nedeniyle sorumlu tutulması gerektiği, önceki dönemlerde kullanılan sahte faturalar nedeniyle hesaplanan vergi ve cezalar ile gecikme faizlerine ilişkin kısımlar yönünden davacının sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığı ve sorumluluk dönemi dışındaki kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, yargı harçlarına ilişkin kısım yönünden ise; davacının 07/05/2013 tarihinde şirketin kanuni temsilciliği görevinin sona erdiği, asıl borçlu şirket adına yapılan cezalı tarhiyatlara karşı davacının kanuni temsilcilik görevi sona erdikten sonra dava açıldığı, davacının kanuni temsilciliğinin sona erdiği tarihten sonra şirket tüzel kişiliği adına açılan davalarda hükmedilen yargı harçlarından, diğer bir deyişle, amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gereken tarihte kanuni temsilci olmayan davacının sorumlu tutulamayacağı açık olup, dava konusu ödeme emri içeriği yargı harçlarına ilişkin kısmında da hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır....
Sözleşme özgürlüğünün bir sonucu olarak daha önce kabul edilen bir hukuki ilişkinin, sözleşmenin taraflarınca sona erdirilmesi mümkündür. Sözleşmenin, doğal yollar dışında tarafların ortak iradesiyle sona erdirilmesi yönündeki işlem ikale olarak adlandırılır. İş Kanununda bu fesih türü yer almasa da, taraflardan birinin karşı tarafa ilettiği iş sözleşmesinin karşılıklı feshine dair sözleşme yapılmasını içeren bir açıklama (icap), ardından diğer tarafın da bunu kabulü ile bozma sözleşmesi (ikale) kurulmuş olur. Bozma sözleşmesinde icapta, iş ilişkisi karşı tarafın uygun irade beyanı ile anlaşmak suretiyle sona erdirmeye yönelmiştir. Bu sebeple, ikale sözleşmesi akdetmeye yönelik icap, fesih olarak değerlendirilip, feshe tahvil edilemez. Bu anlamda bozma sözleşmesinin şekli, yapılması, kapsam ve geçerliliği Borçlar Kanunu hükümlerine göre saptanacaktır....
Merkez Şubesi sekreterliği görevinin amatör kadroya düşürüldüğünü; Sendika yönetim kurulunun bu işleminin iptali için 11.02.2016 tarihinde ... 1....
D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 1994/7512 Karar No: 1996/397 Temyiz İsteminde Bulunan : … Vekili : … Karşı Taraf : … Ticaret Odası Başkanlığı Vekili : … İstemin Özeti : Davacının hizmet ilişkisinin sona erdirilmesine ilişkin … Ticaret Odası Yönetim Kurulunun … günlü … sayılı kararı ile buna dayalı olarak tesis edilen … günlü … sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davayı; işçi sayılan kimselerle işveren veya vekilleri arasında iş aktinden veya iş Kanunundan doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi görevinin iş mahkemelerine ait olduğu, davalı idareye ait lokalde yamak olarak çalışmak üzere davalı idare ile aralarında yapılan hizmet sözleşmesine göre çalışmakta iken lokalin kapatılması üzerine ayrılma tazminatı da ödenerek hizmet sözleşmesinin sona erdirilmesi yolunda tesis edilen işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine tabi olması nedeniyle adli yargı...
Bu durumda, Türk Tabipler Birliği ve sendikalar tarafından, Anayasa Mahkemesi'nce hukuka uygun bulunan bir yasa hükmünün uygulanması niteliğindeki nöbet görevlerinin sona erdirilmesi amacıyla iş bırakma kararları alındığı, bu sendikalara üye olan veya olmayan aile hekimlerince de bu eylemlere destek verilerek nöbet görevine gidilmediği, dolayısıyla, Devlet tarafından, cumartesi günleri vatandaşa sunulması planlanan sağlık hizmetlerinin (aile hekimliği hizmetinin) sunulamadığı anlaşılmaktadır....
