"İçtihat Metni"İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasında Akhisar İcra ile Akhisar 1. Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeniyle yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, sıra cetvelinde sıraya itiraza ilişkindir. Akhisar İcra Mahkemesince, davacının itirazının sıra cetveline şikayet kapsamında değerlendirilemeyeceği ve alacağa da itiraz edildiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Akhisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından ise davacının sıra cetvelinde sırasına itiraz ettiği, alacağın esas ve miktarına itiraz etmediği gerekçesi ile görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasında ... İcra Hukuk ile ... 2. Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeniyle yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, sıra cetvelinde sıraya itiraza ilişkindir. ... İcra Hukuk Mahkemesince, davacının itirazının sıra cetveline şikayet kapsamında değerlendirilemeyeceği ve alacağa da itiraz edildiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından ise, davacının sıra cetvelinde sırasına itiraz ettiği, alacağın esas ve miktarına itiraz etmediği gerekçesi ile görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur. İcra ve İflas Kanununun 142. maddesine göre sıra cetveline itiraz davaları, kural olarak genel mahkemede görülür; itiraz sadece sıraya ve icra müdürünün icra hukuku kurallarına uygun davranmadığına ilişkin ise görev icra mahkemesindedir....
Haciz yolu ile takiplerde düzenlenen sıra cetveline itiraz davalarında ise, kıyasen uygulanması gereken İİK'nın 235/3. maddesi uyarınca sıra cetvelinin iptaline değil, davalıya ayrılan payın, yargılama giderleri ve vekalet ücreti de dahil olmak üzere öncelikle davacıya ödenmesine, artan kısım bulunması halinde, davalıya bırakılmasına karar verilmesi gerekir. Sıra cetveline itiraz davaları sonunda verilen hüküm, sadece davanın tarafları bakımından sonuç doğurur ve verilen kabul kararı ile durumun tespiti ile yetinilmeyip, eda hükmü kurulmalıdır. Mahkemece, sıra cetveline şikayetlerde İcra Mahkemesi'nce kurulması gereken .../... hüküm şekline uygun olarak "sıra cetvelinin iptaline" karar verilmesi anılan hükme uygun nitelikte olmamış ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir....
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, sıra cetvelinin iptaline, davacının alacaklı olduğu dosyanın birinci sırasındaki alacak olduğunun tespitine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- Dava, muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir. Haciz yolu ile takiplerde kıyasen uygulanması gereken İİK'nın 235/3. maddesi uyarınca, sıra cetveline itiraz davalarında sıra cetvelinin iptaline veya davalının sıra cetvelinden çıkarılmasına değil, davalıya ayrılan payın, yargılama giderleri de dahil olmak üzere öncelikle davacı alacağının karşılanmasına, artan kısım bulunması halinde davalıya bırakılmasına karar verilmesi gerekir....
Davanın kabulü halinde niza kaydı silinecek ve bu tutar masaya kabul edilmiş olacak, davanın reddi halinde ise alacak tamamıyla sıra cetvelinden çıkartılacaktır. Bu çerçevede varılan sonuç iflas tarihinde derdest bulunan ve konusu masayı ilgilendiren bir mal ya da hak olan davaların aynen (=tür değiştirmeksizin) devam edeceğidir. Bu noktada derdest davanın sıra cetveline itiraz davasına dönüşeceği ve dönüşmeyeceği olasılıkları çerçevesinde yapılacak yargılama ve davanın sonunda verilecek hükmün niteliği ile bunun masaya ne şekilde kaydedileceği üzerinde de durulmalıdır. Konusu para alacağı olan derdest davaların sıra cetveline itiraz davasına dönüşeceği kabul edildiğinde ortaya çıkan ilk sorun mahkemenin görevi noktasında olacaktır. Sıra cetveline itiraz davalarında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi iken dava diğer mahkemelerde görülürken davalının iflası halinde söz gelimi sulh hukuk ya da tüketici mahkemesi görevsizlik kararı veremeyecektir....
