Ayrıca davacının üyesi olduğu sendika tüzüğünün 18. maddesinin 27. bendinde de sendika temsilcisinin sendika genel yönetim kurulunca veya bu konuda yetki verilmesi halinde şube yönetim kurulunca atanacağı düzenlenmiştir. Davacı yetkili sendikanın değil yetkili sendika dışında örgütlenen sendika üyesi işçilerin temsilcisi olduğunu iddia etmektedir. Davacı 6356 sayılı Kanun kapsamında sendika temsilcisi değildir. Bu nedenle, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf talebinin de esastan reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalıdır. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile; 1. ... Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE, 3....
TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri, müvekkilinin sendikal faaliyet yürütmesinin o kurumu yönetenlerin düşüncelerine sahip olduğu anlamına gelmeyeceğine, sendika kurmanın ve üye olmanın Anayasal bir hak olduğuna, sendika temsilcisinin en önemli görevinin sendikanın üye sayısını artırmak olduğuna, bunun örgüt hiyerarşisine dahil olmak için delil olamayacağına, müvekkilinin söz konusu bankadaki hesap hareketlerinin normal bankacılık faaliyetleri olduğuna, tarihlerine bakıldığında eylemlerin suç kabul edilmediğinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağına, müvekkilinin üzerine atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Terör örgütü üyelerinin tespitine yönelik yapılan çalışmalarda ... Üniversitesi ......
Mahkemece; davaya bakma görevinin ...Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle 07/10/2013 tarih ve 2013/1129 E. 2013/1181 K. sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiş; iş bu görevsizlik kararı temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine, dosya ...Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş ancak Mahkemece 2013/504 Esas 2014/185 Karar sayılı ilamı ile davanın yargılaması görevinin Sulh Hukuk Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş ve bu kararın kesinleşmesi ile birlikte dosya olumsuz görev uyuşmazlığının sona erdirilmesi amacıyla Yargıtay 17. Hukuk Dairesine gönderilmiş, Dairenin 2014/9679 Esas 2014/9946 Karar sayılı ilamı ile...Sulh Hukuk Mahkemesi yargı yeri olarak belirlenmiş, yargılama ...5. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından yürütülmüş ve 20/02/2020 tarih ve 2014/1071 E. 2020/447 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir....
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, sendikanın Sivas Şubesi’nin kapatılmasına ilişkin bir karar bulunmadığı, davacının yöneticilik görevinin devam ettiği, davacının aynı zamanda sendikanın üyesi olduğu, bu nedenle davacının yöneticilik ücretine hak kazandığı, ödeme yapıldığına dair bir belge sunulmadığı anlaşılmakla, Temmuz 2008 tarihinden 08.07.2010 tarihine kadar davacının aylık 444,00 TL den olmak üzere hak kazandığı yöneticilik ücretinin 10.315,60 TL olduğu, belirtilerek taleple bağlı kalınrak 1000,00 TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının amatör sendika yöneticiliği ücretine hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır Sendika Anatüzüğü “Merkez Yönetim Kurulunun Görevve Yetkileri” başlıklı 22....
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, sendikanın Sivas Şubesi’nin kapatılmasına ilişkin bir karar bulunmadığı, davacının yöneticilik görevinin devam ettiği, davacının aynı zamanda sendikanın üyesi olduğu, bu nedenle davacının yöneticilik ücretine hak kazandığı, ödeme yapıldığına dair bir belge sunulmadığı anlaşılmakla, Temmuz 2008 tarihinden 08.07.2010 tarihine kadar davacının aylık 444,00 TL den olmak üzere hak kazandığı yöneticilik ücretinin 10.315,60 TL olduğu, belirtilerek taleple bağlı kalınrak 1000,00 TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının amatör sendika yöneticiliği ücretine hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır Sendika Anatüzüğü “Merkez Yönetim Kurulunun Görevve Yetkileri” başlıklı 22....
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, sendikanın Sivas Şubesi’nin kapatılmasına ilişkin bir karar bulunmadığı, davacının yöneticilik görevinin devam ettiği, davacının aynı zamanda sendikanın üyesi olduğu, bu nedenle davacının yöneticilik ücretine hak kazandığı, ödeme yapıldığına dair bir belge sunulmadığı anlaşılmakla, Temmuz 2008 tarihinden 08.07.2010 tarihine kadar davacının aylık 444,00 TL den olmak üzere hak kazandığı yöneticilik ücretinin 10.315,60 TL olduğu, belirtilerek taleple bağlı kalınarak 1000,00 TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının amatör sendika yöneticiliği ücretine hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır Sendika Anatüzüğü “Merkez Yönetim Kurulunun Görevve Yetkileri” başlıklı 22....
