Somut olayda, Kemalpaşa İcra Müdürlüğünün 2007/448 sayılı icra dosyasında, kambiyo senedi niteliği taşımayan senetle, kambiyo senelerine mahsus haciz yolu ile yapılan takibin iptali gerektiği iddiasıyla sıra cetveline itiraz edildiği anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, alacağın esas ve miktarına ilişkin olmayıp, davalı yanın takip dayanağı yaptığı kambiyo senedinin yasal unsurları taşımadığı hususuna ilişkindir. İİK.’nun 142. maddesinde, “ İtiraz alacağın esas ve miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dairse şikayet yoluyla icra mahkemesine arzolunur.” hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda, yalnızca sıra cetveline itiraza ilişkin olan, alacağın varlığıyla ilgili olmayan uyuşmazlığın İcra Mahkemesi sıfatıyla Kemalpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HUMK.’nun 25. ve 26. maddeleri gereğince Kemalpaşa 2....
İİK'nın 142. maddesinde, cetvel suretinin tebliğinden yedi gün içinde her alacaklının takibin icra edildiği mahal mahkemesinde alakadarlar aleyhine dava etmek suretiyle cetvel münderecatına itiraz edebileceği düzenlenmiş olup, bu madde hükmü ile sıra cetveline itiraz hakkı takip alacaklılara tanınmış ise de her alacaklı bu hakkı haiz değildir...sayılı ilamında da açıklandığı üzere, sıra cetveline itiraz eden alacaklının icra takibinin ve buna bağlı olarak geçerli bir haciz işleminin bulunması gerekir. Sıra cetveline muvazaa nedenine dayalı itirazda bulunma yetkisi, sıra cetvelinde kendisine pay ayrılmış ve haczi düşmemiş bulunan alacaklılara tanınmıştır. Bir diğer ifade ile bedeli paylaşıma konu mal üzerinde haczi ya da rehni bulunmayan ya da haczi düşmüş olan alacaklının, sıra cetveline muvazaa nedeniyle itirazda hukuki yararı yoktur. Sıra cetveli bedeli paylaşıma konu mal üzerinde, satış tarihi itibariyle haczi bulunan alacaklılar dikkate alınarak düzenlenir....
Mahkemece, İİK'nın 142. maddesi uyarınca sıra cetveline itirazın alacağın esasına ve miktarına ilişkin olmadığından dava dilekçesinin görev şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, dosyanın görevli olduğu anlaşılan .... gönderilmesine karar verilmiştir. Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir. Borçluya ait mahcuz satış bedelinin bütün alacaklıların alacağını karşılamaması halinde düzenlenecek sıra cetveline itiraz, alacağın esas ve miktarına yönelikse dava yoluyla genel mahkemede (İİK'nın m.142/1), itiraz sadece sıraya yönelikse şikayet yoluyla İcra Mahkemesi'nde (İİK'nın m.142/son) ileri sürülmelidir....
Borçluya ait mahcuz satış bedelinin bütün alacaklıların alacağını karşılamaması halinde düzenlenecek sıra cetveline itiraz, alacağın sadece esas ve miktarına ya da hem sıraya hem de esas ve miktarına yönelikse dava yoluyla genel mahkemede (İİK'nın m.142/1), itiraz sadece sıraya yönelikse şikayet yoluyla İcra Mahkemesi'nde (İİK'nın m.142/son) ileri sürülmelidir (Aynı yönde Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2016/1152 E. 2016/1988 K.s.ilamı). Somut olayda, davacı alacaklının itirazı hem sıra cetveline itiraz, hem de alacağın esasına yönelik bir itiraz olduğundan görevli mahkemenin Kaş Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından, Kaş Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.10.2023 tarih ... esas ... karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmesi mütalaa olunur....
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından kaynaklanan 62.870,16 TL, İstanbul ... İcra müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından kaynaklanan 61.621,07 TL, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasınından kaynaklanan 49.267,94 TL vekalet ücreti alacakları da hesaplamaya dahil edilmiş ise de kambiyo senetlerine istinaden başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyalarındaki alacağın kredi alacağından bağımsız bir alacak olmadığı nitekim söz konusu kredi alacağından doğan müflis şirket ile ipotek borçluları aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile 1.352.221.75 TL asıl alacak, 77.436.63 TL işlemiş faiz, 21.643.25 TL masraf, 2.703.85 TL BSMV olmak üzere toplam 1.454.005.48 TL miktar üzerinden İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E....
