BU ŞEKİLDEKİ FESİH DURUMUNDA DA bu maddenin (a) fıkrasında belirtilen cezai müeyyideler aynı şekilde geçerlidir.'' Denilmek suretiyle ilki; ihlâl halinde, eğer sözleşmenin devamı arzu edilmiyorsa, bildirimsiz doğrudan fesih, ikincisi ise, ihlâl halinde, yine de sözleşmenin devamı isteniyorsa, öncelikle ihlâl eden tarafa, ihlâlin giderilmesi için 30 günlük süre verilip, bu süre sonunda da ihlâl giderilmediğinde, yine sözleşmenin feshi hakkı tanınmaktadır. (b) fıkrasının son bölümünde ''Bu şekilde fesih durumunda da, (a) fıkrasındaki cezai şartlar aynen geçerlidir.'' denilmek suretiyle, 18. maddenin (a) ve (b) fıkralarında seçimlik iki türlü fesih hakkı tanındığı açık olup; aksi durumda sadece (b) fıkrası, (a) fıkrasındaki cezai şart eklenmek suretiyle fesih düzenlemesi için yeterli olacak ve iki ayrı ve farklı fıkraya gerek kalmayacaktı....
edilen eylemi nedeniyle kendisine ceza kesilmesinden yaklaşık sekiz ay sonra ve sözleşmenin bitimine bir gün kala aynı nedenle sözleşmenin feshinin haklı nedene dayandığından söz edilemeyeceği, bu durumda, sözleşmenin sona ermesinden 6 gün sonra davacıya ulaşan fesih bildiriminin geçerli olmadığı, kaldı ki feshin haklı nedene de dayanmadığı, haksız ve geçersiz olan feshe dayalı olarak sözleşmenin 17. maddesi uyarınca cezai şart olarak davacı teminatının gelir kaydedilemeyeceği, anılan bedelin iadesi koşullarının oluştuğu, her ne kadar davacı tarafça feshi gerçekleştiren işletme müdürlüğünün, sözleşmenin tarafı olmaması nedeniyle de feshin geçersiz olduğu ileri sürülmüş ise de davalı ......
a verilen sözleşmenin feshi ve cezai şart bildiriminin kısmen iptali ile 2009 yılı ilaç temin protokolünün 6.3.3 Maddesi uyarınca 1475,43 TL ceza uygulanarak bir kez uyarılmasına, 6.3.10 maddesi gereğince 3824,84 TL cezai şart uygulanarak bir kez uyarılmasına, 6.3.19 maddesi gereğince 30.390,09 TL cezai şartın uygulanarak 2 yıl sözleşmenin fesih edilerek toplamda 35.390,36 TL cezai şart ve sözleşmenin 2 yıl fesih edilmesi olarak cezai şartın düzeltilmesine, davacının fazlaya dair talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Dava, taraflar arasındaki protokole aykırılık nedeni ile uygulanan cezai işlemlerin hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile iptali istemine ilişkindir....
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin üretim ve şirket merkezindeki tesislerinin güvenliğinin sağlanması amacıyla davacı ile 01.01.2020 tarihinde yürürlüğe giren Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi akdedildiğini, davacının dayanağı olan sözleşme maddesinin yalnızca işveren tarafından sözleşmenin süresinden önce feshedilmesi halinde uygulanabileceğini, oysa somut olayda müvekkilince yapılan bir fesih olmadığını, zira sözleşmenin kararlaştırılan sürenin sonu olan 31.12.2020 tarihinde kendiliğinden sona erdiğini, müvekkili tarafından davacıya gönderilen 14.12.2020 tarihli noter ihtarnamesi ile, müvekkilinin sözleşmenin bitiş tarihinde yenilenmesine yönelik bir talebinin olmadığına ilişkin davalının bilgilendirildiğini, ihtarnamede davalıya yöneltilen bir fesih bildiriminin olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur....
İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; " fesih ile caymanın aynı anlama gelmediği,fesih işleminin haklı olup olmadığı, tazminat için koşulların oluşup oluşmadığı, fesihten sonra yapılan devir işleminin geçerli olup olmadığı gibi konuların iş bu davanın konusunu oluşturmadığı, somut dava yönünden;ortada cayma bildirimi olup olmadığı, cayma bildirimi var ise iptali için koşulların oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekeceği ancak ortada bir cayma bildiriminin bulunmadığı anlaşılmakla,"Açılan davanın hukuki yarar dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine," karar verilmiştir....
