KARŞI OY Davacı tüketici ile davalı yapsatçı arasında düzenlenen konut satış sözleşmesi sonrası tapuda davalı tarafından satışı gerçekleştirilen bağımsız bölümün, süresinde anahtar teslimi olarak teslim edilmemesi sebebiyle davacının sözleşmeden dönerek, sözleşmenin feshi, tapunun davalıya iadesi, bedelin ve kira bedelinin davalıdan tahsiline ilişkin mevcut davada, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir....
- eksik ifadan ... değer kaybı nedeniyle) maddi tazminat ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ... davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1)4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 2. maddesinde “Bu kanunun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiş, yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, 2010/15144-2011/4839 kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır....
Anılan maddenin birinci fıkrasında; “Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda yer alan veya satıcı tarafından vaat edilen veya standardında tespit edilen nitelik ve/veya niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mal veya hizmetler, ayıplı mal veya ayıplı hizmet olarak kabul edilir.” denilmekte, devam eden fıkralarda ise buna ilişkin biçimsel koşullar sayılmaktadır. Ayıp; yasa yada sözleşmede öngörülen unsurlardan birinin veya birkaçının eksikliği yada olmaması gereken vasıfların olmasıdır....
Anılan maddenin birinci fıkrasında; “Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda yer alan veya satıcı tarafından vaat edilen veya standardında tespit edilen nitelik ve/veya niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mal veya hizmetler, ayıplı mal veya ayıplı hizmet olarak kabul edilir.” denilmekte, devam eden fıkralarda ise buna ilişkin biçimsel koşullar sayılmaktadır. Ayıp kavramı ile eksik iş ise birbirinden farklıdır. Ayıp; yasa yada sözleşmede öngörülen unsurlardan birinin veya birkaçının eksikliği yada olmaması gereken vasıfların olmasıdır. Eksik iş ise; sözleşme konusu işlerin yapılmaması yani hiç yapılmayan iştir. Eksik ifa ise, kanunlarımızda tanımı yapılmamakla birlikte, 4077 sayılı Kanun’un 4 maddesinde sayılan ayıp kavramı içerisinde mütalaa olunmaktadır....
Anılan maddenin birinci fıkrasında; “Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda yer alan veya satıcı tarafından vaat edilen veya standardında tespit edilen nitelik ve/veya niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mal veya hizmetler, ayıplı mal veya ayıplı hizmet olarak kabul edilir.” denilmekte, devam eden fıkralarda ise buna ilişkin biçimsel koşullar sayılmaktadır. Ayıp; yasa yada sözleşmede öngörülen unsurlardan birinin veya birkaçının eksikliği yada olmaması gereken vasıfların olmasıdır....
ile davacının ayıplı mala ödediği 70.513,50 TL nin aracın iade tarihinden itibaren değişken yasal faiz oranı uygulanmak sureti ile hesaplanacak işlemiş faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya yönelik istemi ile manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2- Davacı, davalıdan satın aldığı aracın garanti süresinin bitmesinden sonra gizli ayıplar nedeniyle sık sık arızalandığını ileri sürerek araç bedelinin iadesi ile maddi ve manevi tazminat istemi ile eldeki davayı açmıştır....
Sözleşmenin yapıldığı tarihte yürürlükte olan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 8. maddesine göre, “Ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır. Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerinden bir veya birden fazlasını taşımayan; satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olan; muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar da ayıplı olarak kabul edilir.” Kanun’un ispat yükü başlıklı 10. maddesinde de; “Teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların, teslim tarihinde var olduğu kabul edilir....
Aydoğdu, Tüketicinin Korunması Hukuku, 3. baskı,sh. 125-126). Tüketicinin hakkını ne şekilde kullandığının açıklığa kavuşması önemlidir. Zira bu hakkını kullanmakla artık tüketici istisnalar haricinde kullanmakla tüketmiş olur. Bu nedenle bu hakkının davadan önce yada sonra olması da önemli değildir. Ancak, hangi hakkını kullandığının belirgin olması gerekir. Diğer taraftan Tüketici Yasasının 4. maddesinde ayıplı maldan İmalatçı-üretici, satıcı, bayi, acente, ithalatçı ve 10. maddenin beşinci fıkrasına göre kredi veren secimlik haklardan dolayı müteselsilen sorumludur. Bu durumda gerek satıcı davalı gerekse ithalatçı firma ayıp nedeniyle ayıba karşı tekeffül hükümleri uyarınca sorumludur. Müteselsil bir sorumluluk söz konusu olduğundan Davalı satıcının ayıplı malın iadesi yönündeki yönlendirmesi de önem kazanmaktadır. Somut olayda; Davaya konu aracın ayıplı olduğu ve Davacı tüketicinin aracı aynı arıza sebebiyle 4 kez servise götürdüğü dosya kapsamıyla anlaşılmaktadır....
Ayrıca, diğer ortaklar gibi davacıya konut teslim edildikten sonra, bu konutun oturulabilir hale getirilmesi için, başka bir ifadeyle ayıp ve eksikliğin giderilebilmesi için gerekli 45 günlük makul süre bakımından da kira kaybı zararının doğduğu da kabul edilmiştir. Davacının, konutun eksik ve ayıplı olması nedeniyle genel değerinin düştüğü iddiası kanıtlanmadığı gibi, davacının zaten ayıplı ve eksik imalat dolayısıyla talepte bulunduğu için bu yöndeki zararı talep etmesi mümkün görülmemiştir. Ayıplı ve eksik imalattan dolayı talep edilebilecek tazminat, kök ve ek raporda denetime uygun olarak açıklanmış, ayrıca kira kaybı zararı da makul süre esas alınarak ve yine rayiç kira bedeli gözetilerek belirlenmiş, 45 gün itibari ile 1.500,00-TL davacının kira kaybı zararı olacağı kabul edilmiştir. Ayıp ve eksik imalat bedeli bakımından davalı tarafın yapılan ıslah istemine karşı zaman aşımı def'inde bulunduğu,Yargıtay ... HD'nin (kapatılan) ... Esas,......