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden; Dava, muvazaa nedenine dayalı sıra cetveline itiraza ilişkindir. Muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davalarında ispat yükü, davalı alacaklıdadır. Davalı alacaklı alacağının varlığını ve miktarını, takipten önce düzenlenmiş ve üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilecek nitelikte olan usulüne uygun, birbirini doğrulayan yazılı delillerle kanıtlamalıdır. Her zaman düzenlenmesi mümkün olan çek ve bono, alacağın varlığını ispatlamaya tek başına yeterli değildir....
Madde uyarınca şikayet veya itiraz yapılmışsa tebligatı alan ve sıra cetvelinde hak sahibi görülen her alacaklı bir bankanın kesin teminat mektubunun dosyaya ibraz ederek payına düşen meblağı tahsil edebileceğinden icra müdürünün kararı dosya ve yasaya uygun bulunduğundan şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir. İİK'nun 142/a maddesi birinci fıkrasında; "sıra cetveline karşı 142. madde uyarınca şikayet veya itiraz yapılmışsa, tebligatı alan ve sıra cetvelinde hak sahibi görünen her alacaklı, bir bankanın kesin teminat mektubunu dosyaya ibraz ederek payına düşen meblağı tahsil edebilir." düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda, dosyada mevcut .... 6. İcra Müdürlüğünün 2008/11676 E sayılı dosyasından düzenlenen 04.12.2014 tarihli sıra cetveline şikayetçi banka tarafından itiraz edildiğini, iş bu sıra cetveline göre 1. Sırada ...... ..... A.Ş nin 2....
Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar. Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa, bu alacağa tahsis edilen hisse dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nisbetinde itiraz edene verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Dava basit yargılama usulü ile görülür. Ancak, itiraz alacağın esas veya miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dair ise şikayet yoliyle icra mahkemesine arz olunur” şeklinde sıra cetveline itiraz ve neticeleri düzenlenmiştir. Somut olayımızda; dava dilekçesindeki anlatıma göre dava alacağın esas veya miktarına yönelik olmayıp sadece sıraya ilişkin olduğundan, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 235/4 maddesindeki açık yasal düzenleme uyarınca görevli mahkeme icra hukuk mahkemesidir....
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının muvazaa iddiasını ispat edemediğini, davalının alacağının 2. sırada olmasının, davacının 3. ve 4. sıradaki icra dosyalarını takipsiz bırakması sonucunda hacizlerin düşmüş olmasından kaynaklandığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, muvazaa nedenine dayalı sıra cetveline itiraza ilişkindir. İİK'nın 142/1. hükmüne göre, cetvel suretinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde her alacaklı takibin icra edildiği mahal mahkemesinde alakadarlar aleyhine dava etmek suretiyle cetvel münderecatına itiraz edebilir. Anılan hükümde yer alan "alakadarlar" ifadesi, kural olarak borçluyu değil, davacı alacaklıdan sıra itibariyle önce olan alacaklıları ifade eder. İtiraz davası kural olarak davacıya göre sıra cetvelinde öncelikli olan ya da aynı derecede hacze iştirak eden alacaklılara yöneltilmelidir....
Somut olaya gelince her ne kadar davacı borçlunun sıra cetveline itiraz etmesinde hukuki yararı olmayıp, ancak alacaklıların sıra cetveline itiraz isteminde bulunabilecekleri hususu da dikkate alındığında, görev hususunun işbu durumdan öncelikle çözülmesi gerektiği, bu açıdan davanın mutlak veya nispi ticari dava olmadığı kaldı ki davacının ileri sürdüğü sebeplerin icra dosyasındaki hesaplama hatasından kaynaklı olup, icra memur muamelesine de şikayet yoluyla da çözülebileceği, bu açıdan dava tarihi itibariyle davaya İcra Hukuk Mahkemesince bakılması gerektiği, ayrıca genel mahkemelerin görevli olduğu düşülse bile az yukarıda açıklanan nedenlerle Asliye hukuk mahkemesinin davaya genel mahkeme olarak bakabileceği düşünülerek 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....