Açıklanan maddi ve hukuki olgulara göre, Sendika Tüzüğü gereğince görevleri son bulan profesyonel yöneticilere kıdem ve ihbar tazminatı adı altında ödeme yapılmasının öngörüldüğü, davacının yöneticilik görevinin sona erme tarihinin 05/05/2019 olduğu, buna mukabil kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının talep edildiği davanın ise 03/05/2019 tarihinde açıldığı, her davanın açıldığı tarihteki maddi ve hukuki olgulara göre karara bağlanması gerektiği gözetildiğinde dava tarihi itibariyle davacının Sendika Tüzüğünde kıdem ve ihbar tazminatı adı altında öngörülen alacaklar bakımından talep hakkının doğmadığı açık olduğundan, bu talepler bakımından davanın reddine karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalıdır. 3-Mahkemece davacının ücretinin belirlenmesi konusunda yapılan araştırma da eksik ve hüküm kurmaya yeterli değildir....
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından sendikanın işyerinde 61 çalışana karşın 31 üye işçinin bulunduğu gerekçesi ile çoğunluk tespitine karar verildiğini, işyerinde sendikanın varlığını istemeyen davalı işveren ve vekilleri aracılığı ile çalışanlarının sendikadan vazgeçirmek için önce bir kısım işçinin iş akdinin feshedildiğini, bir kısım işçinin istifasının sağlandığını, dava tarihi itibariyle de işyerinde 31 sendika üyesinden istifa eden ve iş akdi feshedilenlerden sonra Şubat ayında istifa eden 6 işçiden sonra işyerinde 5 sendika üyesinin kaldığını, davalı işveren şirket vekilleri eliyle, işyerinde çalışanlar arasında sendikalı/sendikasız işçi ayrımı yaratarak, işçilik hakları ile çalışanları " terbiye" etmeye yeltendiğini ve uygulamayı da uzun bir süredir de sürdürdüğünü, bu konuda; sendika tarafından üye işçiler üzerindeki sendikal baskının sona erdirilmesi için yazışmalar yapıldığını ve sonuç alınamadığını, sendikanın çoğunluk tespitinden sonra Temmuz ayında belirlenerek...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kayyımlığın Sona Erdirilmesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı ... talep dilekçesinde...köyü 178 parsel sayılı taşınmaz malikine 2008-2340 esas sayılı dosya ile kayyım atandığını, tapuda isim tashihi yapıldığını belirterek, kayyımlık görevinin sona erdirilmesini istemiş; mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Bu hak, sendika veya konfederasyonlardaki yöneticilik görevinin sona ermesinden başlayarak üç ay içinde kullanılabilir. Yönetim kurulundaki ve başkanlıktaki görevleri ile ilgili fiillerinden dolayı hüküm giymiş olanlar bu haktan yararlanamazlar. İşverene düşen pay dahil olmak üzere sosyal güvenlik kurumlarının prim ve aidatlarını ödemeye devam etmek suretiyle ayrıldıkları işyerlerindeki sigortalılık haklarını devam ettirebilirler. Yukarıda gösterilen haklardan sendika şube yönetim kurulu üyeleri ile başkanları da yararlanırlar.” yönünde düzenleme bulunmaktadır 2821 sayılı Kanun'un 29. maddesinde ki bu düzenleme, profesyonel sendikacılık faaliyetinde bulunan işçilerin, bu faaliyetlerinin devamı süresinde iş sözleşmesinin askıda olduğu biçiminde yorumlanamaz....
Dairemizin 02.11.2023 tarihli bozma kararının "Değerlendirme" başlıklı bölümünün (5) numaralı paragrafında, davacının profesyonel yöneticiliğinin sona erdirilmesine ilişkin karar bakımından Sendika Genel Yönetim Kurulunun 26.02.2021 tarihli kararının üçüncü maddesinin iptaline karar verilmesi gerektiği hususu açık bir şekilde belirtilmesine karşın; başkaca kararların da alındığı Sendika Genel Yönetim Kurulunun 26.02.2021 tarihli kararının tamamen iptaline karar verilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2....


