Asliye Hukuk Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen 10.02.2012 gün ve 2010/528 E., 2012/44 K. sayılı kararının davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 13.05.2013 gün ve 2012/9297 E., 2013/8658 K. sayılı kararı ile: (…3533 sayılı Kanun'un 1. maddesine göre genel, katma ve özel bütçelerle yönetilen daireler ve belediyelerle sermayesinin tamamı devlete veya belediyelere yahut özel idarelere ait olan daire ve müesseseler arasında çıkan uyuşmazlıklardan adli yargının görevi içinde bulunanlar o kanunda yazılı tahkim usulüne göre çözümlenir....
Davanın konusu belediye ile ... arasında sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili talebine ilişkindir. 3533 ... Kanunun 1.maddesi hükmünce "umumi, mülhak ve hususi bütçelerle idare edilen daireler ve belediyelerle sermayesinin tamamı devlete veya belediyeye veya umumi idarelere ait olan daire ve müesseseler arasında çıkan ihtilaflardan adliye mahkemelerinin vazifesi dahilinde bulunanları, bu kanun da yazılı tahkim usulüne göre halledilir." Davada taraflar, 3533 ... Kanunun 1.maddesinde gösterilen kuruluşlardandır. Bu kanunun 2570 ... kanunla değişik 4.maddesi gereğince aralarındaki uyuşmazlığın "Hakem" sıfatı ile çözümlenmesi gerekmektedir. Mahkemece, tarafların sıfatı ile 3533 ... kanunun 1 ve 4. maddeleri hükümleri dikkate alınarak uyuşmazlığın hakem sıfatı ile çözümlenmesi gerektiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, genel hükümlere göre incelenip sonuca bağlanması doğru görülmemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davada ...Asliye Hukuk Mahkemesi ile ...Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeniyle yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, taşınmaz satım sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. ...Asliye Hukuk Mahkemesince,tarafların 3533 sayılı kanun kapsamında bulunmaları ve hakemce çözümlenmesi gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmiştir. ... Asliye Hukuk Mahkemesi (hakem sıfatıyla) ise, 2985 sayılı Toplu Konut Kanununa göre ...'nin ... bağlı ve tüzel kişiliğe sahip bir kuruluş olduğu, ......
-TL olduğu taraflarca kabul edilip imzalandığı davalının imzaladığı sözleşme hükümlerine aynen uyması gerektiği, davalı tarafça sözleşme hükümlerinde yer almayan fark bedel talep edilmesi mümkün olmadığından davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. 3533 sayılı kanunun 1. maddesinde “Umumi, mülhak ve hususi bütçelerle idare edilen daireler ve belediyelerle sermayesinin tamamı devlete veya belediyeye veya hususi idarelere ait olan daire ve müesseseler arasında çıkan ihtilaflardan adliye mahkemelerinin vazifesi dahilinde bulunanlar 3533 sayılı Mecburi Tahkim Kanununda yazılı tahkim usulüne göre halledilir” hükmüne yer verilmiştir. Mecburi hakemler tarafından verilen kararlar kesin olup aleyhine hiçbir makam ve mahkemeye başvurulamaz (3533 S.K. M.6/I). Bu karara karşı yeniden incelemeyi gerektirecek sebeplerin varlığı halinde kararın tebliği tarihinden itibaren 30 gün içinde kararı vermiş olan hakeme itiraz edilebilir (3533 S.K. M.6/II)....
Bu bakımdan öncelikle tarafların sıfatlarına göre davaya 3533 sayılı Yasa uyarınca tahkim yolu ile bakılıp bakılamayacağının incelenmesi gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25.02.2004 tarihli 2004/4-40 E, 2004/113 K sayılı ilamında belirtildiği üzere davalının durumunda olan kamu iktisadi teşebbüsleri ticari işletme kurup işlettikleri için tacirdir. Bunların sermayelerinin devlete ait olması veya bazı yönetim organlarının tayin usullerinin özellik arz etmesi bu kurumlara kamu hukuku müessesesi vasfı vermez. Bu gibi kuruluşlar özel hukuk tüzel kişisi olup, haklarında özel hukuk hükümleri uygulanır. Bu nedenle olaya 3533 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması olanağı bulunmadığından davaya genel mahkeme sıfatı ile bakılıp sonuçlandırılması yerine çekişmenin hakem sıfatı ile giderilmesi doğru olmamıştır. Karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır....
