ün sahibi olduğu daireleri kiraya vermesi ve aldığı kira bedellerini kendisine teslim etmesi amacıyla emlak alım-satım ve kiralama işi ile uğraşan sanıkla anlaştığı, sanığın kiracılardan tahsil ettiği 2775 TL'yi katılana vermeyerek uhdesinde tuttuğu, böylelikle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, Emlakçı olan sanık ile katılan arasında taşınmazların kiraya verilmesi amacıyla kiracılarla sözleşme yapılacağına, alınan depozito ve kira bedellerinin sanık aracılığı ile kiracılardan alınıp katılana verileceğine ilişkin yazılı bir sözleşme bulunup bulunmadığı, sözleşme varsa örneğinin dosya arasına alınması, sözleşme metnine göre sanığın katılandan komisyon alıp almadığının tespiti, sözleşme yok ise katılanın yeniden beyanının alınarak sanığa yaptığı iş karşılığında komisyon verip vermediğinin tespiti, sanığın komisyon karşılığı bu işi yaptığının tespiti halinde eylemin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı, komisyon almadan...
B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davacının işten kendisinin ayrıldığını, ayrıca davacının hizmet tespiti davası açtığını belirtip hizmet tespiti davasının sonucunun beklenilmesini ve nihayetinde davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının, halen Yargıtay'da temyiz incelemesinde bulunan Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/107 esas sayılı dosyasında hizmet tespiti davası açtığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, taraflar arasındaki hizmet tespiti davasının sonucu beklenip usuli kazanılmış hak ilkesi dikkate alınarak hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVALILAR : K A R A R Davacı tarafından 16.5.2005 tarihinde davalı işverene karşı alacak ve tazminat davası açıldığı, 10.7.2006 tarihinde de davalı işveren ile Kurum aleyhine hizmet tespiti davası açıldığı, hizmet tespiti davasının Düzce 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/756 Esas sırasında kayıtlı iken Düzce İş Mahkemesinin faaliyete geçmesi ile Düzce İş Mahkemesine gönderildiği, Düzce İş Mahkemesi’nde 2007/416 Esas sırasında kayıtlı olan hizmet tespiti davasının, 12.11.2009 tarih ve 2007/416 E. 2009/478 K. sayılı kararla, alacak davası ile hukuki ve fiili irtibat bulunduğu gerekçesi ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Birleştirilmesine karar verilen, Düzce İş Mahkemesi’nin 2007/416 Esas - 2009/478 Karar sayılı dosyasının dosya içerisinde olmadığı anlaşıldığından, dosyanın temin edilerek, eklendikten sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 08/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVALILAR : K A R A R Davacı tarafından 16.5.2005 tarihinde davalı işverene karşı alacak ve tazminat davası açıldığı, 10.7.2006 tarihinde de davalı işveren ile Kurum aleyhine hizmet tespiti davası açıldığı, hizmet tespiti davasının Düzce 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/756 Esas sırasında kayıtlı iken Düzce İş Mahkemesinin faaliyete geçmesi ile Düzce İş Mahkemesine gönderildiği, Düzce İş Mahkemesi’nde 2007/416 Esas sırasında kayıtlı olan hizmet tespiti davasının, 12.11.2009 tarih ve 2007/416 E. 2009/478 K. sayılı kararla, alacak davası ile hukuki ve fiili irtibat bulunduğu gerekçesi ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Birleştirilmesine karar verilen, Düzce İş Mahkemesi’nin 2007/416 Esas - 2009/478 Karar sayılı dosyasının dosya içerisinde olmadığı anlaşıldığından, dosyanın temin edilerek, eklendikten sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 08/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece davacının çalışmalarının sigortasız olduğu, öncelikle çalışmanın varlığının kanıtlanması için hizmet tespiti davası açılması, hizmetin varlığı kanıtlandıktan sonra alacaklar yönünden araştırma yapılması gerektiği, davacı taraf hizmet tespiti davası açmayacaklarını bildirdiğinden davanın ispatlanamadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Davacı işçi alacak davası açmış olup, HMK.'nun 24/2. maddesi gereğince hiç kimse dava açmaya zorlanamaz. Hizmet tespiti davası sosyal güvenlik hakkını ilgilendirir. Bir kişinin işçi sayılması için mutlak surette SGK'lı çalışması gerekmez. Öte yandan, her eda davası aynı zamanda bir tespit hükmü de içerir. Davacının bu nedenle de tespit davası açmaya zorlanması mümkün değildir....
