Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, franchise sözleşmesine dayalı alacak ve tazminat istemine ilişkindir....
maddesinin ikinci fıkrasında "haksız fiillerden mütevellit mesuliyete müteallik hükümler kıyasen akde muhalif hareketlere de tatbik olunur" tarzında yapılan yollamanın kapsamına manevi tazminat da girmektedir. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için, borca aykırı davranışın (alacaklının) kişilik haklarını ihlal ederek bu tarz bir zarara yol açmış olması gerekir. Ancak her borca aykırılık da kişilik haklarını zedelemez. Yapılan açıklamalar nazara alınarak somut olayda manevi tazminatın koşulları oluşmadığı halde ve davacıların iddia ettiği olayların kişilik hakkını (örneğin hayatını, sağlığını, vücut bütünlüğünü, şeref ve haysiyetini) nasıl ihlal ettiği hususu açıklanmadan davacılar lehine manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir....
olayda ise manevi tazminat verilmesini gerektiren bu koşullar gerçekleşmediğinden, davacı şirketin manevi tazminat talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, maddi tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat istemi yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir....
Borçlar Kanunu'nun 49. maddesine göre, kişilik hakları haksız saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat isteyebilir. Aynı Kanun’un 98. maddesi delaletiyle sözleşmeye aykırılık hâlinde de 49. maddenin uygulanacağı duraksamasızdır. Kişinin onuru, saygınlığı gibi kişilik haklarını oluşturan değerlere saldırı hâlinde manevi bir zarar yani kişilik hak ve değerlerinde irade dışında gerçekleşen bir eksilmenin oluştuğunun kabulü gerekir. İhbar ve şikâyet hakkının kullanılması, Anayasa’nın 36. maddesinde düzenlenen hak arama özgürlüğünün doğal bir sonucudur. Şikâyet dilekçesinin içeriğinden davalının Anayasa ile öngörülen şikâyet hakkını kullandığı, kişilik hakkına saldırı niteliğini taşımadığı bu nedenle karşı dava açısından manevi tazminat koşullarının oluşmadığı anlaşılmaktadır. Bu şikâyetin sonucu olarak disiplin cezası verilmemesi de sonuca etkili değildir....
II-Somut olay bakımından iş kazası nedeniyle yaralanan davacı için takdir edilen 110.000,00TL manevi tazminat miktarının fazla olup olmadığı noktasında ise öncelikli olarak manevi tazminat yönünden açıklama yapmakta fayda vardır....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava dosyasında gerçek kişi davalılar ... ve ... yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar ... Genel Müdürlüğü ve .... yönünden ise davacı eşin maddi tazminat isteminin kabulüne, eş lehine 100.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, davacılar anne ve babanın maddi tazminat istemlerinin talepleri ile bağlı kalınmak suretiyle kabulüne, anne ve baba lehine 100.000,00'er TL manevi tazminat ödenmesine, davacı kardeşler lehine 40.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine, birinci birleşen dava dosyasında davacı çocukların maddi tazminat istemlerinin kabulüne, her iki çocuk lehine 130.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine, ikinci birleşen dava dosyasında davacı çocukların maddi tazminat istemlerinin kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ......
Davacı tarafından açılan tazminat davası taraflarca takip edilmediğinden 24/06/2020 tarihine işlemden kaldırılmış olup, 24/06/2020 tarihten itibaren üç aylık yasal süre içinde yenilenmediğinden, HMK 150/5 maddesi uyarınca asıl davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Türk Borçlar Kanunu nun 58/1.maddesinde "Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir." denilmiştir. Davalı-karşı davacı tarafça manevi tazminat isteminde bulunulmuş ise de kişilik haklarının zedelendiği ispat edilemediğinden manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Davalı-karşı davacı tarafça 15/08/2013 tarihli protokol başlıklı evrak sunulmuş ise de; protokolü davacı...adına imzalayan ...'ın davacı-karşı davalı şirketi temsile yetkili kişilerden olmadığı ticaret sicil kayıtlarından anlaşıldığından bu protokol dikkate alınmamıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı maddi ve manevi tazminat ve cezai şart davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, 50.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminat ve 200.000 Dolar karşılığı 240.000 TL cezai şartın tahsiline ilişkindir....
Davalı vekili, uyuşmazlıkla ilgili kesin hüküm bulunduğunu, davacının sözleşme gereğince verilmesi gereken basılı evrak, tabela, totem, logo ve benzeri araçları müvekkiline vermediğini, müvekkilinin sözleşmeye aykırılık nedeniyle davacı hakkında İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava açmasından sonra sözleşmenin feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, HMK'nın 150. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir....
Davacıların davalı tarafça gerçekleştirilen haksız elektrik kesme işlemi nedeniyle zarar gördükleri, sağlıklı beslenemedikleri, evde bulunan elektrikli ev aletlerini kullanamadıkları, yaşam standartlarında olumsuzluk oluştuğu, davacılardan ...’ın eğitiminin aksadığı anlaşılmaktadır. Diğer yandan davalı tarafça gerçekleştirilen haksız elektrik kesintisi, Anayasa’nın 17. maddesinde belirtilen herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip bulunduğu düzenlemesine aykırılık oluşturduğu gibi davacıların sözleşmeye aykırılık (sözleşmenin gereğinin davalı tarafça yerine getirilmemesi) nedeniyle kişilik haklarının da saldırıya uğradığı açıktır. 37. Hâl böyle olunca, olayın vahameti ile tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına göre Yerel Mahkemece davacılar hakkında hükmedilen tazminat miktarları hakkaniyete uygun olup, direnme kararı yerindedir. 38....


