davalı yararına takdir edilen 22.450,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, (Davacının menfi zarar talebine ilişkin olarak hesaplanan) BİRLEŞEN BAKIRKÖY 4.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NİN 2017/98 ESAS SAYILI DAVASININ KABULÜNE, 1-......
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/511 KARAR NO : 2022/573 DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/08/2015 KARAR TARİHİ : 30/06/2022 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin iptali, menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü....
in, şirketin eski ortaklarından hisse devri karşılığı verdiği bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve bononun iptalinin talep edildiği, davacı şirketin bononun borçlusu olmadığı dikkate alındığında, davacıların netice-i taleplerine göre davacı şirketin işbu davada davacı taraf sıfatının bulunmadığının anlaşıldığı, hisse devrinin iptali ile birlikte menfi tespit talep edilmediği, davacı ...'ın murisi ... ... devir tarihinde, davacı şirketin diğer ortağı sıfatına haiz olmayıp 3 üncü kişi durumunda olması nedeniyle, davacı şirket ile dava dışı STP AŞ arasında yapılan sözleşmenin 7/b maddesi uyarınca, STP A.Ş. tarafından sözleşme tek taraflı olarak feshedilebilecek ise de, davadan önce sözleşmenin feshedildiğine dair bir iddia bulunmadığı gibi, davacı ...'in murisi ile davalı arasında imzalanan hisse devrine ilişkin sözleşmede konunun, "Pendik Marina'da Bulunan Özsüt Markalı Cafe'nin ......'...
----- usulüne uygun bir biçimde fesih ettiğini, dolayısıyla dava için ön koşul gerçekleşmediğinden davacının taleplerinin kabul edilemez olduğunu, Davacının hesaplanmasını talep ettiği husus ile oluştuğu iddia edilen zarar arasında hukuken hiçbir bağın bulunmadığını, arz ve izah edilen nedenlerle; öncelikle davanın usulden reddine, davanın esasına girilmesi halinde haksız ve mesnetsiz taleplerinin reddine, mahkeme masraflarının ve avukatlık ücretinin davacı şirkete yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir....
Aldatma veya korkutmadan dolayı bağlayıcılığı olmayan bir sözleşmenin onanmış sayılması, tazminat hakkını ortadan kaldırmaz’’. TBK’ nın 28. maddesinde aşırı yararlanma konusu (gabin) düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; ‘’Madde 28 – Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde, zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir. Zarar gören bu hakkını, düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği; zor durumda kalmada ise, bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanabilir’’. TBK' nın 28. maddesi 818 sayılı Borçlar Kanunun 21. maddesini karşılamaktadır. 818....
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/436 E. sayılı dosyası üzerinden açmış olduğu “itirazın iptali ve tahliye” istemli davanın devam ettiğini, taraflar arasında ilk olarak imzalanan dava dilekçesine ekli kira sözleşmesinin, yine tarafların ortak iradeleri ile değiştirilerek ... A.Ş.’nin taraf olduğu takip dayanağı olan sözleşmenin imzalandığını, kira bedellerinin de bu sözleşmede öngörülen zaman ve miktarlarda ödendiğini, nitekim davacının ikinci yıla ilişkin kira bedelini ödeme şeklinin de, geçerli olan sözleşmeyi açıkça gösterdiğini, öte yandan geçerli olan sözleşmenin 5.2. maddesinde, yapılacak tadilatlar ile ilgili imzalanacağı öngörülen projenin de taraflar arasında imzalandığını, davacıların sunduğu sözleşmede ise böyle bir hükmün mevcut olmadığını, son olarak da, dava dilekçesi ekinde sunulan ve geçerli olduğu iddia edilen sözleşme ile davacılar tarafından ......
ile tapu iptali ve tesciline ilişkin talebin, husumet yokluğu ile reddine ve davacı tarafından açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir....
nun 5/A maddesi uyarınca; konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat davaları yönünden dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Anılan hükümde menfi tespit davaları sayılmamıştır. Yorum yolu ile de, menfi tespit davalarında arabuluculuğa başvurunun dava şartı olduğu sonucuna varılamaz. Kural olarak, [alacak ve tazminat] talep hakkının yerine getirilmesini sağlamak amacıyla bir dava açıldığı zaman, bu bir edim (eda, ifa) davası (Leistungsklage) olacaktır. Şu var ki, bütün dâvalar, edim dâvası gibi, karşı tarafın bir şey yapmaya ("verme"yi de içine alacak biçimde geniş anlamda kullanılıyor) veya yapmamaya mahkûmiyetini sağlamak amacıyla açılmaz. Bir tespit dâvasında veya yenilik doğurucu dâvada da dâvacının Usul Hukuku anlamında bir talebi vardır (örneğin bir sözleşmenin kesin hükümsüz olduğunun mahkemece tespit edilmesi veya bir ölüme bağlı tasarrufun iptali isteniyor)....
Diğer bir anlatımla, kiraya veren sözleşme süresince kiralananda meydana gelen bozuklukları ve eksikleri kiracının bir kusuru yoksa gidermekle yükümlüdür. Ayrıca TBK'nın 319/2 maddesi gereğince kiracı bazı koşulların varlığı halinde (esaslı olmayan ufak tefek ayıplar) kiraya verenin hesabına eksiklikleri gidermekte izinlidir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK md. 96 (T.B.K'nın 112). maddesine göre alacaklının, borçludan borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle tazminat isteyebilmesi için, bu yüzden bir zarara uğramış olması gerekir. Sözleşmeden kaynaklanan zarar müspet zarar olacağı gibi, menfi zarar da olabilir. Müspet zarar; borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki farktır. Diğer bir anlatımla, müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır: kuşkusuz kâr mahrumiyetini de içine alır....