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, sendikanın Sivas Şubesi’nin kapatılmasına ilişkin bir karar bulunmadığı, davacının yöneticilik görevinin devam ettiği, davacının aynı zamanda sendikanın üyesi olduğu, bu nedenle davacının yöneticilik ücretine hak kazandığı, ödeme yapıldığına dair bir belge sunulmadığı anlaşılmakla, Temmuz 2008 tarihinden 08.07.2010 tarihine kadar davacının aylık 444,00 TL den olmak üzere hak kazandığı yöneticilik ücretinin 10.315,60 TL olduğu, belirtilerek taleple bağlı kalınrak 1000,00 TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının amatör sendika yöneticiliği ücretine hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır Sendika Anatüzüğü “Merkez Yönetim Kurulunun Görevve Yetkileri” başlıklı 22....
Sözleşmesi Kanununun sendika üyeliğinin sona ermesini düzenleyen 19/4. maddesine göre, üyelikten çıkarılma kararı genel kurulca verilebilir. Sendika genel merkez yönetim kurulu kararında süre belirtilmemiştir. Uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve özellikle sendika disiplin yönetmeliğinin 23. Maddesinde yer alan "Kesin olarak yöneticilikten uzaklaştırma cezasının, Sendika yetkili organlarındaki üyelere, soruşturma sonucuna göre Sendikadaki görevinin bir Olağan Genel Kurul dönemi kadar son verildiğinin yazı ile bildirilmesidir." şeklindeki düzenlemenin, Yargıtay 22....
B)Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkil işyerinde 18.11.2008 tarihinde müşteri temsilcisi olarak işe başladığını, 27.01.2014 tarihinden itibaren 4 gün üst üste geçerli herhangi bir mazeret sunmadan işe gelmediğini, bu durumun tutanak altına alındığını, 30.01.2014 tarihinde davacıya gönderilen ihtarname ile mazeretsiz işe gelmediği günler için varsa geçerli mazeretini bildirmesi, belirtilen sürede işe dönmemesi ve mazeret sunmaması halinde iş akdinin devamsızlık nedeniyle feshedileceğinin bildirildiğini, davacının görevinin müşteri temsilcisi olduğunu ancak dönem içinde ihtiyaç doğrultusunda Backoffice sorumlusu olarak da görev yaptığını, ihtiyacın sona ermesi ile tekrar asıl görevi olan müşteri temsilciliği işine dönmesi gerekeceği fikri oluştuğunu, bu fikrin davacıyla sözlü olarak paylaşıldığını, söz konusu iki görevin de hiyerarşik olarak birbirine denk olduğun, işyeri adresinin aynı ve verilen ücretin de eşit olduğunu, buna rağmen davacının...
H) Gerekçe: Taraflar arasındaki iş ilişkinin “bozma sözleşmesi” yoluyla sona erip ermediği hususu uyuşmazlık konusudur. Bozma sözleşmesi (ikale) yasalarımızda düzenlenmiş değildir. Sözleşme özgürlüğünün bir sonucu olarak daha önce kabul edilen bir hukuki ilişkinin, sözleşmenin taraflarınca sona erdirilmesi mümkündür. Sözleşmenin, doğal yollar dışında tarafların ortak iradesiyle sona erdirilmesi yönündeki işlem ikale olarak adlandırılır. İş Kanunu'nda bu fesih türü yer almasa da, taraflardan birinin karşı tarafa ilettiği iş sözleşmesinin karşılıklı feshine dair sözleşme yapılmasını içeren bir açıklama (icap), ardından diğer tarafın da bunu kabulü ile bozma sözleşmesi (ikale) kurulmuş olur. Bozma sözleşmesinde icapta, iş ilişkisi karşı tarafın uygun irade beyanı ile anlaşmak suretiyle sona erdirmeye yönelmiştir. Bu sebeple, ikale sözleşmesi akdetmeye yönelik icap, fesih olarak değerlendirilip, feshe tahvil edilemez....


