Av. ... tarafından verilmiş dava dilekçesi ile ... ve ... tarafından vekile verilen mirasın reddi yetkisini içeren özel vekaletnamenin temin edilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dava dosyasının mahkemesine iade edilmesine karar verilmiştir." şeklindeki gerekçe ile dosyanın geri çevrilmesine karar vermiştir. Bu geri çevirme kararı üzerine mahkemece yapılan araştırma sonucunda mirasın reddi kararını içeren dosya aslının bulunamadığı 22/04/2021 tarihli tutanakla tesbit edilmiştir. Oysa bu karar temyiz eden vekili tarafından ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen 2004/42 Esas 2005/202 Karar sayılı davada kullanılmış, bu karar nedeniyle 4. Asliye Hukuk Mahkemesi "(...) Davaya dahil edilen ... ve Reşet Kaleoğlu her ne kadar davaya dahil edilmiş iseler de ... 1....
Mahkemece, mirasın reddinin boşanmadan sonra yapıldığı, boşanmanın muvazaalı olduğunun kanıtlanmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, hükmün Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 14.10.2020 gün ve 2019/6435 Esas-2020/5675 Karar sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiştir. Onama kararının hatalı olduğu iddiası ile davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dava 6183 sayılı Yasa’nın 24 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptaline ilişkindir. Kural olarak mirasın reddi bağışlama sayılmaz. Ancak borçlunun alacaklılarına zarar verme kastıyla mirası reddetme işlemi tasarrufun iptali davasına konu olabilmektedir. Mirasın reddine dair işlem ile terekenin açılmasıyla borçlunun aktifine geçecek olan mal para vs. değerler karşılıksız olarak diğer mirasçılara geçeceğinden borçlunun mirasın reddine ilişkin tasarrufu diğer iptal koşullarının oluşması halinde iptale konu olabilecek tasarruflardandır....
Mirasın Reddi istemine ilişkin olarak açılan davada İzmir 12. Sulh Hukuk ile İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, mirasın reddi istemine ilişkindir. İzmir 12. Sulh Hukuk Mahkemesince, davanın borca batıklık nedeniyle hükmen redde ilişkin olması nedeniyle asliye hukuk mahkemesinde görüleceği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesi ise, davacıların murisin herhangi bir borcu olmadığı halde mirasın reddini talep ettikleri gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. TMK m. 609/1 hükmüne göre, mirasın reddi, mirasçılar tarafından sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır....
Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 08/04/2015 NUMARASI : 2015/152 - 2015/168 Mirasın reddi istemine ilişkin olarak açılan davada Bandırma Sulh Hukuk ile Bandırma 1. Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Dava, mirasın reddi istemine ilişkindir. Sulh Hukuk Mahkemesince, mirasın mirasçılar tarafından borç nedeniyle reddinin söz konusu olması nedeniyle davanın asliye hukuk mahkemesinde görüleceği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir....
tasarruflardan olduğu halde mirasın reddi işleminin iptale tabi bir tasarruf olarak kabul edilmemesinin de doğru bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuş, mahkemenin direnme kararı nedeniyle Yargıtay HGK....
Davalı vekili, davacıların daha evvel de aynı konuda dava açtıklarını, o davada davalının temlik sözleşmesini, kredi sözleşmesini ve cevap dilekçesini sunmasına rağmen davacının davalıyı davaya dahil etmeyerek kendi hatası ile davanın usulden reddine sebep olduğunu bu sebeple davanın şimdi de usul hükümleri gereği reddi gerektiğini, davacıların ödeme emrine itiraz etmediklerini ve mirasın reddine ilişin bir karar sunmadıklarını, itiraz etselerdi takibin durmuş olacağını, itiraz etmedikleri için mirası da kabul etmiş sayılacaklarını, şimdi mirasın borca batık olduğunun ileri sürülmesinin TMK'nun 2. maddesine aykırı olduğunu, köyde yaşayan davacı murisin ticari kredi çektiğini, bunu oğlu için çekmiş olabileceğini, bu sebeple kredi tarihinden itibaren murisin tüm malvarlığı ve devir alıp verdiği işlemleri ile başka banka hesaplarının incelenmesi gerektiğini belirterek davanın reddi ile davacılar aleyhine tazminata karar verilmesini talep etmiştir....
Madde gereği mirasın hükmen reddolunmuş sayılması gerektiği, haliyle müvekkillerinin pasif husumet ehliyeti bulunmadığı şikayeti ile icra emrinin iptalini/geri bırakılmasını talep ettiği; mahkemece ilk olarak, şikayetin kabulü ile icranın geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın Dairemizce, terekenin mirasın açıldığı tarihte borca batık olması ve bu duruma dayanan sair taleplerin değerlendirilerek oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerektiği görüşü ile bozulduğu, sonrasında mahkemece; davanın kabulü ile takibin iptaline karar verildiği, anılan son mahkeme kararının ise Dairemizce düzeltilerek onandığı görülmektedir. İİK'nun 68/4. maddesinde; “Borçlu murisine ait bir alacak için takip edilmekte olup da, terekenin borca batık olduğunu ileri sürerse, bu hususta ilam getirmesi için kendisine münasip bir mühlet verilir. Bunun dışında itirazın kaldırılması talebinin kabul veya reddi için ileri sürülen iddia ve savunmalar, bekletici mesele yapılamaz” hükmü yer almaktadır....
Esas sayılı icra dosyası ile icra takibi yapıldığı, takibe itiraz ettiklerini ancak süresinde olmaması nedeniyle takibin kesinleştiğini, müvekkilleri aleyhine haciz işlemlerinin tatbik edildiğini, müvekkillerinin mirası reddetmiş olması nedeniyle icra takibinin ve haciz işlemlerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu beyanla, davacıların takibe konu borçtan dolayı borçlu olunmadığının tespitini, takibin ihtiyati tedbir ile durdurulmasını ve yüzde yirmi oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Ayrıca, davalı mirasın reddi sırasında veya sonrasında borçları ödemek için bir güvence de sunmamıştır. Dolayısıyla, davalının malvarlığının borcunu karşılamaya yetmediği sabit olduğundan, davalının iyiniyetli olduğundan sözedilemez. Bu nedenle mirasın reddinin iptali yerindedir. Ancak, TMK'nın 617/2 maddesi uyarınca, davalı Hatice'nin miras payının resmen tasfiyesine karar verilmesi gerekirken, bu hususta karar verilmemesi ayrıca mirasın hükmen reddi davaları "tespit davası" niteliğinde olup, maktu harç ve maktu vekalet ücreti alınması gerekirken nispi olarak tahsili doğru görülmemiş, bu nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 06.10.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Mirasın reddi istemine ilişkin olarak açılan davada .... 4. Sulh Hukuk Mahkemesi ile .... 3. Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Dava, mirasın reddi istemine ilişkindir. Sulh hukuk mahkemesince, davanın malvarlığı hakkına ilişkin olması nedeniyle asliye hukuk mahkemesinde görüleceği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir....


