İcra takibine konu alacak hangi zaman aşımı süresine tabi ise, icra takibinin kesinleşmesinden sonraki dönemde de aynı zaman aşımı süresi uygulanır. Bu durumda, kambiyo senedi niteliği taşımayan dayanak belgeler, bono niteliğinde olmayıp, adi havale hükmünde olduğundan takip, dayanak senetlerin tanzim tarihleri itibariyle uygulanması gereken 6098 sayılı TBK’nın 146. maddesinde düzenlenen on yıllık zaman aşımına tabidir. Takipte bu sürenin dolmadığı ve dolayısıyla zaman aşımının gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece, takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde gerçekleşen zaman aşımı şikayetinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararın bozulması gerekmiştir....
Posta giderleri avansından varsa artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde taraflara iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 22/12/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Daha sonra dosyanın önceki raporu veren bilirkişiye tevdii ile gerek tarafların rapora karşı olan itirazlarının değerlendirilmesi ve gerekse mahkememizin önceki kararını kaldıran Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 10/02/2022 tarih, 2022/201 Esas 2022/298 Karar sayılı ilamında işaret edildiği üzere banka kayıtlarında yerine inceleme yapılmak suretiyle davacı bankanın takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, var ise miktarının ne olduğu, davalı tarafında yapılan ödemeler var ise bunların tarihleri dikkate alınarak davacının 6098 sayılı TBK'nun 100. maddesi uyarınca ne miktar bakımından dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, yapılan ödemelerin ne kadarının infaz aşamasında dikkate alınacağı hususlarında ek rapor düzenlenmesi için bilirkişiye yetki ve görev verilmiştir....
Aynı Kanunun 71/2. maddesine göre ise, takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde gerçekleşen zamanaşımı itirazı bir süreye tabi değildir. Somut olayda, ödeme emrinin borçluya 14/01/2015 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ise İ.İ.K.’nun 168/5.maddesinde öngörülen yasal beş günlük sürede mahkemeye başvurarak, zamanaşımı nedeniyle takibin iptalini istediği, itiraz tarihinde takibin henüz kesinleşmediği görülmektedir. Başvuru bu hali ile takibin kesinleşmesinden önce alacağın zamanaşımına uğradığına yönelik olup, itirazın kabulü halinde İİK.nun 169/a-5.maddesi gereğince takibin durmasına karar verilmesi gerekir. O halde, mahkemece, zamanaşımı itirazının İİK.nun 169/a-5. maddesine göre değerlendirilerek takibin durmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir....
Takipte borçluya henüz ödeme emri tebliğ edilmediğine ve dolayısıyla takip kesinleşmediğine göre borçlunun başvurusu takibin kesinleşmesinden önceki döneme ilişkin zamanaşımı itirazı olup incelemenin İİK'nun 169a/4-5. maddesi kapsamında yapılması gerekmektedir.Öte yandan takibe konu çekin keşide tarihine göre ibraz süresinin bitim tarihi itibariyle yürürlükte olup uygulanması gereken 6762 Sayılı TTK'nun 726. maddesine göre çeklerde zamanaşımı süresi altı aydır....
Bu itirazlar, aynı Kanunun 169/a.maddesine göre incelenerek kabulü halinde beşinci fıkra gereğince takibin durdurulmasına karar verilir.Somut olayda, borçlunun icra mahkemesine başvurusu, takibin kesinleşmesinden önce alacağın zamanaşımına uğradığına yönelik İİK'nun 168/5.maddesi kapsamında zamanaşımı itirazı olup, itirazın kabulü halinde İİK.nun 169/a-5.maddesi gereğince takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekir. İİK.’nun 71.maddesine göre süresiz olarak ileri sürülebilecek ve kabulü halinde icranın geri bırakılmasına karar verilecek olan, takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde zamanaşımının gerçekleşmesi halidir....
Borçlular, takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde icra mahkemesine başvurarak borcun kısmen ödendiğini ileri sürdüklerine göre, bu itiraz itfa itirazı niteliğindedir. O halde mahkemece, icra dosyasına yapılan ödeme dikkate alınıp,borçluların istemlerinin İİK'nun 71. maddesi kapsamında değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, hukuki tavsifinin yanlış yapılması sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı ..... tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takipte, borçlu şirket vekili, sair şikayet nedenleri yanında temlik eden alacaklı ... tarafından 21.09.2011, 12.06.2009 ve 13.12.2011 tarihli yazılı sözleşmeler gereğince müvekkili borçluya mühlet verilmesinin “imhal” anlamında olduğunu, takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde mühlet verilmesi halinde verilen süre dolmadan takip işlemlerine devam edilemeyeceğini ileri sürerek, İİK’nun 71. maddesi gereğince icranın (talikine) ertelenmesine karar verilmesi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece takibin...
Somut olayda, borçluya ödeme emrinin 10.09.2015 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da yasal 5 günlük süre içinde (14.09.2015 tarihinde) takibin kesinleşmesinden önceki döneme ilişkin zamanaşımı itirazında bulunduğu anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, borçlunun başvurusunun takibin kesinleşmesinden önceki devreye ilişkin zamanaşımı itirazı (borca itiraz) olduğu gözetilerek İİK'nun 169/a maddesi kapsamında inceleme yapılıp, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre alacaklının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İcra MahkemesiTARİHİ : 02/02/2006NUMARASI : 2005/1089-193 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;İİK'nun 71 ve 33/a-1. maddeleri gereğince takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde, zamanaşımının oluşması halinde, mahkemece icranın geri bırakılmasına karar verilmesi yerine, takibin iptali isabetsiz ve hükmün bu nedenle bozulması gerekmekle beraber anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığnıdan karar düzeltilerek onanmalıdır.SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Konya 2....


