Şikayet olunan ..., şikayetçinin satış dosyasında alacaklı ve borçlu sıfat olmadığından sıra cetveline şikayete hak ve yetkisinin bulunmadığını, sıra cetveline şikayetlerin sıra cetvelinde kendisine pay ayrılan alacaklılara yöneltilebileceğini, pay ayrılmayan alacaklıların şikayet etmekte hukuki yararının olmadığını savunarak, şikayetin reddini istemiştir. Şikayet olunan ... vekili, şikayetçinin icra dosyasında taraf olmadığını, sıra cetveline itiraz hakkı olmadığını savunarak, şikayetin reddini istemiştir. Şikayetçi ... vekili, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/252 E. sayılı dosyasında açılan tapu iptal davasının sonucunun beklenmesini, mahkeme sonucuna göre sıra cetvelinin tamamen ortadan kalkacağını savunarak, şikayetin reddini istemiştir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/187 Esas KARAR NO : 2021/647 DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 25/02/2021 KARAR TARİHİ : 29/06/2021 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/07/2021 Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile Müflis ... Havacılık Taşımacılık Uçak Bakım Onarım ve Tic....
Davacı vekilinin yaptığı istinaf başvurusunu inceleyen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23.Hukuk Dairesi, ilk derece mahkemesi kararını düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesine, davalının sıra cetveline konu alacağının varlığını takipten önce usulüne uygun delillerle ispat edemediğinden bahisle davanın kabulüne karar vermiştir. İİK'nın 142. maddesinde, cetvel suretinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde her alacaklının takibin icra edildiği mahal mahkemesinde alakadarlar aleyhine dava etmek suretiyle cetvel münderecatına itiraz edebileceği düzenlenmiş ve bu madde hükmü ile sıra cetveline itiraz hakkı takip alacaklılarına tanınmış ise de, her alacaklı bu hakkı haiz değildir. Sıra cetveline yönelik itirazda bulunma yetkisi, takibi kesinleşen ve bedeli paylaşıma konu mal üzerinde haczi ya da rehni bulunan alacaklıda olup, aksi halde sıra cetveline itirazda hukuki yararı yoktur. Hukuki yarar dava koşulu olup, yargılamanın her aşamasında resen nazara alınır....
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. ...)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. ...)Dava, muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir. Bu davalarda iddia; kural olarak, borçlu ile davalı alacaklının anlaşmalı (muvazaalı) biçimde borç ilişkisi oluşturarak, diğer alacaklılardan mal kaçırma amacı güttükleri noktasındadır. Bunun için muvazaalı muamelenin borçlandırıcı işleme göre yapıldığı tarih önem taşır. Muvazaadan söz edilebilmesi için, kural olarak, muvazaalı tasarrufun, diğer alacaklı lehine yapılan borçlandırıcı işlemden sonraki tarihi taşıması gerekir. Muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davalarında ispat yükü, davalı alacaklıdadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayet olunan şirket vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Şikayetçi vekili, şikayet olunan ...’un iflasa tabi kişilerden olmamasına rağmen iflas yoluyla kambiyo senetlerine mahsus iflas yoluyla takip yapıldığını, müvekkilinin alacaklı olduğu takibin icra emrinin tebliğ edildiği gün, şikayet olunanların taraf olduğu takipteki ödeme emrinin icra müdürlüğünde borçluya tebliğ edildiğini, aynı tarihte borçlunun İİK’nundaki sürelerden feragat ederek sıra cetveline konu aracına haciz konulduğunu, bu haczin usulsüz olduğunu, şikayet olunanlar arasında muvazaa olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir....