Taraflar sıfatları itibariyle 3533 sayılı Umumi, Mülhak ve Hususi Bütçelerle İdare Edilen Daireler ve Belediyelerle Sermayesi Devlete veya Belediyeye veya Hususi İdarelere Ait Daire ve Müesseseler Arasındaki İhtilafların Tahkim Yolu ile Halli Hakkındaki Kanuna tabi kuruluşlardandır. Mahkemece, uyuşmazlığa 3533 sayılı yasa gereği hakem sıfatı ile bakılıp davanın kabulüne karar verilmiştir. Bilindiği gibi, hakem sıfatı ile verilen kararların temyizen incelenmesine yasal olanak yoktur. Anılan kararlara karşı, ancak hükmü veren mahkemeye itiraz olunabilir. (3533 Sayılı Kanun md. 4,6) O halde, dilekçelerin itiraz niteliğinde kabul edilip değerlendirilmesi ve gerekli kararın verilebilmesi için, temyiz dilekçelerinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz dilekçelerinin REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, 20.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; ecrimisile konu 2098 ada 46 parsel sayılı taşınmazın arsa cinsi ile davacı kurum adına kayıtlı olduğu, davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı görülmektedir....
Asliye Hukuk Mahkemesince, davanın tarafları olan kurumların sermayesinin tamamının devlete ait olduğu, bu yönüyle 3533 sayılı Kanunun 1. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlığın anılan yasada belirtilen tahkim usulüne göre çözümlenmesi gerektiği, 3533 sayılı Kanunun 4. maddesine göre tahkim yargılamasını davalının bulunduğu yer yüksek dereceli hukuk mahkemesi hâkiminin yapması gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Bingöl 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ise, karar tarihi itibariyle en kıdemli asliye hukuk hakiminin Bingöl 1. Asliye Hukuk Mahkemesi hâkimi olduğu gerekçesiyle görevsizlik yönünde karar vermiş, kararlar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Somut uyuşmazlıkta hâkimler arasında kıdeme bağlı bir iş bölümü ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır. SONUÇ: Bu aşamada yargı yeri belirleme koşulları bulunmayan dosyanın mahalline İADESİNE 21/01/2016 gününde oy birliğiyle karar verildi....
Mahkemece, davaya hakem sıfatıyla bakılarak davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-3533 sayılı Mecburi Tahkim Kanununun 1.maddesi gereğince, umumi mülhak ve hususi bütçelerle idare edilen daireler ve belediyeler, sermayesinin tamamı devlete veya belediyeye veya hususi idarelere ait olan daire ve müesseseler arasında çıkan ihtilaflardan, adliye mahkemelerinin vazifesi dahilinde bulunanlar, 3533 sayılı mecburi Tahkim Kanununda yazılı tahkim usulüne göre halledilir. Bir uyuşmazlığı 3533 sayılı yasa hükümlerine göre bakılabilmesi için, davanın her iki tarafının da Yasanın birinci maddesinde sayılan kamu kurumundan olması gerekir. Taraflardan birisi yasada belirtilen kamu kuruluşu değilse, davaya mecburi hakem sıfatıyla bakılamaz. Davalının 3533 sayılı yasada belirtilen kamu kurumu olduğu konusunda duraksama yoktur....
Bozma ve direnme kararlarının içerik ve kapsamları itibariyle Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, davalının 3533 sayılı Kanun kapsamında bulunup bulunmadığı; bu konudaki saptamaya bağlı olarak da, eldeki davaya anılan Kanun çerçevesinde mecburi hakem tarafından mı, yoksa genel mahkemece mi bakılacağı noktasında toplanmaktadır. 3533 sayılı Yasa'nın 1. maddesinde; "Umumi, mülhak ve hususi bütçelerle idare edilen daireler ve belediyelerle sermayesinin tamamı Devlete veya belediye veya hususi idarelere aid olan daire ve müesseseler arasında çıkan ihtilaflardan adliye mahkemelerinin vazifesi dahilinde bulunanlar bu kanunda yazılı tahkim usulüne göre halledilirler." hükmüne yer verilmiştir....