Davalı, davacının açmış olduğu hizmet tespiti davası olduğunu ve bunun sonucunun beklenilmesi gerektiğini, davacının iddialarının doğru olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının açmış olduğu hizmet tespiti davası kesinleşmesi beklenilmeden davacının iş akdini haklı nedenle feshettiği gerekçesiyle ihbar tazminatı talebi reddedilmiş, sair taleplerinin ise kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında davacı işçinin hizmet süresinde uyuşmazlık bulunmaktadır. İş yargılamasında çalışma olgusunu ve hizmet süresini, ispat yükü, genel ispat kuralı gereği iddia eden işçiye aittir. İşçi işçilik davası sırasında hizmet süresinin tespiti ile ilgili işçilik alacaklarından bağımsız olarak hizmet tespiti davası açmış olabilir. Bu durumda hizmet süresine bağlı işçilik alacakları davasının sonuçlanması, hizmet tespiti davasının sonucuna bağlıdır....
Bu itibarla, hizmet tespiti davasında tespit edilecek hizmet süresi işçi alacaklarını doğrudan etkileyeceğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 165/1. maddesi uyarınca hizmet tespiti davasının bekletici mesele yapılarak sonucuna göre değerlendirme yapılması için kararın bozulması gerekmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 18.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
E) Gerekçe: Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının hizmet süresine ilişkindir. Dosya içeriği itibariyle davacının hizmet süresi net olarak ortaya konmamıştır. Ayrıca davacının hizmet tespiti davası açtığı da anlaşılmaktadır. Hizmet tespiti davasında tespit edilecek hizmet süresi işçi alacaklarını doğrudan etkileyeceğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 165/1. maddesi uyarınca hizmet tespiti davasının bekletici mesele yapılarak sonucuna göre değerlendirme yapılması için kararın bozulması gerekmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 24.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davalı Kurum vekilinin temyiz istemi yönünden; dava 28.01.2015 tarihinde açılmış olup, dava türü olarak hizmet tespiti ve yaşlılık aylığı davasıdır.Mahkemece davacının yaşlılık aylığı talebi reddedilmiş, hizmet tespiti talebi ise kısmen kabul edilmiştir.6552 Sayılı Kanunun 64. maddesi ile değişik 5521 Sayılı Kanunun 7. maddesi 4. fıkrasında “ Hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, dava Kuruma resen ihbar edilir....
Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına dair kararı bozulmasından sonra, davacının çalışma iddiası bakımından hizmet tespiti davası açması gerektiği yönünde davacı tarafa süre verilmiş, verilen süre içerisinde dava açılmaz ise dosya içeriğine göre karar verileceği ihtar olunmuş, verilen süreye rağmen dava açılmadığı anlaşılmakla çalışma ilişkisi ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında hizmet ilişkisinin bulunup bulunmadığı konularında uyuşmazlık bulunmaktadır. Somut olayda, mahkemece, davacı tarafa hizmet tespiti davası açması konusunda süre verilmiş, bu süre içinde hizmet tespiti davası açılmaması gerekçe gösterilerek hizmet ilişkisinin ispatlanamadığı sonucuna varılmıştır. Oysa, yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK.'nun 24.maddesi hükümleri gereği kanunda açıkça belirtilmedikçe, hiç kimse kendi lehine olan davayı açmaya veya hakkını talep etmeye zorlanamaz....


