Somut olayda davacı, taşkın inşaat nedeniyle elatmanın önlenmesi, taşkın kısmın yıkılması ve ecrimisil istemlerinde bulunmuştur. Davalı, yargılamanın devamı sırasında 07.10.2008 tarihli dilekçesi ile savunma yoluyla taşkın kısmın adına tescilini istemiş, eldeki davada hüküm verilmesinden sonra 20.10.2008 tarihinde temliken tescil istemli dava açmıştır. Davalının Mustafakemalpaşa Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2008/1258 esas numarasında açtığı tescil istemli davanın sonucu eldeki dava sonucunu etkileyecek niteliktedir. Bu nedenle, HUMK’nun 45. maddesinde belirtilen yol izlenerek, eldeki dava ile Mustafakemalpaşa Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2008/1258 esas numarasında kayıtlı dava birleştirilerek görülmelidir. Yukarıda açıklanan nedenle hükmün bozulması gerekmiştir....
724.maddesine dayalı temliken tescil, ikinci kademedeki istek ise malzeme bedeline katkı payı oranında tazminat tahsili istemlerine ilişkindir....
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ-YIKIM-TEMLİKEN TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden maliki olduğu 734 ada 697 parsel sayılı taşınmazına komşu 606 parsel malikleri davalılar tarafından taşkın bina inşa edilmek suretiyle haksız olarak müdahale edildiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerinde bulunmuştur. Davalı ..., davanın reddini savunmuş, diğer davalılar savunma getirmemişlerdir. Mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairece, "... Somut olayda, davacı 11.11.2009 tarihli dilekçesiyle taşkın bölümün zemin bedelinin davalılardan tahsil edilmek suretiyle mülkiyetinin davalılara intikali yönünde bildirimde bulunmuştur. Ne var ki, mahkemece anılan bu istek bakımından bir değerlendirme yapılmış değildir. Diğer taraftan kabul tarzı itibariyle yıkım istekli davalarda tüm maliklerin yer alması zorunludur....
(Durum ve koşulların haklı göstermesi) şeklinde açıklanan ikinci koşuldan ise imar durumuna göre ifrazın mümkün olması, ifraz halinde arsa malikinin uğrayacağı zarar ile taşkın yapı malikinin elde edeceği yarar arasında aşırı bir farkın bulunmaması, gibi hususlar anlaşılmalıdır. Bu iki koşulun varlığı halinde taşkın yapı maliki uygun bir bedel ödeyeceğini bildirerek açacağı yenilik doğurucu nitelikteki temliken tescil davası ile taşkın kısmın mülkiyetini veya üzerine bir irtifak hakkı kurulmasını isteyebilir. Ayrıca, iyiniyet savunmasının yukarıda açıklanan niteliği dikkate alınıp, bu savunma içerisinde temliken tescil isteğinin de bulunduğu kabul edilerek, tescil talebi,ayrı bir davaya gerek olmaksızın açılan davada savunma yoluyla da ileri sürülebilir. Esasen bu kuralın uyuşmazlıkların en kısa sürede sağlıklı biçimde çözümlenmesi ve dava ekonomisi yönünden büyük yarar sağlayacağı da kuşkusuzdur....
Yapılan bu açıklamalar doğrultusunda, temliken tescil isteminde bulunan davalı-karşı davacının, harici satış sözleşmesine dayalı olarak dava konusu yerin bedeli karşılığında kendisine teslim edilmesi nedeniyle mülkiyetin ileride kendisine devredileceğine inandırılmış olduğundan, iyi niyetli olduğunun kabulü gerekmektedir. Bunun yanı sıra, iki katlı binanın tecavüzlü kısmı ile depo niteliğindeki yapının değerinin, tecavüz edilen arsa değerinden fazla olduğu bilirkişi raporuyla tespit edildiğinden, somut uyuşmazlıkta temliken tescilin kabulü için aranan subjektif ve objektif koşulların gerçekleştiği anlaşılmaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı- birleştirilen davalı vekili tarafından, davalı- birleştirilen davacı aleyhine 28.06.2012 gününde verilen dilekçe ile taşkın bina yapımı nedeniyle tapu iptali ve tescili talebi üzerine yapılan duruşma sonunda: davanın reddine dair verilen 26.09.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı - birleştirilen davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.09.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Davalı ve karşı davacı, taşkın kısmın arsa malikinin izniyle yapıldığını, asıl davanın reddini, karşı davasında ise Türk Medeni Kanunu’nun 725.maddesi hükmünce taşan kısım için irtifak hakkı tesisini istemiştir. Mahkemece, mülkiyet hakkına dayalı dava kabul edilmiş, irtifak hakkı istemi ile açılan karşı dava reddedilmiştir. Hükmü, davalı ve karşı davacı temyiz etmiştir. Dosyada yer alan aynı yer Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/162 Esasında kayıtlı davada; taşkın ... sahibi ... tarafından mülkiyet hakkı sahibi aleyhine Türk Medeni Kanunu'nun 725.maddesine dayanılarak temliken tescil istemi ile dava açıldığı, Türk Medeni Kanunu'nun 725.maddesindeki koşullar oluşmadığından açılan davanın reddedildiği, hükmün Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar, davalılar vekili tarfından davacı aleyhine 02.07.2002, 07.11.2002 ve 17.12.2002 gününde verilen dilekçeler ile tapulu taşınmaza müdahalenin önlenmesi, kal ve ecrimisil, birleşen 2002/928 esas sayılı davada, taşkın inşaat nedeniyle irtifak hakkı tesisi veya temliken tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın ve birleşen davanın hüküm fıkrasında beirtilen şekilde ayrı ayrı kısmen kabulüne dair verilen 07.06.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraflar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, birleştirilen dava ise Türk Medeni Kanununun 725.maddesine dayalı temliken tescil istemlerine ilişkindir....
Kabule göre de; davacı/davalının temliken tescil talebinde bulunduğu taşınmaz içerisindeki bina vasfındaki yapının zorunlu kullanım alanının tesciline karar vermek gerekirken, bina vasfında olmayan depo, saya gibi yapılar da nazara alınmak suretiyle zorunlu kullanım alanı dışındaki daha geniş bir alanın tesciline karar verilmesi de yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı-davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 900,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacı/davalı ...'dan alınarak, davalı/davacı ...'a verilmesine, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 16.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi....
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 06/11/2013 NUMARASI : 2013/6-2013/655 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, dava dışı Nermin ile birlikte paydaşı oldukları 6113 ada 8 parsel sayılı taşınmaza komşu 9 parsel sayılı taşınmaz malikleri olan davalılar Cemalettin ve Eyüp tarafından taşkın bina yapılmak suretiyle müdahale edildiğini, ayrıca diğer davalı Hilmi'nin maliki olduğu 7 parsel sayılı taşınmazdaki bahçe duvarının da taşınmazlarına tecavüzlü olduğunu ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve yıkıma karar verilmesini istemişlerdir. Davalılar Cemalettin ve Eyüp,iyiniyetli olduklarını belirterek taşkın kullanımın saptanması halinde uygun bedel karşılığında temliken tescil isteğinde bulunmuşlar;diğer davalı Hilmi ise tecavüzün saptanması halinde duvarı gerçek sınırına çekeceğini bildirmiştir....


