"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı (k.davalı) ... vekili tarafından, davalı (k.davacı) aleyhine 26.04.2006 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin meni, kal, davalı tarafından 01.06.2006 tarihinde savunma olarak temliken tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; müdahalenin meni ve kal talebin reddine, temliken tescil talebinin kabulüne dair verilen 25.06.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _K A R A R_ Dava, mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve kal savunma yoluyla ileri sürülen karşı dava Türk Medeni Kanununun 725. maddesine dayanan taşkın yapı nedeniyle tescil istemine ilişkindir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi ve kal, birleştirilen davada temliken tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 08.07.2020 gün ve 2016/16153 Esas, 2020/4521 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde bir kısım davalılar-birleştirilen davada davacılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Asıl dava elatmanın önlenmesi ve kal; birleştirilen dava taşkın inşaat nedeniyle temliken tescil isteğine ilişkindir. Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin 396 ada 36 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, 396 ada 27 parsel sayılı taşınmazın maliki olan davalı ...'...
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 30/01/2014 NUMARASI : 2011/828-2014/18 Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada:Davacı, kayden maliki olduğu 7506 ada 2 parsel sayılı taşınmaza, komşu parsel malikleri olan davalılara ait binanın taşkın olduğunu ileri sürerek, elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisile karar verilmesini istemiş; birleştirilen davasında ise davalı parselinde Kadastro Kanunu 22/a maddesine dayalı olarak yapılan yenileme işlemi ile taşkın inşaatı da kapsayacak şekilde mükkerer kayıt oluştuğunu belirterek tapu iptal tescil isteğinde bulunmuştur. Davalılar, mirasbırakanları tarafından 1962 yılında yapılan binayı iyiniyetli olarak aralıksız kullandıklarını gerekli bakım ve onarımı yaptıklarını belirterek savunma yoluyla temliken tescil isteğinde bulunmuşlar, yargılama sırasında davalı Neziha'nın ölümü ile yasal mirasçıları davaya dahil edilmiştir....
Somut olayda çekişme konusu taşkın kısmın da içinde bulunduğu toplam 11.03 m2'lik bölümün, aynı davacı tarafından davalıların murisi aleyhine açılan dava sonunda, Yeşilova Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.11.2000 tarih ve 36-102 sayılı kararı ile davalının tapu kaydından iptal edilerek davacının parseline eklendiği ve temyiz edilmeyerek kesinleşmiş olduğu, öte yandan, tescile konu dava dosyasında hükme esas alınan bilirkişi krokisinde, eldeki davaya konu taşkın yapının da yer almadığının görüldüğü, anılan bu olguların, değinilen ilkeler çerçevesinde değerlendirildiğinde davacının iyiniyetli olduğunun kabulüne olanak bulunmadığı, kabule göre de taşkın bölümün ifrazının olanaklı olup olmadığının yeterince araştırılmadığı, ifraz hususunun kamu düzeni ile ilgili olup resen gözetilmesinin zorunlu olduğu, hal böyle olunca, kayda üstünlük tanınmak suretiyle davacının davasının kabul edilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde karar verilmesinin doğru olmadığı ”...
Böylece, muhdesatla arasındaki bağlantı kesilmiş bina sahibine aşağıdaki koşulların oluşması halinde ayrılmaz parça niteliğindeki taşkın yapı için üzerinde bulunduğu taşınmaza malik olabilme olanağı tanınmıştır. Bunun için: 1-Tapuya kayıtlı özel mülkiyete konu bir taşınmaz üzerinde, temelli kalması amacıyla yapılan binanın ayrılmaz parçası yine tapuda kayıtlı üçüncü kişiye ait taşınmaza taşkın yapılmış olmalıdır. 2-Taşkın inşaat, taşkın yapı ile iki komşu taşınmazı fiilen birleştirmekte, ekonomik bir bütünlük oluşturmaktadır. Bu özelliğinden dolayı taşkın yapıya dayanan temliken tescil isteği taşınmaza bağlı kişisel hak niteliğindedir. Taşılan arazi malikinin devir borcu eşyaya bağlı bir borç olduğundan inşaat maliki hakkını taşılan arazinin her malikine karşı kullanabilir....