Davanın kabulü halinde niza kaydı silinecek ve bu tutar masaya kabul edilmiş olacak, davanın reddi halinde ise alacak tamamıyla sıra cetvelinden çıkartılacaktır. Bu çerçevede varılan sonuç iflas tarihinde derdest bulunan ve konusu masayı ilgilendiren bir mal ya da hak olan davaların aynen (=tür değiştirmeksizin) devam edeceğidir. -Bu noktada derdest davanın sıra cetveline itiraz davasına dönüşeceği ve dönüşmeyeceği olasılıkları çerçevesinde yapılacak yargılama ve davanın sonunda verilecek hükmün niteliği ile bunun masaya ne şekilde kaydedileceği üzerinde de durulmalıdır. -Konusu para alacağı olan derdest davaların sıra cetveline itiraz davasına dönüşeceği kabul edildiğinde ortaya çıkan ilk sorun mahkemenin görevi noktasında olacaktır. Sıra cetveline itiraz davalarında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi iken dava diğer mahkemelerde görülürken davalının iflası halinde söz gelimi sulh hukuk ya da tüketici mahkemesi görevsizlik kararı veremeyecektir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2022/533 Esas KARAR NO: 2023/276 DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 07/07/2022 KARAR TARİHİ: 29/03/2023 Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; Dava dışı Müflis ----- ve dava dışı ----aleyhine dava dışı---- seri no'lu ------- sayılı dosya ile kambiyo takibi başlatıldığını, söz konusu alacak tüm ferileriyle birlikte müvekkili davacı şirketçe temlik alındığını, iş bu alacağın tahsili amacıyla ------sayılı dosya kapsamında müflis şirket aleyhine -----dosyasına alacak kaydı için başvuru yapıldığını, -----kayıt için dosya kapak hesabı olan 6.971.530,05 TL başvuruda yapıldığını, ancak 3.538.119,20 TL'lik kısmı kabul edilmiş kalan 3.433.410,85 TL'lik kısmı ise yargılamayı...
Sincan Asliye Ticaret Mahkemesi'nce, dava konusu sıra cetvelinin en son 17.07.2010 tarihinde ilan edilmekle ve 15 günlük dava açma süresi de geçmekle kesinleştiği, davanın İİK'nın 235/1. maddesinde bildirilen hak düşürücü süreden çok sonra açıldığı, bu davayı (sıra cetveline itiraz) genel olarak iflas alacaklılarının açabildiği, iflas idare memuru olan davacıların iş bu davayı açamayacakları kanaatine varıldığı, bu durumda aktif husumetin bulunduğundan bahsedilemeyeceği, öte yandan, sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasında husumetin, davanın niteliğine göre iflas masasına (iflas idaresi, ya da iflas dairesi) ve alacağına itiraz edilen alacaklıya yöneltilmesi gerektiği, davalı olarak gösterilen şahısların, görevden ayrılmış olan önceki iflas idaresi memurları olduğu, anılan şahıslara husumet yöneltilerek sıra cetveline itiraz davası açılamayacağı, aleyhlerine varsa görev sırasındaki ihmal ve kusurlarından dolayı tazminat davasının açılması düşünülse bile, somut davada kendilerine...
Taraflar arasındaki karşılıklı sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Asıl ve birleşen davalar sıra cetveline itiraz niteliğindedir. Asıl dava davacısı vekili sıra cetvelinin düzenlenmesinden önce alacak tutarlarının icra müdürlüğünce satış tarihi bildirilmeksizin sorulduğunu ve rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takip dosyasındaki alacak miktarının cetvele alındığını; oysa müvekkili banka alacağının satış tarihi itibariyle alacağının 14.667,39 TL olduğunu ileri sürerek satış bedelinin tamamının müvekkili bankaya aidiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Davacı alacaklı, sıra cetvelinde birinci arada yer alan alacaklının alacağın muvazaalı olduğunu ileri sürerek sıra cetveline itiraz etmiştir. Sıra cetveline itiraz davasında ispat yükü davalı alacaklıdadır. Davalı alacaklının takip konusu alacağının gerçek olduğunu usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerekir. Davacının yaptığı takipten sonra düzenlenen rehin senedinin resmi şekilde ve usulüne uygun olarak yapılması tek başına davalının alacağının mevcudiyetini ispatlamaya yeterli değildir. Mahkemece davalıdan bu yöndeki delilleri sorulup toplanan tüm deliler birlikte değerlendirilerek, varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddinde isabet görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek hâlinde iadesine, 16.12.2009 günü oybirliği ile karar verildi. Aslı gibidir. Karşılaştırıldı. ......


