"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil ..., davaya katılanlar ... ve müşterekleri ile davalı ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair İhsaniye Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 07.05.2009 gün ve 119/56 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalılar tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, dava dilekçesinde kadastro sırasında davalı adına tesbit ve tescil edilen 118 ada 9 parselin kök murisleri olan ...'a ait iken 1940 yılında ölümü ile tüm mirasçılarına intikal ettiğini, taksim edilmediğini iddia ederek tapu kaydının iptali ile muris ...'ın tüm mirasçıları adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı, cevap dilekçesinde dava konusu taşınmazın ...'...
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalı tapu kayıt maliki ...'ın dosya kapsamından TMK'nın 1023. maddesi gereğince iyi niyetli olduğunun anlaşılmasına göre tapu iptali ve tescil talebine yönelik sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; davacı ... dava dilekçesinde, çekişmeli taşınmazların müşterek muris Hacı Mehmet Aykanat'tan intikal ettiği, mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediği ve muvazaa iddialarına dayanarak tespit malikleri ve tapu kayıt maliki aleyhine terditli olarak tapu iptal ve tescil, bu istemin kabul edilmemesi halinde ise bedele yönelik dava açmış olup; mahkemece davacının tapu iptali ve tescil talebi yönünden karar verilmesine rağmen bedele yönelik talebi yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir....
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacının irade fesadına dayalı tapu iptal ve tescil talebine yönelik itirazlarına gelince; Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 s.lı HMK'nun 33 m). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, irade fesadına dayalı tapu kaydının iptali ile tescil isteğine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; davacının dava dilekçesinde irade fesadına dayalı tapu iptal ve tescil isteğinde bulunduğu anlaşılmıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sonucu ... Köyü çalışma alanında bulunan 140 ada 4 parsel sayılı 7.108,72 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı ve vergi kaydı nedeniyle davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., farklı bir tapu kaydına dayanarak ve ... ile ... Müdürlüğünü davalı olarak göstermek suretiyle tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile çekişmeli 140 ada 4 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Davalının, dava dışı yükleniciden satın aldığı dairenin tapusunun iptali için, arsa sahiplerinin Gaziosmanpaşa 2.Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları tapu iptal ve tescil davasının 17.6.1999 tarihinde reddedildiği, 20.10.2002 tarihinde davalının bu daireyi davacıya 36.000.000.000 liraya satıp tapuda da devir ettiği, “satış taahhüdü” başlıklı belge ile de dava sonucu oluşacak her türlü zararı karşılamayı üstlendiği arsa sahiplerinin temyiz ettikleri tapu iptal ve tescil davasının reddine dair kararın, Yargıtay 15....
Hemen belirtilmelidir ki; dava açıldığı tarihte, iptal edilen imar düzenlemesinden sonra yapılmış yeni bir imar uygulaması mevcut olup, bu uygulama idari yargı yerinde iptal edilmediği sürece tapu iptal ve tescil davasının dinlenilme olanağı bulunmamaktadır. Başka bir ifadeyle; 01.02.2002 tescil tarihli imar uygulaması idari yargı yerinde iptal edilmişse de, bundan sonra yapılan ve 05.12.2003 tarihinde tescil edilen imar uygulaması dava tarihi itibariyle hukuki geçerliliğini korumakta olup, bu uygulamayla oluşan sicil kaydının illetten yoksun hale geldiği söylenemeyeceğinden tapu kayıtlarının eski hale iadesine (ihyaya) yönelik talepte bulunulamayacağı açıktır. Hal böyle olunca; davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması isabetsizdir....
Mahkemece, tapu iptali tescil isteminin biçimine uygun sözleşme bulunmadığından reddine, bakım alacağı istemi yönünden İş Mahkemesi’nin görevli olduğundan mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hükmü davacı vekili ve davalılar vekili temyiz etmiştir. 1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine göre ve biçimine uygun sözleşme bulunmadığından davacı vekilinin tapu iptal tescil istemine ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir. 2- Davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, ölünceye kadar bakma nedenine dayalı tapu iptali tescil, bu istem yerinde görülmediği takdirde bakım alacağının tahsili istemine ilişkindir. Davacı istemlerini kademeli olarak ileri sürmüştür. Kademeli davalarda ilk önce asıl talep hususunda inceleme yapılır, bu istem yerinde bulunur ise kademeli talebin incelenmesine gerek kalmaz. Asıl talep yerinde görülmezse, o zaman kademeli talep incelenir. Davacının tapu iptal ve tescil istemi reddedilmiştir....
-KARAR- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle; tapu iptal ve tescil davalarının kayıt maliki ya da malikleri aleyhine açılabileceği, eldeki davada, taşınmazın dava açılmadan önce (16.01.2014 tarihinde) dava dışı ...’a devredildiği, yargılama sırasında tapu kayıt malikinin davaya dahil edildiği, dava tarihinde tapu kayıt maliki olan kişiye yönelik dava açılmadığı, usul hukukumuzda davaya dahil edilme müessesesinin bulunmadığı, bir kimseye dahili dava yoluyla taraf sıfatı verilemeyeceği gözetilerek tapu iptal ve tescil talebinin reddine karar verilmesi bu gerekçe ve sonucu itibariyle doğru olduğuna göre; davacının temyiz itirazı yerinde görülmediğinden, reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 1.917.80 TL. bakiye harcın davacıya iadesine, 03/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-TENKİS Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil-tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil olmazsa tenkis isteğine ilişkindir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil ... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 05.03.2009 gün ve 379/82 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili, dava dilekçesinde kadastro sırasında davalı adına tesbit ve tescil edilen 205 ada 16 parselin vekil edenine ait olduğunu iddia ederek tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı, cevap dilekçesinde dava konusu taşınmazın annesine ait iken ölümü ve taksim sonucu kendisine kaldığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne, 205 ada 16 parselin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir....


