Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 25/04/2014 NUMARASI : 2013/329 - 2014/291 Taraflar arasındaki tapuda orman niteliğiyle kayıtlı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde yer alan şerhlerin kaldırılması istemine ilişkin davadan dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 19/12/2014 gün ve 2014/7522 - 2014/10794 sayılı ilâmıyla onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davalılardan Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğü vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Karar düzeltme dilekçesinde değinilen hususlar temyiz aşamasında da ileri sürülmüştür. Dairemiz kararı bu konulara cevap teşkil edecek nitelikte olduğu gibi, usûl ve kanuna da uygundur....
Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 03/09/2014 NUMARASI : 2013/221-2014/628 Taraflar arasındaki tapuda orman niteliğiyle kayıtlı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde yer alan şerhlerin kaldırılması istemine ilişkin davadan dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 25/03/2015 gün ve 2014/9446 - 2015/2041 sayılı ilâmıyla onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davalılardan Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğü vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Karar düzeltme dilekçesinde değinilen hususlar temyiz aşamasında da ileri sürülmüştür. Dairemiz kararı bu konulara cevap teşkil edecek nitelikte olduğu gibi, usûl ve kanuna da uygundur....
Yönetimi, .... ilçesi, ... beldesi, ... köyü 2054 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının yörede ilk kez yapılan ve 24/04/1999 tarihinde kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını, memleket haritası ve amenajman planında da orman olarak gözüktüğünü, fiilen de orman niteliğinde olduğunu ileri sürerek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili, üzerindeki şerhlerin kaldırılması ve elatmanın önlenmesi istemiyle dava açmıştır....
Köyünde bulunan ... parsel sayılı taşınmazın tapuda davalılar adına kayıtlı olmasına rağmen taşınmazın koordinatlarla belirtilen kısmının yörede 2007 yılında yapılıp kesinleşen orman sınırları içerisinde kaldığını ileri sürerek, bu kısmın davalılar adına olan tapu kaydının iptalini ve orman vasfı ile Hazine adına tescilini talep ve dava etmiştir. Mahkemece davanın kabulüne; 05/09/2013 tarihli fen bilirkişi rapor ve ekli krokisinde (A1), (B2) ve (B3) harfleri ile gösterilen toplam 5664,71 m2'lik kısmın bu taşınmazdan ifraz edilerek orman vasfıyla Hazine adına tesciline, kararın kesinleşmesinin ardından ifrazına karar verilen taşınmazın dava konusu kısmı üzerinde bulunan şerhlerin kaldırılması için müzekkere yazılmasına karar verilmiş, hüküm davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman sınırları içinde kalan taşınmaza yönelik açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir....
Köyü 1468 parsel sayılı 18797 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Mayıs 1985 tarih 251 nolu tapu nedeniyle davalı Hazine adına zeytinlik niteliğiyle tespit edilmiş, beyanlar hanesine içerisindeki zeytin ağaçlarının ... oğlu ... ait olduğu ve 1958 yılından beri kullanımında olduğu yazılmıştır. Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasıyla dava açmıştır. ... vekili, taşınmazın evveliyatının mera olduğu taşınmazın ... tarafından belediyeye devredildiği iddiasıyla davalı Hazine yanında davaya katılmayı talep etmiş mahkemece 16/07/2009 tarihli ara karar ile müdahale talebinin reddine karar verildikten sonra davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi tesciline, tapu kaydındaki şerhin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davacı ... ve davalı yanında davaya katılan ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır....
Köyü 543 parsel sayılı 18276 m2 yüzölçümlü taşınmazın kesinleşen orman sınırı içinde kaldığı, öncesi ve eylemli durumu itibarıyla da orman olduğu iddiasıyla, davalılar adına olan tapu kaydının iptali, orman niteliğiyle Hazine adına tescili, el atmanın önlenmesi ve taşınmaz üzerinde bulunan şerhlerin silinmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, taşınmazın bilirkişi raporunda (A) işaretli 1516 m2 bölümünün tapu kaydının iptaline, orman niteliği ile Hazine adına tesciline, (B) ile işaretli kısma yönelik davanın reddine, taşınmazın tapu kaydından bulunan tüm şerhlerin terkinine, el atmanın önlenmesi isteminin reddine, taşınmazın tapu kaydının bulunan tüm şerhlerin terkinine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay(Kapatılan) 20 nci Hukuk Dairesinin 17.09.2019 tarihli,2017/9680 Esas, 2019/4889 Karar sayılı ilamı hükmün bozulmasına karar verilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 22.05.2012 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydındaki üst hakkı şerhinin kaldırılması talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.09.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, tapu kaydındaki üst hakkı şerhinin kaldırılması istemine ilişkindir....
Ormanların korunmasına ilişkin Anayasa'nın 169. maddesi uyarınca tapu kaydında ormanlar üzerinde herhangi bir şerh bulunamaz. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın A2 ile gösterilen 128,07 m2'lik kısmının tapu kaydının iptali ile “orman” niteliğinde Hazine adına tesciline karar verildiği halde, davacı ... İdaresinin tapu iptal ve tescil talebinin yanı sıra tapudaki şerhlerin terkini talebinin de bulunduğu göz ardı edilerek, orman vasfıyla tesciline karar verilen A2 ile gösterilen 128,07 m2' lik taşınmaz bölümü üzerindeki şerhlerin silinmesine karar verilmemesi yerinde olmadığı gibi, tapu kaydında bulunan haciz şerhine ilişkin icra dosyasında haciz alacaklısı görünen davalı ... yönünden, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi de hatalı olmuştur. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı ......
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davacı vekilinin 115 ada 5 parsel sayılı taşınmaz bakımından davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından reddi gerekmiştir. 2-Davacı vekilinin 113 ada 3 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Dosya içerisinde bulunan tapu kayıtlarında 113 ada 3 parsel sayılı taşınmaz kayıt malikinin ... olduğu, beyanlar hanesinde ise "Zilyedi ..." şeklinde şerh bulunduğu görülmektedir. Tapu kaydındaki şerhin kaldırılmasına yönelik davanın şerh lehtarına yöneltilmesi gerekir. Davacı yani davaya konu taşınmazın kayıt maliki, beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhinin kaldırılması için zilyet lehtarı ...'ı hasım göstererek dava açmış olup, husumetin doğru yöneltildiği açıktır. Bu durumda işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın usulden reddi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir....
Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine konulan 2/B şerhinin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, taşınmaz üzerinde bulunan 2/B şerhinin kaldırılması talebine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede dava tarihinden önce 1944 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 28.02.1981 tarihinde ilan edilip kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasanın değişik 2. maddesi uygulaması vardır....