Davalı şirket vekili takip cari hesaba dayandırıldığından cari hesap sözleşmesi sona erdirilmeden davacı alacaklı sıfatı kazanmadığı için icra takibine başlayamayacağını yetkili satıcılık sözleşmesinin fesih bildiriminin takip tarihinden sonra olup, fesih bildiriminin davalıya tebliğ tarihi itibariyle davacının alacaklı sıfatını kazandığını daha öncesinde muaccel alacak olmadığını, itiraz dilekçesinde ayrıntılı olarak belirtilen ödeme amaçlı çekler varken cari hesaba dayanılmasının yanlış olduğunu, icra takibinde bahsedilen kadar borç bulunmadığını belgeler ve ödemeler dikkate alındığında talep edilen borç miktarının talep edilen kadar olmayacağını belirterek davanın reddini istemiştir....
Sözleşmesi’nin ilk 2 yıllık süresinin son bir ayından önce fesih bildiriminde bulunmadığı ve bundan dolayı sözleşmenin 2 yıllık süre için uzadığı, Davacı ve davalı şirketler arasında akdedilen sözleşmenin 30.03.2020 tarihinde davacı Kutlu Optik şirketi tarafından yapılan fesih bildirimi ile feshedildiği, Covid-19 salgını ve ülkemizdeki etkileri dikkate alındığında, salgının sözleşmenin 12. maddesinde sayılan şartları sağlayacak şekilde; mücbir sebep niteliğinde olduğu, Covid-19 salgını ve ülkemizdeki etkileri dikkate alındığında, davacı ... şirketinin 30.03.2020 tarihinde yapmış olduğu fesih bildiriminin TBK md. 138 “aşırı ifa güçlüğü” kapsamında olduğu kabul edilebileceği tespit edilmiştir. Muhalefet Şerhi Raporda yer alan “Covid-19 salgını ve ülkemizdeki etkileri dikkate alındığında, salgının sözleşmenin 12. maddesinde sayılan şartları sağlayacak şekilde; mücbir sebep niteliğinde olduğu” yönündeki tespite aşağıdaki gerekçelerle katılmamaktayım....
'a tevdii ile, davacının icra takibinde talep etmiş olduğu faiz alacağına ilişkin takdir mahkememize ait olmak üzere hesaplama ve değerlendirme yapılmasını istenilmesine karar verilmiş olup, 28/02/2020 tarihli ek raporda özetle; sözleşme fesih bildiriminin .......
Kira sözleşmesi feshedilmediği veya sözleşmenin iptali davası açılmadığı sürece geçerlidir. Somut olayda iş bu dava ile davacı, akdedilen kira sözleşmesi nedeni ile oluşan kira alacağını talep etmiştir. Davalı ise inşaatın devam edip tamamlanmasına Belediye tarafından izin verilmediğini, fiilen kiraya konu taşınmazın hiç kullanılmadığını savunmuş, mahkemece bu savunmaya itibar edilerek dava konusu büfe inşasına başlandığı, davalıya yapılan sözlü uyarı ve fesih bildirimi sebebiyle inşaatın tamamlanmadığı ve bu haliyle kira sözleşmesinin fiili olarak kurulmadığı kabul edilmiştir. Taraflar arasında geçerli olan yazılı sözleşme sebebi ile bu sözleşmenin feshedildiği hususundaki iddiaların dikkate alınması için fesih bildiriminin usulüne uygun şekilde davalı tarafından yazılı delillerle ispatlanmalıdır. Dosya kapsamı incelendiğinde, sözleşmenin feshine ilişkin usulüne uygun bildirim bulunmadığı anlaşılmıştır....
Sözleşmenin ilgili maddesine istinaden bayilik sözleşmeniz 13.02.2022 tarihinden itibaren sonlandırılacaktır." şeklinde fesih bildiriminin yapıldığı, davalı, davacıya gönderdiği söz konusu yazı ile Sözleşmeyi 12.maddeye dayanarak feshettiğini bildirdiği, taraflar arasında imzalanan Bayilik Sözleşmesinin 12....


