"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında düzenlenen devre mülk sözleşmesinin ile düzenlenen senetlerin iptali, ödenen bedelin ve senetlerin iadesi, borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olarak açılan davada Bakırköy 6.Tüketici ve Yalova 3....
gibi harici satış senedine konu taşınmazın dava konusu 816 parsel sayılı taşınmaz olduğu tüm dosya kapsamı ile ispatlanamadığı, yine davacının davalılar arasındaki taşınmaz satışının muvazaalı olduğu yönündeki iddiası da açıklanan nedenlerle dinlenebilir olmadığını, terditli talep olan 25.000,00 TL'nin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi yönünden ise yapılan incelemede; satış senedinde bedelin kararlaştırılmadığı, davacının bu bedelin 25.000,00 TL olduğu ve davalı ...'...
Vaad alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet geçirim borcu yüklenen satıcıdan, edimini yerine getirmediğinde dava tarihinde yürürlükte bulunan Medeni Kanunun 716. maddesi uyarınca açılacak tapu iptali ve tescil davası ile edimin hükmen yerine getirilmesini isteyebilir. Gayrimenkul satış vaadine dayalı tapu iptali ve tescil davalarında görevli mahkeme, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 14.2.1996 gün ve 1995/14963 E, 1996/69 K. sayılı kararında da vurgulanıp kabul edildiği üzere; tarafların sözleşmede özgür iradeleri ile saptadıkları satış değeri esas alınarak belirlenir. Yargılama giderlerinden olan harç ve vekalet ücreti takdirinde de bu bedel esas alınır. Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesinden doğan davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden Borçlar Kanunun 125. maddesi gereğince on yıllık zamanaşımı süresi uygulanır ve bu süre sözleşmenin ifa olanağının doğmasından sonra işlemeye başlar....
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının harici satış iddiasının doğru olmadığını, tapu iptali ve tescil istemi yönünden on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, bedel iadesi bakımından talebin zamanaşımına uğradığını bildirerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne, 250 parselin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi üzerine hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, harici satış sözleşmesine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil ile terditli bedel iadesi davasıdır. Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmişse de, mahkemenin bu gerekçesine katılma olanağı bulunmamaktadır. Uyuşmazlık konusu 250 sayılı parsel 18.10.1972 tarihinde yapılan tapulama çalışmaları sırasında davalı adına tespit edilmiş, tutanağın itirazsız kesinleşmesi ile 29.07.1976 tarihinde tapu oluşmuştur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki davada ... 1.Tüketici Mahkemesi ve ... 1.Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R- Dava, devre mülk satış sözleşmesinin tek taraflı feshi üzerine ödenen bedelin iadesi ve ödenmeyen senetlerin iptali istemine ilişkindir.Asliye Hukuk Mahkemesince, davacının tüketici tanımına girdiği ve uyuşmazlığın 4077 Sayılı Yasa Kapsamında kaldığını belirterek görevsizlik yönünde karar vermiştir....
Mahkemece, sözleşme tarihinde tapulu olan taşınmazın haricen devrinin geçersiz olduğu açıklanarak tapu iptali ve tescil talebinin reddine, sözleşmenin geçerliliği bulunmadığından cezai şart da geçersiz olduğu bu nedenle cezai şart talep edilemeyeceği ancak, haricen sözleşme ile taraflar aldıklarını iade ile yükümlü oldukları gerekçeleriyle davacının ... mirasçıları aleyhine açmış olduğu bedel iadesi talebinin kabulü ile 10.000,00 TL'nin davacıya ödenmesine, davalı ... hakkındaki bedel iadesi talebinin husumetten reddine karar verilmesi üzerine hüküm; davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu 101 ada 30 parsel sayılı taşınmaz kadastro çalışmaları sırasında senetsizden, 16.06.1993 tarihinde ... adına tespit edilmiş, ..., Aziz Kale ve arkadaşlarının itirazları neticesinde ......
Kaynağını Borçlar Kanununun 22. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Borçlar Kanununun 213. maddesi ile Türk Medeni Kanununun 706. ve Noterlik Kanununun 89. maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanununun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir. Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesinden doğan davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden Borçlar Kanununun 125. maddesi hükmü gereğince on yıllık zamanaşımı süresi uygulanır ve bu süre sözleşmenin ifa olanağının doğması ile işlemeye başlar....
Dava, satış vaadi sözleşmesine dayanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Kaynağını Borçlar Kanununun 22. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Borçlar Kanununun 213. maddesi ile Türk Medeni Kanununun 706. ve Noterlik Kanununun 89. maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanununun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir. Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesinden doğan davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden Borçlar Kanununun 125. maddesi hükmü gereğince on yıllık zamanaşımı süresi uygulanır ve bu süre sözleşmenin ifa olanağının doğması ile işlemeye başlar....
Toplanan kanıtlar, tüm dosya kapsamı, özellikle 1991 tarihli sözlü satış iddiasına göre 803 nolu parselin davalı adına tapuda kayıtlı bir taşınmaz olduğu tartışmasızdır. Tapulu taşınmazlarda; mülkiyetin devrini amaçlayan sözleşmeler Türk Medeni Kanununun 706, Borçlar Kanununun 213 ve Tapu Kanununun 26. maddesi hükümleri uyarınca resmi şekilde düzenlenmedikçe geçerli olmaz. Bu nedenle, davacının tapu iptali ve tescile yönelik isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken, yasal düzenlemelere açıkça aykırı bir biçimde ve somut olayda uygulama yeri mümkün olmayan, TMK.nun 2. maddesindeki düzenlemeye dayanılarak, yazılı olduğu üzere iptal ve tescile karar verilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, davacı taraf tapu iptal ve tescil istekleri kabul edilmez ise, davalıya ödendiği iddia edilen paranın keşifte belirlenecek değer dikkate alınarak iadesi isteğinde bulunmuştur....
Mahkemece dava konusu taşınmaz hissesi ile birlikte başka hisselerinde miras taksim sözleşmesi uyarınca borçlu tarafından kardeşlerine devir edildiği, satış değeri ile raiç değeri arasında fark bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, İİK.'nun 277 vd. Maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. İİK.'nun 278/II-1. maddesinde karı ve koca ile usul ve füru, neseben veya sıhren 3. dereceye kadar hısımlar, evlat edinen ile evlatlık arasında yapılan ivazlı tasarruflar bağışlama hükmünde olup iyiniyet ve bedel farkı gözetilmeksizin iptale tabi olacağı hükme bağlanmıştır....