Böylece, muhdesatla arasındaki bağlantı kesilmiş bina sahibine aşağıdaki koşulların oluşması halinde ayrılmaz parça niteliğindeki taşkın yapı için üzerinde bulunduğu taşınmaza malik olabilme olanağı tanınmıştır. Bunun için: 1-Tapuya kayıtlı özel mülkiyete konu bir taşınmaz üzerinde, temelli kalması amacıyla yapılan binanın ayrılmaz parçası yine tapuda kayıtlı üçüncü kişiye ait taşınmaza taşkın yapılmış olmalıdır. 2-Taşkın inşaat, taşkın yapı ile iki komşu taşınmazı fiilen birleştirmekte, ekonomik bir bütünlük oluşturmaktadır. Bu özelliğinden dolayı taşkın yapıya dayanan temliken tescil isteği taşınmaza bağlı kişisel hak niteliğindedir. Taşılan arazi malikinin devir borcu eşyaya bağlı bir borç olduğundan inşaat maliki hakkını taşılan arazinin her malikine karşı kullanabilir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili tarafından, davalı ... aleyhine 22.2.2006 gününde verilen dilekçe ile men'i müdahale ve kal, birleşen davada davacı ... vekili tarafından davalı ... aleyhine 28.4.2006 gününde verilen dilekçe ile temliken tescil, olmadığı takdirde irtifak hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davacı-davalı ...'ın davasının reddine davalı-davacı ...'ın davasının kabulüne dair verilen 20.10.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı-davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve kal, birleşen dava ise Türk Medeni Kanununun 725.maddesine dayanan taşkın yapı nedeniyle tescil, olmadığı takdirde irtifak hakkı tesisine ilişkindir....
un 03.02.2016 havale tarihli raporunda belirtilen ve 'B' harfi ile gösterilen 4.02 m2'lik kısım ve 'C' harfi ile gösterilen 10,69 m2'lik kısımlar ile dava konusu 254 nolu parsel için taşkın inşaat nedeniyle kullanılamaz hale gelen ve 'A' harfi ile gösterilen 14.87 m2'lik kısımların davacı adına olan tapusunun iptali ile davalı adına tapuya kayıt ve tesciline, bu kısım için takdir edilen 12.840,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Dava; taşkın inşaat nedeniyle elatmanın önlenmesi ve kal istemlerine ilişkin olup, davalılar temliken tescil talebinde bulunmuştur. 1....
vekili tarafından davacı aleyhine 18.07.2006 ve 03.04.2007 tarihinde gününde verilen dilekçeler ile tapulu taşınmaza müdahalenin önlenmesi ve kal, birleştirilen davada taşkın inşaat sebebiyle tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne, birleştirilen temliken tescil davasının reddine dair verilen 09.05.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ve birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, yerel mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının diğer temyiz edenlere yükletilmesine, 10.12.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
(Objektif koşul) c) Üçüncü koşul ise yapıyı yapanın (malzeme sahibinin), taşınmaz malikine uygun bir bedel ödemesidir. d) Yukarıda değinilen üç koşulun yanısıra, yapının bulunduğu arazi parçası davalıya ait taşınmazın bir kısmını kapsıyor ise tescile konu olacak yer, inşaat alanı ile zorunlu kullanım alanını kapsayacağından mahkemece iptal ve tescile karar verebilmek için bu kısmın ana taşınmazdan ifrazının da mümkün olması gereklidir. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya gelince; davacıya ait taşınmazın 14.07.1977 tarihli kadastro tespitiyle çap ve tapu kayıtlarının oluştuğu anlaşılmaktadır. Davalının ise taşkın yapıyı 1980 yılında yaptığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır....


