"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, davalılardan satın aldığı klimanın ayıplı olduğunu, ayıplı klimanın değiştirilmesi talebi ile davalılar aleyhine açtığı davanın kabul edildiğini, klimanın değiştirilmesi davası devam ederken maddi ve manevi yönden zarara uğradığını ileri sürerek 2000 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasında .... Asliye Hukuk Mahkemesi ile ... Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: Dava, ayıplı araç satışı nedeniyle tazmin istemine ilişkindir. Asliye hukuk mahkemesince, davacının tüketici davalının da satıcı olduğu ve ihtilafın tüketici mahkemelerinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur....
Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Dava, Ayıplı hizmet satışı nedeniyle uğranılan zararların tazmini istemine ilişkindir. Tüketici Mahkemesi ; taraflar arasında tüketici işlemi bulunmadığı ve eser sözleşmesi hükümleri uyarınca uyuşmazlığın çözümleneceği gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur....
TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN [ Madde 4 ] "İçtihat Metni" Davacı Tayip vekili tarafından, davalı O... Renault Otomobil Fabrikaları A.Ş. aleyhine 14.04.2008 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen 24.11.2008 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, ayıplı malın yol açtığı trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan zararın ödetîlmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece dava zamanaşımı nedeniyle reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur....
Dava, tüketicinin açtığı taşınmaz satış sözleşmesinden doğan geç teslim nedeniyle kira kaybı tazminatı ile yıpranma bedelinin tazmini istemine ilişkindir. Uyuşmazlıkta öncelikle çözümlenmesi gereken husus davacı tüketicinin davalı bankadan kullandığı konut kredisinin satım sözleşmesine ilişkin olarak davalı bankanın sorumluluğunu gerektiren bağlı kredi mahiyetinde olup olmadığı, bağlı kredi kabul edilebilecek ise, bu halde bankanın tüketiciye karşı sorumluluğunun ne olduğudur. Dava tarihi itibari ile çekişmenin 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerekir....
Konunun uzmanlık gerektiren yönleri olması sebebiyle dosyanın mahkememizce resen seçilecek Elektrik Mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek rapor düzenlenmesinin istenilmiş olduğu, bilirkişi tarafından düzenlenen ---- imzalanmış bir sözleşme bulunmadığı, ancak ürünün---------benzer ürün siparişlerinde, --- olduğunun görüldüğü, Satışı yapılmış bu cihazın ---- olması nedeniyle ---- kısa olduğu, bu durumun tüketicinin malda sağlayacağı fayda kaybı olduğu, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un--- yer alan özelliklerinden bir veya birden fazlasını taşımayan; satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olan; muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar da ayıplı olarak kabul edilir.” hükmü gereğince, tüketicinin üründen beklediği ilan ------ olmasının beklenen faydanın sağlanmasını ve ekonomik değerini düşüren...
Kanunun “Ayıplı Mal” başlıklı 4 üncü maddesinde, ayıplı mal tanımlanmış ve tüketicinin, malın teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde ayıbı satıcıya bildirmekle yükümlü bulunduğu, böyle bir durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme gibi seçimlik haklarının bulunduğu, imalatçı-üretici, satıcı, bayi, acente, ithalatçı ve 10 uncu maddenin beşinci fıkrasına veya 10/B maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre kredi verenin ayıplı maldan ve tüketicinin bu maddede yer alan seçimlik haklarından dolayı müteselsilen sorumlu olacağı, 10/B maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre kredi veren konut finansmanı kuruluşunun sorumluluğunun teslim tarihinden itibaren 1 yıl süre ve kullandırdığı kredi miktarı ile sınırlı olacağı, ayıplı malın neden olduğu zarardan dolayı birden fazla kimse sorumlu olduğu takdirde bunların müteselsilen sorumlu addedileceği, bu madde ile ayıba karşı sorumlu tutulanların...
Asliye Hukuk Mahkemesi; "...davacı alıcı ile üretici şirket arasında 4077 sayılı Kanunun 4. maddesinde tanımlanan ayıplı mal satışı sonucu oluşan zararın tazmini istendiğinden davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait olduğu..." gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş; ... 3.Tüketici Mahkemesi ise; "...taraflar arasındaki ilişkinin tarımsal amaçlı kullanılan traktörün alım satımına ve ayıplı olmasına ilişkin olduğu, davacının 4077 sayılı kanunda tanımlanan anlamda tüketici olmadığınden davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait bulunduğu..." gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş; kararlar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir....
Davacının bu istemi, ilk dava sebebiyle fer'i nitelikteki dolaylı zararlara ilişkin olup davacı ve davalılar 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanununun 4.maddesindeki tanıma uyan tüketici ve satıcı konumunda olduklarına göre ve somut uyuşmazlığın da taraflar arasındaki temel ilişki olan araç alım satımına ilişkin sözleşmeden kaynaklanmakta olmasına göre, 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. 4077 sayılı Yasanın 23.maddesinde bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da söz konusu olmaz....
Ayıplı mal satımı karşısında alıcıyı korumaya yönelik genel nitelikli düzenlemeler mevcut iken [BK, m.194-207 ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 25/3], tüketiciyi daha etkin bir biçimde koruma gayesi ile yürürlüğe giren TKHK’da da bu husus ayrıca düzenleme yeri bulmuştur. 22. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasında; “Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda yer alan veya satıcı tarafından vaat edilen veya standardında tespit edilen nitelik ve/veya niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mal veya hizmetler, ayıplı mal veya ayıplı hizmet olarak kabul edilir” denilmekte, devam eden fıkralarda ise buna ilişkin biçimsel koşullar sayılmaktadır. 23....


