Somut olayda alacaklı tarafından kambiyo vasfında olan dört adet bonoya dayalı olarak başlatılan genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde ödeme emrinin borçluya ....01.2009 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ....01.2015 tarihinde icra mahkemesine başvurarak ....06.2010 ile 28.02.2014 tarihleri arasında takip dayanağı bonolar yönünden zamanaşımının gerçekleştiği sebebine dayalı olarak takibin talikine veya iptaline karar verilmesini talep ettiği görülmektedir. Bu durumda, borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede takibin işlemsiz bırakıldığını ve zamanaşımına uğradığını ileri sürmüş olup, bu şikayet yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca süreye tâbi olmadığından, mahkemece işin esasının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, şikayetin takibin kesinleşmesinden önceki devreye ilişkin olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlu ...'...
Takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde zamanaşımının oluşması halinde, takibin şekline göre İİK'nun 170/b. maddesi göndermesi ile olayda uygulanması gerekli aynı Kanunun 71/2. ve 33/a-1. maddeleri gereğince icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemece, yukarıda belirtilen madde hükmü uyarınca icranın geri bırakılması yerine, takibin talikine karar verilmesi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir....
durdurulması halinde davacının ---az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahküm edilmesini talep etmek de hukuken bir zorunluluk haline geldiğini beyan etmiş, davanın reddine, takibin muvakkaten durdurulmasına karar verilmesi hâlinde davacının---aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahkum edilmesine yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir....
Sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra yoluyla takip başlattığı, yapılan itiraz üzerine takibin durduğu konularında bir uyuşmazlık olmadığı anlaşılmıştır....
Esas sayılı icra dosyasında davalı(borçlu) tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin alacak aslı 29.973,00 TL ve takip öncesi işlemiş faiz 7.494,07 TL olmak üzere toplam 37.467,07 TL üzerinden devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmesi hususunda Mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmuştur. 10.İCRA İNKAR VE KÖTÜNİYET TAZMİNATI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Yukrıda detayı verilen T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 02/06/2021 Tarih ve ... Esas-......
O halde; mahkemece, yukarıda açıklanan yasa hükümleri gereği takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde emekli maaşı haczine ilişkin verilen muvafakatin geçerli olduğu hususu göz ardı edilerek, üstelik İcra Hukuk Mahkemesi'nin 16.03.2011 tarih 2011/ 191 E., 2011/181 K. sayılı kararının kesinleşip kesinleşmediği ve dolayısıyla takip hukuku açısından kesin hüküm niteliğinde olup olmadığı da belirlenmeden, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/02/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İcra Hukuk Mahkemesi'nin 25/11/2015 tarih ve 2015/919 E.- 2015/907 K. sayılı kararının temyiz incelemesine geçildi: Borçlu, icra mahkemesine başvurarak alacaklı tarafından para borcu ikrarını içeren noterce düzenlenmiş 11/06/2002 tarihli borç senedine dayalı olarak başlatılan ilamlı takibin kesinleşmesinden sonraki devrede oluşan zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece, şikayetin yenileme emrinin 13/11/2015 tarihinde tebliğinden itibaren yedi günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra yapıldığından bahisle İİK'nun 16/1. maddesi gereğince davanın süreden reddine karar verildiği görülmüştür. İlamlı icra takibinde borçlu icra emrinin tebliğinden sonraki bir dönemde, ilamın zamanaşımına uğramış olduğu iddiasında ise, İİK 33/2 fıkrası uyarınca bir zamanaşımı itirazını her zaman ileri sürebilir....
Bu durumda mahkemece, borcun dönemsel edim borcu olduğu kabul edilerek takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde alacağın zaman aşımına uğradığına yönelik şikayetin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, alacağın kaynağının tespitinin dar yetkili icra mahkemesinde incelenemeyeceğinden bahisle istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekirken Dairemizce maddi hataya müsteniden onandığı anlaşılmakla borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir. SONUÇ : Borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 09/02/2017 tarih, 2016/9109 Esas - 2017/1668 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 30/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Bu durumda, şikayetten sonraki bir tarihte alacaklı tarafından takip dosyasına yapılan bildirim, şikayetin esasının incelenmesine engel olmayacağı gibi, borçlunun başvurusu İİK'nun 71. maddesi kapsamında takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde yapılan ödemeye ilişkin itfa şikayeti olup, şikayet dilekçesinde yapılan ödeme kadar borçlu olmadığının tespitinin istenmiş olması, HMK'nun 33. maddesinde yer alan hukuki nitelendirmenin hakime ait olduğu kuralı karşısında sonuca etkili değildir. O halde; mahkemece, İİK'nun 71. maddesi uyarınca şikayetin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....
Bu yasa hükmüne rağmen takibin kesinleşmesinden sonra, borçlunun lehine olan yasa hükmünden feragat ile muvafakat vermesi halinde (haciz tarihinden önce veya sonra olması koşulu aranmaksızın), icra müdürü alacaklının haciz istemini uygulamak zorundadır. Somut olayda 28.02.2009 tarihinden ve takibin kesinleşmesinden sonra borçlunun maaş haczine muvafakati bulunduğundan mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde kabulüne dair hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 02.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....


