Kira alacağını iskân tarihinden başlatan bilirkişi raporuna davacı ... vekilinin bir itirazı olmadığından iskân tarihinden dava tarihine kadar olan süre için kira alacağına davacılardan ... lehine karar verilmesi gerekirken, 11.10.2001 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinde davacı ...’ın kat karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan haklarının devredildiğine ilişkin bir hüküm bulunmamasına karşın müdahil lehine hüküm tesisi doğru olmamıştır. Öte yandan; davacı ..., taşınmazı eksik hâliyle ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan haklarını üzerinde tutarak sattığına göre, dava tarihindeki piyasa rayicine göre hesaplanacak eksik işler bedelinin tahsiline, talep miktarı gözönünde bulundurularak karar verilmesi gerekirken, bu talebinin de reddi isabetli bulunmamıştır....
Teslim süresi bitmeden ve inşaat yapımı tamamlanmadan yüklenicinin kendisine kalan bağımsız bölümleri kiraya vererek ya da kullanmak suretiyle kazanç sağlaması ve sözleşme ilişkisi halen devam ettiğinden yüklenicinin maliyet ile dava tarihindeki satış bedeli arasındaki fark şeklinde hesaplanan kâr kaybını istemesi mümkün değildir. Bu durumda, yüklenicinin açtığı ve asıl dava haline gelen davanın açıldığı 06.07.2007 tarihi itibariyle yapı ruhsatının alınması ile birlikte inşaat yapımı için gereken sözleşme tarihinden itibaren 3 yıl 3 aylık süre geçmediği, yüklenici süresinden önce dahi olsa inşaatı tamamlayıp teslim ettiğini kanıtlayamadığı ve yüklenici lehine gecikme tazminatı niteliğinde kira kaybı ile kazanç kaybını talep etme koşulları oluşmadığından, davacı yüklenicinin gecikme tazminatı ve kazanç kaybı taleplerinin reddi yerine kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozulması uygun görülmüştür....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanmakta olup; teslimdeki gecikme nedeniyle gecikme tazminatı alacağının tahsili için yapılan ilamsız icra takibine itirazın iptâli ve takibin devamı istemine ilişkindir....
8 aylık gecikme bedeli olarak 19.424,00 TL,156 nolu bağımsız bölüme ilişkin satış bedeli olan 2.350.000,00 TL üzerinden 8 aylık gecikme bedeli olarak 37.600,00 TL, 170 nolu bağımsız bölüme ilişkin satış bedeli olan 2.941.289,83 TL üzerinden 8 aylık gecikme bedeli olarak 47.060,64 TL olmak üzere toplam 104.084,64 TL gecikme tazminatı alacağından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin ticari avans faiziyle birlikte tahsilini, ayrıca 8 aylık kira bedeli olarak 128.000,00 TL kira kaybı alacağından şimdilik 10.000,00 TL'nin ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 16.07.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile; kira kaybı tazminatı talebini 163.400,00 TL'ye, gecikme tazminatı talebini 49.712,00 TL'ye yükseltmiştir....
Mevkii, 19 C-3A Pafta 193 Ada 3 Nolu Parsel sayılı taşınmaza ilişkin imzalanan Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Gelir Paylaşımı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi'nden dolayı dilekçede ileri sürülen nedenlerle davacıların uğramış olduğu kira kayıplarını içeren gecikme tazminatı, müspet ve menfi zararlar yönünden şimdilik 50.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili .... ATM'ye verdiği daha sonra yetkisizlik kararı verilerek mahkememize gönderilen cevap dilekçesinde bildirdiği nedenlerle davanın reddini savunmuştur. Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinde davacı vekili dava dilekçesinde özetle; asıl davada bildirdiği nedenlerle 26/01/2021 tarihinden sonra tahakkuk eden şimdilik 45.000 TL gecikme cezası ve şimdilik 5.000 TL gecikme cezası kira kaybının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen .......
