WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

Sözleşmenin diğer tarafı olan yüklenicinin bedele, başka bir anlatımla sözleşmede kararlaştırılan tapu payı veya bağımsız bölümlere hak kazanabilmesi için inşaatı sözleşme ve ekleri ile tasdikli proje ve inşaat ruhsatı ile kamu düzeninden olan imar mevzuatına uygun olarak tamamlayıp arsa sahiplerine teslim etmesi gerekir. Somut olayda, taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin 03.05.2006 tarihinde düzenlendiği, ilgili belediye başkanlığının 03.03.2015 tarihli yazı cevabında inşaat ruhsatının verilemeyeceğinin bildirildiği görülmüştür. Bu durumda mahkemece, sözleşmenin yapıldığı tarih ile ilgili belediyenin cevabi yazının tarihi arasında sözleşmenin ifası amacıyla birtakım işlemler yapılmış ise de bu sözleşmenin tahammül sınırlarını ve makul süreyi aştığı kabul edilerek sözleşmenin feshi ile tapu iptal ve tescil talebi yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeye dayalı taleplerin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır....

Davacı ile davalı şirket arasında 14.08.2013 tarihli hisseli gayrimenkul satış sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmenin konusunu teşkil eden tapunun davacıya devredildiği hususunda taraflar arasında ihtilaf olmayıp; bu husus, mahkemenin de kabulündedir. Mahkemece, davacının ayıplı bağımsız bölümün davalıya idadesi şeklindeki talebinin tapu iptal ve tescil davasında çözümleneceğinden, açılan davanın yerinde olmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki davacının bu davadaki talebi tapu iptal ve tescil değil, sözleşmenin iptaliyle, ayıplı mal nedeniyle davalıya ödediği bedelin tahsiline ilişkindir. Davacı, sözleşmeyi benimsemiş ise, ayıp iddiasının araştırılması da gerekir. Bu itibarla, eldeki davanın taşınmazın aynına ilişkin dava gibi değerlendirilmesi hatalıdır. Hal böyle olunca mahkemece açılan davanın esasına girilerek hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekir....

Davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece; “….mahkemece bir taraftan bakım koşullarının yerine getirildiği kabul edilirken diğer taraftan sicilin illetini (sebebini) oluşturan akdin iptaline karar verilmesinin yasal olmadığı, zira kaydın dayanağını teşkil eden akdin iptal edilmesi sicil kaydını (tescili) yolsuz tescil durumuna düşüreceği gibi tapu kayıtlarının tutulması yönünden tapu tekniğine ve niteliğine uygun düştüğünün söylenemeyeceği, sözleşme feshedilerek tescilin dayanağını oluşturan akdin iptaline karar verildiği halde davalı tarafından bu yönün temyiz edilmediği, kaydın dayanaksız hale geldiği gözetilmek suretiyle bu yolda bir hüküm kurulması ” gereğine değinilerek bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda sözleşmenin feshi talebinin kabulüne ilişkin önceden verilen kararın, davalılar tarafından temyiz edilmediği ve karar düzeltme isteği de reddedildiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... adına kayıtlı olan 14...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen sözleşmenin feshi ile tapu iptal ve tescil davasının yapılan yargılaması sonucunda verilen hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin 10.04.2013 gün ve 2013/422 Esas, 2013/2321 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi davalılar ... ve ... vekili tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü. - KARAR – Davacı vekili, müvekkili arsa sahibi ile davalı yüklenici şirket arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi aktedildiğini, teslim süresinin geçmiş olmasına rağmen inşaatın çok düşük seviyede olduğunu, inşaat ruhsatının alınmadığını, tamamlanan kısımlar kaçak olduğundan belediyenin yıkım kararı verdiğini, diğer davalıların ise davalı yükleniciden bağımsız bölüm satın aldığını, ancak yüklenici edimini yerine getirmediğinden bu davalıların da tapuyu hak etmedikleri gerekçesiyle, sözleşmenin feshi ile davalılar adına kayıtlı tapuların iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini...

