Takibin kesinleşmesinden önce zamanaşımı itirazı İİK.nun 168/3. maddesine göre 5 günlük süreye tabi ise de, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığına ilişkin şikayet ise İİK'nun 170/b maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanun'un 71/2 ve 33/a maddesi gereğince herhangi bir süreye tabi olmayıp iddianın yerinde olduğunun belirlenmesi halinde icranın geri bırakılmasına karar verilir. Somut olayda; örnek 10 numaralı ödeme emri borçluya tebliğ edilmiştir. 26.06.2015 tarihinde icra mahkemesine yapılan başvuruda ileri sürülen zamanaşımı iddiası, icra takibinin kesinleşmesinden sonraki döneme ilişkin olup, takipten önceki döneme dair bir zamanaşımı itirazı yoktur. O halde mahkemece, takibin kesinleşmesinden sonraki zamanaşımı itirazının süresiz şikayete tabi olduğu gözetilerek işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı gerekçeyle istemin süre aşımı nedeniyle reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....
İcra kefaleti asıl borçlu hakkındaki takibin devamı süresince verilebilir. Borçlu yönünden takibin zamanaşımına uğramış olduğu dönemde dahi icra dosyasına yapılmış icra kefaleti geçerlidir. Takibin icra kefalet tarihinden sonra zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına karar verilmesi de bu yönden sonuca etkili değildir. Somut olayda, şikayetçi ...'ın dosya borcuna takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde 08/09/2008 tarihinde icra kefili olduğu, adı geçene 14.11.2014 tarihinde icra emrinin tebliğ edildiği, her ne kadar takip dosyası 30.10.2008 tarihinden 24.04.2014 tarihli yenileme talebine kadar işlemsiz bırakılmış ve bu tarihten itibaren icra takip işlemlerine devam edildiği asıl takip borçlusu yönünden 15/01/2015 tarihinde zamanaşımı dolayısı ile icranın geri bırakılmasına karar verilmiş ise de bu hususun icra kefaletinin geçerliliğini etkilemediği gibi icra kefili yönünden İİK'nun 39. maddesinde öngörülen on yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmaktadır....
Mahkememizin bir önceki kararında davadan önce ödeme yapıldığı beyan edilmiş olmakla davanın kısmen kabulüne karar verilip 144.681,25 TL davadan önce ödeme yapıldığı bildirildiğinden takipte 119.744,25 TL üzerinden takibin devamına karar verilmiş ise de, kaldırma kararı sonrasında takip dosyasına yapılan toplam ödemeler araştırılmış, icra dosyasına yazılan müzekkere cevaplarından davalının takipten sonra davadan önce 31/11/2016 tarihinden itibaren ihlali geçiş ana para tutarı ve bunların ferileri kapsamında davalı borçlu tarafından 34.073,00 TL ödeme yapıldığı, alacaklıya bu tutardan yasal kesintiler sonucu 31.841,22 TL ödeme yapıldığı, davalı borçlu tarafından 28/06/2017 tarihinde icra dosyası 366.242,32 TL tutarında ödemede bulunulduğu, yasal kesintiler düşüldükten sonra alacaklıya 333.472,27 TL tutarında ödeme yapıldığı, yine alacaklıya 28/06/2017 tarihinde yapılan 9.865,00 TL ödeme ile dosyanın infazen kapatılmış olduğu anlaşılmaktadır....
O halde borçlunun takibin işlemsiz bırakıldığını iddia ettiği dönem, ödeme emri tebliğinden ve dolayısıyla takibin kesinleşmesinden öncesine ilişkin olduğundan, mahkemece, takibin kesinleşmesinden önceki devreye ilişkin olan bu zamanaşımı itirazının yukarıda açıklandığı üzere İİK'nun 168/3, 169/a-4 ve 5. fıkraları uyarınca kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İİK'nun 71/2. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanun'un 33/a-l. maddesi gereğince, takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde borcun zamanaşımına uğradığının belirlenmesi halinde icranın geri bırakılmasına karar verilir. Hukuk Genel Kurulu'nun 04.11.1998 tarih ve 1998/12-753 E. 1998/797 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere, borçlunun, takibin kesinleşmesinden sonraki döneme ilişkin zamanaşımı şikayeti süreye bağlı değildir. Türk Borçlar Kanunu'nun 82/1. maddesinde; “Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar” düzenlemesine yer verilmiştir....
Mahkemece, borçlunun takibin kesinleşmesinden önceki döneme ilişkin zamanaşımı itirazı ile İİK'nun 169/a-5. maddesi gereğince takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, hükmün belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir....
İcra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizine hükmedilmesi TBK'nın 117.maddesi koşullarına bağlı olup icra takip tarihinden önce davalıya temerrüt ihtarı gönderilmesi gerekir. Taraflar arasında da sözleşme ile ödeme günü kararlaştırılmadığı için davacı alacaklı icra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizi talebinde bulunamaz." denilmiştir. III.DEĞERLENDİRME VE NETİCE 1.İCRA DOSYASI VE HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE; T.C. Konya . İcra Müdürlüğünün ......
Mahkemece, takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde borcun zamanaşımına uğraması nedeniyle şikayetin kabulü ile İİK'nun 71/2 ve 33/a maddeleri gereğince icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, İİK'nun 169/a-5. maddesi gereğince takibin durdurulması yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, kararın belirtilen nedenlerle bozulması gerekir ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile ...İcra Hukuk Mahkemesi’nin 27.08.2015 tarih ve 2015/189 E.-2015/631 K. sayılı kararının hüküm bölümünün birinci bendinde yer alan "İİK'nun 169/a-5. maddesi hükmü uyarınca Denizli 4. İcra Müdürlüğü'nün 2015/1670 Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin davacı bakımından durdurulmasına" şeklindeki cümlenin karar metninden çıkartılmasına, yerine "Şikayetin kabulü ile İİK'nun 71/2 ve 33/a maddeleri gereğince.......
İİK'nun 71/2. maddesinde, "Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürecek olursa, aynı Kanun'un 33/a maddesi hükmü kıyasen uygulanır" düzenlemesi yer almakta, İİK'nun 33/a-1. maddesinde ise; "ilamın zamanaşımına uğradığı veya zamanaşımının kesildiği veya tatile uğradığı iddiaları icra mahkemesi tarafından resmi vesikalara müsteniden incelenerek icranın geri bırakılmasına veya devamına karar verilir" hükmüne yer verilmiş bulunmaktadır. O halde, mahkemece, takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde zamanaşımının gerçekleşmesi halinde İİK'nun 71/2. maddesi göndermesiyle İİK'nun 33/a-1. maddesi uyarınca icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken takibin iptaline karar verilmesi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir....
Borçlunun icra mahkemesine başvurusu, takibe konu edilen senetlerden 10.08.2011, 10.11.2011, 10.02.2012, 10.04.2012, 10.05.2012, 10.06.2012 ve 10.07.2012 vade tarihli (7) adet senedin takibin kesinleşmesinden önceki devrede zamanaşımına uğradığına yönelik olduğu halde, mahkemece takibin davacı yönünden tümden iptaline karar verilmesi doğru olmadığı gibi, takibin kesinleşmesinden önceki devreye ilişkin zamanaşımı itirazının kabulü halinde, İİK'nun 169a/5. maddesi gereğince takibin durdurulması yerine iptaline hükmolunması da isabetsiz olup, mahkeme kararının belirtilen nedenlerle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile İs... 13....