İcra Müdürlüğü’nün 2009/17181 sayılı takip dosyasından alacaklı-şikayet olunan ... San. Tic. A.Ş.’ye ödenmesine karar verilmiştir. Şikayetçi sıra cetvelinde pay ayrılan alacaklıyı şikayet olunan olarak göstermiş ise de, bu alacaklıya şikayet dilekçesi tebliğ edilmemiştir. İcra Mahkemesi şikayet yoluyla önüne gelen uyuşmazlıklarda duruşma açıp açmamak konusunda İcra ve İflas Kanunu’nun 18 nci maddesi uyarınca takdir hakkına sahipse de, sıra cetveline şikayet yoluyla itirazda takdir hakkını duruşma açmak yönünde kullanması uygun olur. İcra Mahkemesi'nce duruşma açılarak ve sıra cetvelinde pay ayrılan alacaklıya şikayet dilekçesi tebliğ edilerek, iddia ve savunma doğrultusunda toplanan tüm deliler değerlendirildikten sonra bir karar verilmesi gerekirken, evrak üzerinden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir....
Yine, davacı vekilinin aynı iddiaları ileri sürerek, müvekkiline ait taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılması istemiyle icra hukuk mahkemesine yaptığı şikayet üzerine, Nevşehir İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2012/247 E, 239 K sayılı kararı ile haciz şerhinin kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, sıra cetveline itiraz davalarının, sıra cetveline giren ya da girme hakkı bulunduğu halde, sıra cetveline alınmayan alacaklılar tarafından aynı iştirak derecesi içinde bulundukları ya da üst sıralarda bulunan alacaklılara karşı açılabileceği, borçlunun sıra cetveline itiraz hakkı bulunmadığı, borçlu kooperatifin somut olaydaki şikayetinin icra memurunun takip hukukuna uygun olmayan işlemini şikayete yönelik olduğu gözetilerek, icra hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle, HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca, davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde uyuşmazlığın esası ile ilgili hüküm kurulması doğru olmamıştır....
Davalı vekili, davanın mahiyeti itibariyle sıra cetveline itiraz davası niteliğinde olduğunu, ancak yasal bir haftalık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, öte yandan ipoteğin doğmuş ve doğacak bütün borçlara teminat teşkil ettiğini, icra dosyasından 16.011,25 TL alacağı bulunan müvekkiline kesinleşen sıra cetveline göre bu meblağın ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, her ne kadar davacı tarafça alacak davası olarak nitelendirilmişse de, davanın esas itibariyle sıra cetveline itiraz davası niteliğinde olduğu ve sıra cetvelinin davacı vekiline tebliğinden itibaren yasal yedi günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, hukuka aykırı olarak düzenlendiği öne sürülen sıra cetveline göre, icra dairesince davalı bankaya ödenen paranın tahsili istemine ilişkindir....
"İçtihat Metni" Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Tarih : 19.04.2010 No : 515-245 Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Dava, muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir. Davalı vekili, müvekkilinin borçlu ile aralarında mal alım satımı nedeniyle ticari ilişki mevcut olduğunu, müvekkili ile borçlu şirket arasında düzenlenen temlikname ile alacağının garanti altına alındığını bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davalarında ispat yükünün davalı alacaklıda olduğu, davalı yanın alacağın gerçekliğini, takipten önce düzenlenmiş usulüne uygun belgelerle kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir....
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Kemalpaşa2.İcra Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -KARAR- Şikâyet, aleyhine şikâyet olunanın takip dayanağı kıldığı belgenin bono niteliğinde olmadığı iddiasıyla sıra cetvelinin iptaline ilişkindir. İcra Mahkemesince senedin bono vasfında olmamasına rağmen bu hususun borçlu tarafından itiraz konusu edilmediği ve takibin kesinleştiği, bu nedenle şikayetçinin bu durumu iptal sebebi olarak ileri süremeyeceği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş; hüküm şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Sıra cetveline yönelik şikâyetlerin amacı, aynı ya da üst derecede yer alan alacaklıların takiplerindeki icra hukukuna aykırılıkların ileri sürülmesi suretiyle, onların sıradan çıkartılmasını sağlamaktır....