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kooperatif ile arsa sahipleri arasında 29.03.1989 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiği, 1999 yılında yaptırılan delil tespitinde inşaat seviyesinin %70 olarak tespit edildiği, o tarihte henüz kooperatif üyelerine daire teslimi yapılmadığı, arsa sahipleri tarafından, 24.09.2001 tarihinde, sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmediği ileri sürülerek, kooperatif aleyhine sözleşmenin feshi ve tapu iptal tescil istemli olarak açılan dava kabul edildiği ve bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, yargılamanın iadesi taleplerinin de rededildiği, bu hukuki süreç sonucunda, ev sahibi olma ümidiyle, tapuda malik olarak görünen yüklenici kooperatife üye olan kişilerin konutlarda işgalci konumuna düştükleri, kesin hüküm nedeniyle artık dava konusu tapuların kooperatife ya da üyelerine devrinin mümkün olmadığı, bu itibarla asıl davada davacı kooperatifin tapu iptal ve tescil...

Mahkemece, tapu iptali ve tescil isteği yönünden, iptal edilecek pay oranları ile davacılar adına hangi oranlarda tescil yapılacağı gösterilmeksizin, davalıların adına olan tapu kayıtlarının ayrı ayrı iptaline karar verilmiş, tavzihle, belirtilen eksiklikler giderilmeksizin sadece parsel numarası yazılmak suretiyle hüküm kurulmuştur....

ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/11/2013 NUMARASI : 2012/828-2013/680 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, 10.09.2012 tarihinde evlendiği ikinci eşi olan davalının güvence verilmesini istemesi üzerine 677 ada 59 parselde bulunan mesken niteliğindeki 1 nolu ve dükkan niteliğindeki 9 nolu bağımsız bölümü 17.09.2012 tarihli ölünceye kadar bakma akti ile davalıya devrettiğini, bilahare 03.10.2012 tarihinde kendi lehine ipotek kurulduğunu, temlik işleminden sonra davalının kendisini rencide edici tutumlarda bulunması üzerine hem taşınmazlar üzerinde bulunan ipotek hakkını kullandığını hem de davalı aleyhine 01.11.2012 tarihinde Akhisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Aile Mahkemesi Sıfatıyla) 2012/709 E. sayılı dosyası üzerinden boşanma davası açtığını , davalının evi terk ettiğini, sözleşmenin ifa edilemeyeceğini ileri sürerek sözleşmenin feshi ile tapu iptal-tescil isteğinde bulunmuştur....

HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL - FESİH Taraflar arasında görülen davada; Davacı, 2016 yılında evlendiği davalı ile aralarında düzenlenen ... 2. Noterliğinin 22.02.2016 tarihli ölünceye kadar bakma sözleşmesi uyarınca, maliki olduğu dava konusu 6204 ada 9 parsel sayılı taşınmazda bulunan 1 no’lu bağımsız bölümün çıplak mülkiyetini bakım borçlusu olan davalı adına tescil ettirdiğini, ancak davalının bakım görevini yerine getirmeyip, ortak konutu 03.01.2017 tarihinde terk ettiğini, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin devamının imkansız hale geldiğini, davalıya karşı boşanma davası da açtığını ileri sürerek sözleşmenin feshi ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptaliyle adına tescilini istemiştir....

istediğine ilişkin belgeyi de göndermiş ise de davalı bu belgeye karşı beyanlarında açıkça imza itirazında bulunmadığı, istinafta bu belgedeki imzasına itiraz ettiği, yukarıdaki değerlendirmelerin hiç birinde bu belgeye yer verilmediğinden itirazının sonuca etkili görülmediği gerekçesiyle davalı ... ... vekilinin istinaf başvurusun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle sözleşmenin feshi ve tapu iptal tescil talebinin kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazların davacı adına kaydına karar verilmiştir....

Sözleşmenin feshi talebinin içerisinde geçersizliğinin tespiti isteminin varlığı da kabul edilmektedir. Bu durumda mahkemece sözleşmenin geçersiz olduğunun tesbiti ile davalı ...'la yapılan devir gerçek satış değil ifa zımmında avans ödemesi niteliğinde olduğu ve sözleşmede geçersiz sayıldığından onun hakkındaki tapu iptâl ve tescil isteminin kabulüne karar verilmesi yerine yanlış değerlendirme sonucu red kararı verilmesi doğru” olmadığı gerekçesiyle bozulmuş, mahalli mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalılardan .... aleyhine açılan davanın açılmamış sayılmasına, davalılardan ... ve ... aleyhine açılan davada sözleşmenin geçersizliğinin tespitine, diğer davalı ... aleyhine açılan davanın ise kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir....

UYAP Entegrasyonu