Hukuk Dairesinin 27.09.2012 tarihli ve 2012/8468 E., 2012/12325 K. sayılı kararı ile; “…Uyuşmazlık, sözleşmeye aykırı davranıldığının ve akdin feshinin geçerli olduğunun tespiti ile 165.000 TL kira parası ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 185.000 TL tazminatın tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile sözleşmenin feshinin geçerli olduğunun tespitine, davacı kiracı tarafından ödenen 165.000 TL kira parası ile davacı tarafından yapılan harcama bedeli 45.330 TL'nin tahsiline karar verilmesi üzerine hüküm davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Davada dayanılan ve hükme esas alınan 1.3.2007 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır....
nın yayın haklarının ...A.Ş'ye devrine ilişkin 21.10.2003 tarihli sözleşmenin akdedildiği ve ... 6. ATM'nin ... E. sayılı dosyasında ... A.Ş tarafından 21.10.2003 tarihli sözleşmeye dayalı olarak sözleşmenin geçerli olduğunun tespiti ve muarazanın giderilmesi istemli dava açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda verilen kararın bozularak gönderildiği, dosyanın 2009/495 esasını aldığı ve 2009/745 K. 08.12.2009 tarihli kararla, davanın kabulüne ve ...ile ... arasında imzalanan 21.10.2003 tarihli sözleşmenin geçerli bulunduğunun tespitine ve davalının muarazasının menine ilişkin kararın verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce ... dışındaki davalılar yönünden davanın reddine dair verilen 12/05/2016 tarihli ve 2002/452 E-2016/340 K.sayılı karar Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2017/4610 Esas, 2019/2111 K.sayılı ilamı ile ve "....Dava, davalı ...’in dava dışı banka kaynaklarını kullanarak yaptığı ödemeler sonucu aldığı ve diğer davalılar adına tescil edilen dava dışı ......
Temyiz Sebepleri Davalı banka vekili temyiz dilekçelerinde özetle; aşamalardaki ve istinaf başvurusundaki savunmalarını tekrarla belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yüklenicinin temlikine dayalı tapu iptali ve tescil, bedel iadesi, ipoteğin fek’ki istemlerine ilişkindir. 2....
Noterliğinin 27.02.2008 tarihli ve 02049 yevmiye numaralı Düzenleme Şeklindeki Finansal Kiralama Sözleşmesini satıcı ile alıcı arasında muvazaa bulunduğunu ileri sürerek sözleşmenin 3226 sayılı mülga FFK’nın 23/2. maddesi gereğince akde aykırılık nedeniyle geçersiz olduğunu, bu durumda zarar ve ziyan talebi ile sözleşmeden kaynaklanan tüm haklarını talep ettiklerini belirtmiştir. 23. Finansal Kiralama sözleşmesi atipik bir akit olup üçlü bir ilişki içermektedir. Burada alıcı, görüp beğendiği bir malı (taşınır veya taşınmaz) satın almak için satıcı ile anlaştıktan sonra finansal kiralama şirketine müracaat ile görüp beğendiği ve satın alma iradesini bildirdiği satıcıdan malın satın alınmasını ve kendisine teslimini, sonrasında da finansal kiralama sözleşmesine göre bedelini ödemeyi taahhüt eder....
E. sayılı dosyası ile alınan bilirkişi raporunda teknik incelemelerin yapıldığı ve teknik inceleme sonucunda “davalı (iş bu dosya davacısı) firma sözleşme kapsamında taahhüt ettiği iş leri ve sonrasında da bakım hizmetlerini verdiğinin” tespitinin yapılmış olduğu, bu hususta davacı takip borçlusu tarafın iş bu dava konusu sözleşme bedeli olan 45.000,00 TL+ KDV’si olan, 35.400,00 TL’lik kısmının (30.000,00-TL + KDV) davalı tarafça ödenmiş olduğu ancak teknik değerlendirme sonucuna nazaran davacı tarafça davaya ve takibe konu edilen yazılım mobil uygulama ve web projesi’nin usulüne uygun teslim edildiğinin Sayın Mahkeme tarafından kabul edilmesi durumunda iş bu sözleşmeden kalan 15.000,00 TL +KDV lik kısmının da davacı tarafa ödenmesi gerekeceği ancak iş bu kalan bakiyenin iş bu davanın konusu olmadığının kabulünün gerekeceği, davalı tarafça yapılan (temerrüt nedeniyle sözleşmeden dönme ve sigorta pas yazılımı için ödenen bedel iadesi ile birlikte menfi zarar bedeli ve ferileri ile ilgili...
