DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME Dava, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararlarının tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece; davalının sözleşmeyi süresinden önce haksız feshi nedeniyle davacının bilirkişi rapor ve ek raporunda tespit edilen zararların tazmini gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 335.960,93 TL'nin davalıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, davalı vekili hükmü istinaf etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi, senet iptali, alacak ve tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, 25.05.2010 tarihinde açtığı işbu davada; Taraflar arasında düzenlenen 21/09/2009 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin feshine, kira bedeline ilişkin verilen senetlerin iptali ile işbu senetlerden ve kira bedelinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, fazla ödenen kira bedelinin iadesi ile yoksun kalınan gelir kaybına yönelik maddi ve manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar, davanın reddini dilemiştir....
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE; Dava, taraflar arasında imzalanan ----- feshi nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasıdır. Davacı, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle davalıya yaptığı ödemenin, iş yerine yapılan masrafların tazminini ve manevi tazminat talep etmiştir. ------- tarih ----- karar sayılı görevsizlik kararı neticesi dosya mahkememize tevzi olmuştur. Davalı ---- yargılama aşamasında vefat ettiğinden yasal mirasçıları davaya dahil edilmiştir. Davada taraf teşkili sağlanmıştır. Tarafların tanıkları dinlenilmiştir....
dışında bırakıldığından bu hususlar hakkında önceki hüküm korunmak suretiyle karar verildiği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile, davalının 09.10.2011 tarih itibariyle temerrüte düştüğünün tespitine, 144.543,50 TL'nin davalı-karşı davacıdan alınarak davacılara verilmesine, her bir davacı yönünden ayrı ayrı 1.206,00 TL kira bedelinin 09.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, karşı davanın kısmen kabulü ile, sözleşmenin feshi talebinin hukuki yarar yokluğundan reddine, 2.000,00 TL fazla imalat bedelinin davacı-karşı davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir....
Belirtilen gerekçelerle, tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; adli yargıda görülen davanın sözleşmenin uygulanması aşamasına ilişkin olduğu ve sözleşmenin uygulanması aşamasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarının adli yargının görev alanı içerisinde bulunduğu, ancak istinaf incelemesine konu davanın ise, fesih işleminin hukuka aykırılığının ortaya konulmasıyla haksız olduğu anlaşılan ve idari yargının görev alanı içerisinde bulunan ihaleden yasaklama işleminden kaynaklanan manevi zararın tazimini istemi yönünden değerlendirme yapıldığı, İdare Mahkemesi kararının davanın kısmen kabulüne ilişkin kısmında usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davalıların istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir....
KARAR Davacılar, davalı ile 28.7.2011 tarihinde .... köyünde 15 günlük devrelerde kullanmak üzere devre tatil satın aldıklarını, 2013 yılı temmuz ayında tatil hakkını kullanmak üzere tesise gittiklerinde, evin yaşanamaz halde, adeta harebe biçiminde bulunduğunu ve tatil yapamadıklarını, bu şekildeki bir tetiste bir daha tatil yapma imkanları bulunmadığından sözleşmenin feshi ile ödedikleri bedel ile manevi tazminatın ödetilmesini istemişlerdir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, sözleşmenin konusunun ayıbı nedeni ile sözleşmenin feshi ve tazminat isteği ile eldeki davayı açmış ve tesisin kullanıma uygun olmadığına ilişkin fotoğrafları dosyaya ibraz etmiştir....
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile taraflar arasındaki sözleşmenin geriye etkili şekilde feshine, istemle bağlı kalınarak 500,00 TL cezai şart alacağının davalıdan tahsiline, davacının menfi zarar ve manevi tazminat istemlerinin reddine dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiş, ... .... Hukuk Dairesinin 08.....2010 tarih 2009/4955 Esas, 2010/6747 Karar sayılı ilamıyla, davacıların tüm davalının diğer temyiz istemlerinin reddine karar verilerek, ifaya ekli cezai şart niteliğinde olan davacının cezai şart isteminin, sözleşmenin geriye etkili feshi nedeniyle reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru görülmeyerek karar davalı yararına bozulmuş, bozmaya uyulmasına karar veren mahkemece, daha önce kesinleşen fesih ve manevi tazminat istemleri hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, menfi tazminat ve cezai şart isteminin reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir....
Bu kapsamda davacının iadeyi gerçekleştirmeden yada tevdi mahali tayin ettirip yedi emine teslim etmeden stoktaki mallara ilişkin bedel talebi uygun olmadığından talebin reddine karar verilmiştir. G-Manevi Tazminat İstemi Davacı vekili sözleşme feshi nedeniyle ticari itibarının zedelendiği gerekçesi ile manevi tazminat isteminde bulunmuş ise de manevi tazminat istemini haklı kılacak bir husu olmadığından bu talebinde reddine karar verilmiştir. Sözleşme olağan bitiş tarihi ile fesih tarihi arasında------ günlük bir süre olması ve buradan doğan zararların istenmesi , ticari hayatta sözleşme kurulmasının doğal olduğu kadar sözleşmelerinde sona erdirilebildiği, sözleşmenin sona erdirilmesinde bir tarafın ticari itibarını zedeleyici, tüzel kişiliği acı elem ızdırap duymasına sebebiyet verici hareketlerin olması gerektiği ancak huzurdaki davada bu unsurların olmadığı anlaşıldığından bu talebinde reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
-TL göstermiş, dava konusunu “Maddi ve manevi tazminat” olarak belirtmiş ve açıklamalar kısmında ise traktörün bedel iadesi ve zararlarının karşılanmamış olduğunu ifade etmiş; davacı vekili 28.11.2013 tarihli dilekçe ile davayı ıslah ederek 42.000,00.-TL ayıplı ürün bedeli, kazanç kaybı bedeli olarak da 300.000,00.-TL talep edildiğini, daha sonra 23.01.2014 tarihinde ıslah harcı yatırılmış olan tarihsiz ve havalesiz dilekçesi ile de talebini ayıplı mal bedeli 42.000,00 TL, manevi ödence olarak 10.000 TL, kazanç kaybı ve uğranılan ticari zararlara karşılık gelmek üzere maddi ödence olarak 290.000 TL talep edildiğini açıklamıştır. Mahkemece; hüküm fıkrasında davanın kısmen kabulüne, 42.000,00-TL araç bedeli ve 69.241,33-TL tazminat olmak üzere toplam 111.241,33-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talep yönünden davanın reddine karar verilmiştir....
vekili 9 nolu celsede dosyanın bilirkişiye gönderilmemesini talep etmiş olup; bu husustaki zarar ispatlanamadığından bu talebin de reddine karar verildiği, manevi zararın da ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, taraflar arasında imzalanan .../10/2019 tarihli Franchise Sözleşmesinin haklı bir sebebe dayalı olmaksızın feshedildiğinin tespitine, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle 140.824,11 EURO franchise bedelinin dava tarihi olan ..../02/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle 62.450,40 TL kar mahrumiyetinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının uğranılan zarar, portföy tazminatı ve manevi tazminata ilişkin taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir....


