Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacı, Kadastro Mahkemesi'nin 2004/9 Esas - 2005/15 Karar sayılı dosyasında asli müdahil taraf olarak yer almış sözü edilen ilamın kesin hüküm niteliğinde bulunmasına göre tapu iptal ve tescil istemine yönelik sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak davacı dava dilekçesinde tapu iptal ve tescil isteminin yanında tapu kaydının iptaline karar verilmesi mümkün olmayan bölümler yönünden ise ödediği satın alma bedelinin kendisine iade edilmesi isteminde bulunduğuna göre; davasının tapu iptal ve tescil; olmadığı takdirde ise sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre açılan alacak davası olduğunun kabulü gerekir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki iptal edilen tahsis nedeniyle tapusu iptal edilen taşınmazın rayiç bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, iptal edilen tahsis nedeniyle tapusu iptal edilen taşınmazın rayiç bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre; ... ili ... İlçesi .......
Davacı banka vekili, müvekkilinin hamil sıfatı ile TTK.nun 644.maddesi gereği sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre keşideciye başvurabileceğini, itirazın kötüniyetli olduğunu belirterek itirazın iptalini ve tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, sebepsiz zenginleşmeye dayanan davanın bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, çekin kambiyo vasfını yitirdiğini belirterek davanın reddini ve tazminata hükmedilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucu 30.06.2008 tanzim tarihli çekin 01.07.2008 tarihinde ibraz edildiği, takibin 11.02.2010 tarihinde yapıldığı, bu nedenle bir yıllık zamanaşımı süresinde takip yapılmadığından davanın ve davalının inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Bu durumda mahkemece davalının 28.07.2003 tarihinden itibaren kooperatif ortağı olduğu kabul edilerek, davacının ödediği aidat giderlerinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsilinin mümkün olup olmayacağı tartışılarak neticesine göre hüküm kurulması gerekirken, davalının belirtilen dönemde kooperatif ortağı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece davacı şirket tarafından 15 yıllığına kiralanan taşınmaza yapılan masrafların son bilirkişi tarafından hesaplanan bedelinin 591.134,94 TL. olduğu, kira sözleşmesinin hukuka uygun bir şekilde süresinin sonunda son bulması halinde yapılan bu masrafların sözleşme hükmü gereğince davalı kiraya verenden istenemeyeceğinin açık olduğu ancak kira sözleşmesinin son bulmasında davacı kiracının herhangi bir kusurunun bulunmadığı ancak kiralananın 20.09.2012 tarihinde davalı tarafa teslim edildiği, bu tarihe kadar kiralananın davacının tasarrufu altında olduğu, sözleşme tarihi ile 20.09.2012 tarihi arasında 6 yıl 2 ay 2 gün davacının kiralananı kullandığı, 8 yıl 9 ay 28 gün kullanmamış olduğu, 15 yıl düşünülerek kiralanana toplam yapılan masrafın yıllık bedelinin 39.408,996 TL, aylık bedelinin 3.284,083 TL ve günlük bedelinin 109,46 TL olduğu, davacı tarafından kiralananın kullanılmış olduğu dönem açısından yapılan masrafların istenemeyeceği, aksi durumun davacı taraf lehine sebepsiz zenginleşme...
Bu durumda Mahkemece; yapılan faydalı masrafların yapıldıkları tarihteki rayiç bedellerinden yıpranma durumları, sabit nitelikte olup olmadıkları ayrıntılı olarak konusunda uzman bilirkişi kurulundan alınacak rapor ile belirlenerek belirlenen bu bedel üzerinden sözleşmenin özel şartlardaki yapılan faydalı masrafların istenemeyeceğine ilişkin hükme göre; davacı kiracı tarafından faydalı masraf bedeline tahliye tarihinden kalan kira süresi ile orantılı olarak hükmedilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru doğru değildir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Dava, taraflar arasında yapılan sözleşme hükümlerine göre %40 değer artışı ile birlikte arsa değeri olan bedelin tahsili istenmekte olup, mahkemece sebepsiz zenginleşme hukuki nitelendirmesi yapılmamıştır. 14.02.2011 gün ve 27846 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 09.02.2011 gün ve 6110 sayılı bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair Kanunun 8.maddesiyle Yargıtay Yasasının 14.maddesinde yapılan değişiklik uyarınca 01.03.2012 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanan iş bölümü kararının Yüksek 13.Hukuk Dairesi için Borçlar Kanunun ikinci kısmında yer alan sözleşmelerden (istisna akdi hariç akdin muhtelif nevilerinden) kaynaklanan davalar bakımından Sulh ve Asliye ayrımının yapılmadığı ve incelemenin bu nedenlerle Yüksek 13.Hukuk Dairesince yapılacağından uyuşmazlık konusu dosyanın temyiz incelemesi Dairemizin görevi dışındadır....
, davalı ---- borç ilişkisine dayalı iki farklı ------------ bulunduğunu, bu ----------- ipoteği olduğunu, davalının ipoteğe bağlı alacaklarından birisinin ------- limitini aşmış olup teminatsız kalacağından aşkın kısmı diğer---- bağlı alacakmış gibi beyan ederek haksız çıkar elde edildiğini, bu durumun sıra cetveline itiraz etme süresi dolduktan sonra öğrenildiğini, bu nedenle sıra cetveline itiraz edilemediğini, ilk alacak bildiriminde ---- bildirilirken ikinci alacak bildiriminde hayatın olağan akışına aykırı olarak net rakamlar bildirildiğini, davalının TBK md. 49/1 uyarınca haksız fiil hükümlerine göre müvekkilinin zarardan sorumlu olduğunu, davalının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre de sorumlu olduğunu belirterek; davalının haksız fiili neticesinde müvekkilinin uğradığı zararın şimdilik 100,00 TL'sinin zarar tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, haksız fiile dayalı istemin reddi halinde davalının müvekkili aleyhine sebepsiz zenginleştiği tutarın...
Madde metninden de anlaşılacağı üzere, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan ve tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı geri verme borcu altındadır. 17. Yine aynı Kanun'un 66. maddesine göre; sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yılın ve her hâlde hakkın doğumundan başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. 18. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren TBK’nın 82. maddesinde ise bu süreler iki ve on yıl olarak değiştirilmiştir. 19....
İcra Dairesi'nin 2012/8567 Esas nolu dosyasına davalı borçlunun yaptığı itirazın 11625,22 TL 'lik kısmının iptali ile takibin 11625,22 TL asıl alacak üzerinden devamı ile likit bir alacak söz konusu olmamakla icra inkar tazminatı takdirine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre,davacı vekilinin tüm,davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı, kira sözleşmesinin düzenlenmesinden sonra taşınmazı kullanabilmek amacıyla birtakım onarım,tamirat ve iyileştirmeler yaptığını belirterek,ilgili taşınmaza yaptığı imalat bedellerinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre kiraya verenden tahsilini talep etmektedir....


