İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/677 Esas sayılı dosyasında takip konusu senetlerdeki imzaların kendilerine ait olmadığını, imzaların sahte olarak oluşturulduğunu, davalı alacaklı ile aralarında hukuki ilişki bulunmadığını ileri sürdüklerini, ancak sahte hisse devri sözleşmesi ve protokole dayanıldığını bilmediklerinden İİK’nın 170/a-2. maddesi gereğince takibin iptali isteminde bulunmadıklarını, bu nedenle derdestliğin söz konusu olmadığını, takibe konu senetlerin sahte sözleşme ve protokol nedeniyle kambiyo vasıflarının bulunmadığını, davalı alacaklının takip hakkının bulunmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte kambiyo şikayeti, imzaya ve borca itiraza ilişkindir. 2....
alındığını, ------ sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takip dosyasından kendilerine gönderilen ödeme emri tebligatlarının usulsüz olduğunu,----- sayılı dosyası ile usulsüz tebligat şikayeti yapıldığını, borçlular tarafından yapılan usulsüz tebligat şikayetinin kabulüne karar verilince, mezkur icra takibine davalı tarafından yapılan itirazların iptali istemi ile huzurdaki davayı açma zorunluluğunun doğmuş olduğunu, davalı tarafından takibe yapılan itiraz hususunda; müvekkil----- borçlular arasında imzalanan sözleşmeler gereğince banka defter ve kayıtlarının geçerli olduğunu ,bağlayıcı ve kesin delil olacağı ayrıca ve açıkça davalı tarafından kabul ve taahhüt edildiğini , bu kayıtlar doğrultusunda yapılan hesaplar ve keşide edilen ihtarname gereği takibe geçildiğini , mahkemece gerekli görüldüğünde, banka defter ve kayıtlarında yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile davalıların itirazlarının haksız ve mesnetsiz olduğu ortaya çıkacağını, borçluların zamanaşımı...
Değerlendirme Borçlu tarafından yapılan bir usulsüz tebligat şikayeti bulunmadığının ve bu suretle İİK'nın 168/5. maddesi gereğince borca itirazın süreden reddine dair mahkeme kararının yerinde olduğunun anlaşılmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
İlki, icra kefili olan şikâyetçinin, 02.04.2008 tarihli haciz sırasında kabul ettiği kefaletin, haciz tehdidi altında verildiğinden geçersizliği nedeniyle takibin iptali; ikincisi ise icra kefili şikayetçiye tebliğ olunan icra emrinin, icra müdürlüğünün mührü, imzası, kaşesi ve düzenlendiği tarihi taşımaması nedeniyle, kanuna aykırı olduğundan iptalidir. Şikayet dilekçesinde ayrıca icra emrinin usulsüz tebliğ edildiği şikayete konu edilmişse de yargılama aşamasında vekili imzalı beyanı ile tebligatın usulsüzlüğü yönünden şikayetleri olmadığını bildirmiştir. Karşı taraf/alacaklı banka, şikayetin yerinde olmadığını, icra emrinin yasal unsurları taşıdığını, icra kefaletinin de geçerli olduğunu ifadeyle şikayetin reddini savunmuştur. Mahkemece, icra kefili/şikayetçinin borçlulardan A..... yönünden kefil olduğu, bu borçlunun hakkındaki takip kesinleşmediğinden 02.04.2008 tarihli kefaletin geçerli olamayacağı, gerekçesiyle şikayeti kabulüne, icra emrinin iptaline karar verilmiştir....
Esas sayılı dosyası ile usulsüz tebligat şikayeti yapıldığını, borçlular tarafından yapılan usulsüz tebligat şikayetinin kabulüne karar verilince, mezkur icra takibine davalı tarafından yapılan itirazların iptali istemi ile huzurdaki davayı açma zorunluluğunun doğmuş olduğunu, davalı tarafından takibe yapılan itiraz hususunda; müvekkil Banka ile borçlular arasında imzalanan sözleşmeler gereğince banka defter ve kayıtlarının geçerli olduğunu ,bağlayıcı ve kesin delil olacağı ayrıca ve açıkça davalı tarafından kabul ve taahhüt edildiğini , bu kayıtlar doğrultusunda yapılan hesaplar ve keşide edilen ihtarname gereği takibe geçildiğini , mahkemece gerekli görüldüğünde, banka defter ve kayıtlarında yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile davalıların itirazlarının haksız ve mesnetsiz olduğu ortaya çıkacağını, borçluların zamanaşımı ve sair itirazlarının salt takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunun ortaya konacağını, tarafların serbest iradesi ile imzalamış olduğunu, takibe konu alacağın...
Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, İcra Müdürlüğünce gönderilmiş olan.. ihbarnamesi 01/08/2023 tarihinde tebliğ edilmiş olmakla birlikte, davacı şirket tarafından ihbarnameye karşılık olarak herhangi bir cevap ya da itiraz edilmediğini, ... ihtarnamesi 06/09/2023 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen aynı şekilde davacı şirket tarafından buna karşı herhangi bir itirazın olmadığını, davacı tarafından ikame edilen işbu davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafından bu dilekçe ile izah etmiş olunan süreçle ile ilgili olarak usulsüz tebligat şikayeti adı altında ikame edilmiş olan ... 41. İcra Hukuk Mahkemesi... E....
Mahkememiz dosyası-----dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı ------------ istinaden davalı şirket lehine davalı ----- kefaletiyle krediler kullandırıldığını, kredi kartları tahsis edildiğini---- Hesabı tanımlandığını, kredilerin ödemelerinin süresinde yapılmaması üzerine; kat ihtarnamesinin keşide edildiğini, borçluların geçen süre zarfında ödemelerini gerçekleştirmemesi üzerine, icra takibine başlandığını, ancak borçlulardan --- tarafından ödeme emrinin tebligatının usulsüz olduğu iddiası ile usulsüz tebligat şikayeti yaptığını, icra takibine davalı tarafından yapılan itirazların iptali istemi ile huzurdaki davanın açıldığını belirterek sonuç olarak; davalının itirazın iptalini ve takibin devamını, icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir....
Borçlu vekilinin yasal 7 günlük süreyi geçirdikten sonra 23.06.2011 tarihinde İcra Mahkemesine başvurarak, icra emri tebliğ işleminin usülsüz yapıldığını, durumdan 16.06.2011'de haberdar olduklarını bildirerek, icra emrine konu edilen ipotek belgesinin kayıtsız şartsız borç ikrarını içermediğinden icra emrine konu edilemeyeceğini ve ipotek limitini aşan tüm ferilerin iptali gerektiğini , ipoteğin geçersiz olduğunu, faizin ve asıl alacak miktarının fahiş talep edildiğini ileri sürerek takibin iptalini talep etmiştir.Mahkemece, icra emri tebliğinin usulsüz olduğu kabul edilerek, iddia edilen öğrenme tarihine göre şikayetlerin süresinde yapıldığı kabul edilmiş , işin esası incelenip, icra emrinde ve takipte bir usulsüzlük bulunmadığından şikayetlerin reddine karar verilmiştir. Borçlu vekilince hüküm temyiz edilmiştir....
Tebligat borçluya usulsüz tebliğ edilmiş olsa bile, borçlu ödeme emrini öğrenmiş ise öğrendiğini bildirdiği tarih tebliğ tarihi sayılır (Tebligat Kanunu m.32, Tebligat Yönetmeliği m.53/1). Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolunda borçluya yapılan ödeme emri tebligatının usulsüz olması hâlinde borçlu usulsüz tebliği öğrendiği tarihten itibaren 5 gün (sadece usulsüz tebliğ tarihi düzeltilmesi talebi varsa 7 gün) içinde şikâyet yoluna başvurarak ödeme emri tebliğ tarihinin düzeltilmesini istemesi, ayrıca borca ve imzaya itiraz etmesi gerekir. Borçlunun süresi içinde icra mahkemesine itiraz etmemesi ve borcu ödememesi hâlinde takip kesinleşir. Alacaklının talebi üzerine aynı anda borçlunun birden fazla adresine ödeme emri gönderilmiş ise, itiraz ve ödeme süresi önce yapılan tebliğden başlar....
Noterliği’nin 03.07.2015 tarih ve 2096 yevmiye numaralı ihtarnamenin 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1 maddesine uygun olarak tebliğ edilmediği, borçlu ... Mobilya San. ve Tic. A.Ş.’ne çıkarılan tebligatın ise Tebligat Kanunu’nun 12. ve 13. maddelerine aykırı olarak şirket yetkilisi yerine... adlı çalışana tebliğ edildiği bu durumda usulüne uygun hesap kat ihtarı tebliğ edilmediğinden örnek 9 ödeme emri tebliği gerekirken icra emri tebliği usulsüz olup icra emri iptali gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ: Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nin 366. ve HUMK’nin 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/04/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi...


