tarihinde kesinleştiği ve ...İcra Müdürlüğü'nün 2014/152 Esasına kaydının yapıldığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun, yasal süresi içinde icra mahkemesine başvurarak, diğer itirazlarının yanında çekin zamanaşımına uğradığını belirtip takibin iptalini talep ettiği, mahkemece zamanaşımının 6 ay olduğu gerekçesiyle zamanaşımı itirazının kabulü ile takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Borçlunun icra mahkemesine başvurusu takibin kesinleşmesinden önceki (takip öncesi) dönemde çeke dayanan alacağın zamanaşımına uğradığına yönelik itiraz olup, başvuru bu hali ile İİK.nun 168/5. maddesi kapsamındadır. 6762 sayılı TTK'nun 726. maddesinde çek için düzenlenen zamanaşımı süresi 6 ay iken 03.02.2012 tarih ve 28193 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren 6273 sayılı Kanunun 7. maddesiyle bu süre üç yıla çıkarılmıştır....

UYAP Entegrasyonu