Ancak gecikme tazminatı cezası alacağının muaccel (istenebilir) olduğu tarihle ilgili az yukarıda açıklanan ilke ve kuralın temerrüde rağmen gecikme tazminatı-cezasının tahsili için dava ya da icra takibinde bulunulmamış olması halinde uygulanması mümkün olup, temerrütten sonra ve teslimden önce, arsa sahibinin gecikme tazminatı-cezası için kısmi dava açması ya da icra takibinde bulunması halinde dava-icra takip tarihine kadar oluşacak gecikme ve tazminatı alacağının tamamı dava-takip tarihinde muaccel olacaktır. Doktrin ve Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarında da kabul edildiği üzere kısmi dava-takip halinde de zamanaşımı dava veya takip konusu edilen alacak için kesilecek, fazlası için işlemeye devam edecektir....
Noterliğince gönderilen 20.05.1976 tarihli 11524 yevmiye No'lu satış vaadi sözleşmesinin eksik bulunan 4. sayfasının da mahkemece yapılacak yazışma ile temin edilebileceği, bu gibi eksikliklerin bizzat davacı tarafından yerine getirilmesinde bir zorunluluk bulunmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece 1086 sayılı HUMK'nın 159. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 90. ve devam eden maddelerindeki sürelerle ilgili olarak yanlış değerlendirme yapılarak usul hükümlerine aykırı şekilde davalı ... ve ... yönünden davanın reddi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.'' şeklindeki gerekçe ile bozulmuştur. Davacı vekili; Dairemizin bozma ilamı sonrasında 03.11.2015 tarihinde birleşen dosyada ... mirasçıları ... ... ve ... aleyhine eldeki davaya konu satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı alacak talebine dayanarak dava açmış ve bu dosyayla birleştirilmesine karar verilmiştir. Davalılar ... ve ... vekilleri; zamanaşımı itirazında bulunarak davanın reddini savunmuşlardır....
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davanın; Taraflar arasında gayrımenkul satış vaadi sözleşmesinin akdedildiği, imzalanan satış vaaadi sözleşmesinden sözleşmeden dönme bildirimi nedeniyle sözleşme kapsamında yapmış olduğu ödemelerin iadesini kaynaklı alacak davasından ibaret olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili davada; düzenleme şeklindeki gayrimenkul satış vaadi sözleşmesini, konut finansmanı Kredisi sözleşmesini, kira sözleşmesi, ihtarnameleri, İstanbul ...Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.iş dosyasını, bilirkişi incelemesi, keşif ve tanık ile her türlü yasal delile dayanmıştır. İstanbul ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.03.2021 tarih ...E - ...K sayılı ilamı ile davanın mahkemenin görevsizliği sebebi ile usulden reddine, görevli İstanbul Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, bu karar istinaden dosyanın İstanbul 3. Tüketici Mahkemesine gönderildiği, İstanbul ......
Taraflar arasındaki uyuşmazlık gayrimenkul satış vaadi ve alıcı kredisi temini sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Sözleşmenin 21.maddesinde taraflar arasındaki uyuşmazlıkların çözümü için tahkim şartı öngörülmüş ise de tapuda kayıtlı bir taşınmazın satış vaadi sözleşmesinin geçerli olabilmesi için noterde ( resmi şekilde) yapılması gerektiğinden, somut olayda da söz konusu sözleşme noterde yapılmadığından geçersizdir....
Noterliğince tanzim edilen 09.08.2006 tarih ve... yevmiye numaralı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi düzenlendiği, sanıkların sözleşme gereğince 30.08.2007 tarihinde katılana teslim etmeyi vaad ettikleri daireyi katılana teslim etmedikleri, inşaatın tamamlanmaması üzerine katılanın tapuya sözleşmeyi şerh etmek için gittiğinde taşınmaz üzerinde bir çok haciz ve şerh bulunduğunu öğrendiği, sanıkların yapmakta oldukları site içerisindeki daireleri bir çok şahısa satarak haksız kazanç elde ederek üzerlerine atılı suçu işledikleri iddia edilen olayda; sanıkların aşamalardaki ifadelerinde; inşaata başladıktan sonra arsa sahibi ile ilgili yaşanan hukuki sorunlar nedeni ile inşaatın tamamlanamamasından kaynaklı olarak vaad edilen dairenin katılana verilemediğini savundukları, dosya kapsamına göre sanıkların sahibi oldukları şirketin gerçek bir şirket olduğu, katılanın daire satın aldığı siteye ilişkin inşaatın başladığı, sanıkların savunmalarında belirttikleri arsayla ilişkili hukuksal sorunlara...


