WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

ün satış vaadi sözleşmesinin tarafı olmadığını, adına isabet edecek payın taksiminin mümkün bulunmadığını, bu durumda ifa imkansızlığı nedeniyle davacının tescil talep edemeyeceğini, davacı tarafın herhangi bir ödeme yapmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, taşınmazın ifraz ve parselasyon işlemi yapılamadığından satış vaadi sözleşmesinin geçersiz hale geldiği, bu nedenle tapu iptali ve tescilin bu aşamada mümkün olmadığı, satış bedelinin ödendiğinin ispat edilemediği, davalılardan paydaş ...'a ait ödeme belgesi sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir....

KARAR Davacı, davalının vekil olarak kendisine sattığı aracın pert olduğunu öğrendiğini belirterek, sözleşmenin iptali ile satış sözleşmesinin imzalanması aşamasında davalıya ödediği 5.400,00YTL bedelin iadesi ve davalının, aracın satışı için verilen çekin ödenmemesi nedeniyle hakkında başlattığı icra takibine konu edilen bedel oranında borçlu olmadığının tespitine, anılan satış sözleşmesinin akdedilmesi nedeniyle munzam zararların, araç üzerindeki vergisel yükümlülüklerin, otopark ve diğer bakım giderlerinin davalı yana tahmiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, dava açıldıktan sonra 25.08.2008 tarihli protokol düzenlendiği ve protokole göre tarafların borcun ödenmesi hususunda anlatıkları benimsenerek, davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı sözleşmenin iptali ile birlikte, istirdat ve menfi tespit talebinde bulunmuştur....

Bu nedenle, hak düşürücü süreden tapu iptali ve tescil davasının reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamaktadır. Harici satış senedinin kadastro tespitinden önce ya da sonra düzenlenmiş olmasının mevcut durum karşısında sonuca bir etkisi olamaz. Çünkü kadastro tespitinden sonra düzenlenmiş olsa bile tapulu taşınmazların TKM.nun 706, BK. 213 ve 2644 sayılı Tapu Kanununun 26. maddesi gereğince satışlar resmi şekilde yapılmadıkça geçerli bir hukuki sonuç doğurmazlar. Davacı vekilinin tapu iptali ve tescil davasına yönelik temyiz itirazları yerinde bulunmadığından reddi ile hükmün buna ilişkin bölümünün ONANMASINA, Davacı vekilinin, harici satış senedinden kaynaklanan bedel ile cezai şarta ilişkin temyiz itirazlarına gelince; davacı vekili, dava dilekçesinde, tapu iptali ve tescil olmadığı, takdirde bedel ile cezai şartın tahsiline karar verilmesini istemiştir....

Bu açıklamalar karşısında ve özellikle davalı vekilinin ... verdiği şikayet dilekçesindeki beyanları ile 28.02.2014 günlü oturumdaki açıklamaları, senet arkasındaki şerh ve bilirkişi raporu gözetildiğinde davalının icra marifetiyle davacıdan tahsil ettiği bedelin zararın tazmini niteliğinde olmayıp, çekişmeli taşınmaz için davacıya ödediği bedelin iadesi olduğu dolayısı ile temlikin bedelsiz kaldığı sonucuna varılmaktadır. Davacı, temlikte iradesinin fesada uğratıldığını ileri sürmediğine, bir başka ifade ile davacı satış iradesi taşıdığına göre satış akti geçerliliğini korumaktadır. Salt bedelsizlik iddiasının iptal nedeni olmadığı da açıktır. Hal böyle olunca iptal tescil isteğinin reddedilmesi bedel isteğinin kabul edilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Davalının temyiz itirazı değinilen yön itibariyle yerindedir....

Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanununun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir. Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayanan tescil isteminin hüküm altına alınabilmesi için sözleşmede kararlaştırılan bedel ödenmiş olmalıdır. Ancak, bedelden ödenmeyen bir kısım var ise, bu bedel Borçlar Kanununun 97. maddesi uyarınca depo ettirilmelidir. Somut olay incelendiğinde; dosya içerisine alınan ... Noterliği 23.09.1977 tarihli 11770 yevmiye sayılı düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine göre vaat borçlusu vaat konusu taşınmazları 300.000 TL bedel karşılığında ...'...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Uyuşmazlık, ayıp nedeniyle yapılan araç satış sözleşmesinin iptali ve ödenen bedel ile yapılan masrafların iadesi istemine ilişkindir. 14.02.2011 gün ve 27846 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 09.02.2011 gün ve 6110 sayılı bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair Kanunun 8.maddesiyle Yargıtay Yasasının 14.maddesinde yapılan değişiklik uyarınca 01.03.2012 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanan iş bölümü kararının Yüksek 13.Hukuk Dairesi için Borçlar Kanunun ikinci kısmında yer alan sözleşmelerden (istisna akdi hariç akdin muhtelif nevilerinden) kaynaklanan davalar bakımından Sulh ve Asliye ayrımının yapılmadığı ve incelemenin bu nedenlerle Yüksek 13.Hukuk Dairesince yapılacağından uyuşmazlık konusu dosyanın temyiz incelemesi Dairemizin görevi dışındadır. Bu itibarla dosyanın gerekli inceleme yapılmak üzere Yüksek 13.Hukuk Dairesine gönderilmesine, 09.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Hukuk Dairesinin 18/02/2019 tarihli ilamı ile incelendiği ve sayın çoğunluk tarafından bedelin ödenmediğini savunan davalının ispatla yükümlü olduğu temel değerlendirmesi ile kararın davacı lehine bozulduğu açıktır. 2. İlk derece mahkemesi, bozma ilamına uymuş ve yaptığı değerlendirme sonucu, davalı taşınmaz sahibi (sözleşme borçlusu) sözleşmede kendisine verilen çeklerin, davacı tarafından ödenmediğini ispat edemediği kanaati ile bu sefer davanın kabulüne karar verilmiştir. 3. 14. Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen bozma ilamına muhalefet görüşü bildiren ..., bu tür davalarda ispat yükünün ödeme yaptığını iddia eden tarafta (davacı) bulunması gerektiğini belirtmesine rağmen, görüşünün çoğunluk tarafından benimsemediği açıktır. 4. Taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin, ileride yapılacak taşınmaz satış sözleşmesinin unsurlarını taşıması gereklidir....

Savunmada ileri sürülen ve dayanılan “senet” taraflar arasındaki taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin bozulduğunu ve senedin davalı tarafından davacıya bu ilişkiden dolayı keşide edildiğini göstermez. Böyle olunca, mahkemenin karar gerekçesinde yazdığının aksine satış vaadi sözleşmesinin bedelin iadesi suretiyle bozulduğunu kabul olanağı bulunmamaktadır. Bu kabul şekli, hükmün bozulmasını gerektirir ise de, düşülen yanlışlık yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç göstermediğinden hüküm HUMK.nun 438/VII.maddesince düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bent uyarınca karar gerekçesindeki “satış bedelinin davacıya iade edilerek sözleşmenin bozulduğuna ilişkin” kabul şeklinin hükümden çıkartılmasına ve hükmün HUMK.nun 438/VII.maddesince gerekçesi DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, 12.05.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin bedel talebi ile davalı ... yönünden alacak davasının reddine karar vermiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir. Davanın dayanağı 03.06.2009 ve 20.07.2009 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri yasada öngörülen koşulları taşıması nedeniyle geçerlidir. Taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak veren sözleşmelerdendir. Satış vaadine konu taşınmaz, yine bir satış vaadi sözleşmesi ile bir başka kişiye devredilebilir. Tapu maliki 03.06.2009 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile dava konusu taşınmazın davalı ...'e satışını vaat etmiştir. ... de bu sözleşmeden doğan kişisel hakkını yine 20.07.2009 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile davacıya devretmiştir. Bu devir geçerli olup, kişisel hakkı temellük eden davacı bu hakkına dayanarak, tapu maliki satıcıdan (davalı ...) dava konusu taşınmazın ferağını isteyebilir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mah. sıfatıyla ) Taraflar arasında düzenlenen devre mülk sözleşmesinin ve imzalanan senetlerin iptali ile ödenen bedelin iadesi istemine ilişkin olarak açılan davada ... 5. Tüketici Mahkemesi ve ... 3....

UYAP Entegrasyonu