AŞ'nin 08.11.2016 tarihli yönetim kurulu kararma dayanarak devralma suretiyle birleşen şirket olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 2012 yılında sona erdiğini, sözleşmenin sona erdiği tarihte müvekkil şirketin cari hesabına göre 63.625,64-TL. (...), 3.424,93-TL. ... ... A.Ş'den alacaklı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuki ilişkinin sona ermesi nedeni ile davacı tarafından intifa hakkı ve kalıcı yatırım bedelinin iadesi için dava ikame edildiğini, ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/909 E, 2015/1051 Karar sayılı dosyası ile yapılan yargılamada; ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/62 Talimat Sayılı dosyası eli ile müvekkil şirketin defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapıldığını, bilirkişi raporuna göre “davalı şirketin ticari defter kayıtlarındaki davacı şirketin (......
Mahkememizin bu noktada kanaati taraflar arasındaki sözleşmede gelir paylaşımı sözleşmenin esaslı unsuru olmayıp, taraflar esasında esas olan gayrimenkulün belirli bir bedel (2.840.000 USD) bedel ile satılması ve bedel ödendiğinde taşınmazın ...’a devredilmesidir. Bu durumda tarafların adi ortaklık ilişkisindeki gibi yan yana menfaat birliği içerisinde değil, menfaatleri karşılıklı olacak şekilde yer aldığı açıktır. Bu durumda taraflar arasındaki ilişkinin adi ortaklık olmadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle davalı ...’ın adi ortak sıfatı bulunmadığından davacıya karşı müteselsil borçlu sıfatının da olmadığı sonucuna varılmıştır. Aksi durumun kabulünde dahi yani diğer bir değişle adi ortaklık ilişkisinin kabulünde bile, yine davacının tapu iptal tescil talebi yerinde değildir....
Kişi bu eylem ve davranışlarda bulunmasaydı diğer tarafın bu sözleşmeyi yapmayacağı bilinç ve düşüncesinde olmalıdır. Aldatma kastında, kişiyi gerçek dışı eylem ve davranışlarda bulunmak suretiyle sözleşme yapmaya ikna etme düşüncesi vardır. Bir başka ifadeyle, sözleşmenin yapılması ile aldatma eylemi arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Hileye uğrayan kişinin iradesi sakatlanmıştır. Bu nedenle sözleşmeyi iptal etme hakkına sahiptir. Sözleşmenin iptali halinde tarafların aldıklarını iade yükümlülüğü doğacaktır....
devir bedeline ek olarak devir bedelinin öngörüldüğü ve bu ikinci sözleşmenin ek devir bedeli ödenmesine yönelik bir sözleşme olduğunun iddia edildiği, davalı tarafından ise söz konusu ek sözleşmenin bir danışmanlık ön sözleşmesi niteliğinde olduğu ve davacı tarafça davalıya herhangi bir danışmanlık hizmeti verilmediği ve taraflar arasında yapılmış bir danışmanlık sözleşmesi bulunmadığı için davacının herhangi bir ücrete hak kazanamayacağı iddia edilmektedir....
İhtilaf, davacının fuar sözleşmesini feshetmesinin haklı olup olmadığını, haklı ise fuar hizmeti nedeniyle davalıya ödemiş olduğu bedelin miktarının tespiti ile davalıdan tahsil edilmesi gerekip gerekmediği hususlarında toplanmakta olup ispat yükü davacıda bulunmaktadır. Ancak alacak miktarının tespiti için davacı defter ve kayıtlarının incelenmesi hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren hal olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirmesi mümkündür. Bu kapsamda sektör bilirkişisi ..., sözleşme uzmanı ... ve mali müşavir ......


