WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, manevi tazminat koşullarının gerçekleşmediği anlaşıldığından davacının manevi tazminat talebinin reddine, davacının maddi tazminat talebi yönünden ise 186.594,66 TL kazanç kaybı, 6.778,20 TL damga vergisi alacağı, 116.103,00 TL araç satışından doğan alacak olmak üzere toplam 309.475,86 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 18/07/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. .../......

Mahkemece benimsenen bilirkişi raporlarına göre, teslim edilen makine ve ekipmanların sözleşmeye uygun olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle akdin feshine makine ve ekipmanların iadesi ile davacının 5 adet bono ile borçlu olmadığının tespitine, ödenen 237.635,50 TL’nin ödeme tarihlerinden işleyecek faiz ile birlikte 10.000 TL manevi tazminatın tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Dava konusu makinenin davacı elinde bulunduğu ve karar ile akdin feshi ve davalıya iadesine hükmedilmiştir. Bu durumda ödenen bedel yönünden makinenin iadesi gerçekleşmeden faiz talep edilemez. Faiz ancak iade gerçekleştikten sonra istenebilir....

Kaldı ki, taraflar arasındaki sözleşmenin 4. maddesi son cümlesinde davalı taraf sigorta şirketine tek taraflı gerekçesiz fesih hakkı tanındığı da sabittir. Davalının sözleşme gereği saklı tuttuğu fesih hakkını kullandığı, bu durumda haksız fesihten bahsedilemeyeceğinden davadaki maddi tazminat talebinin reddedilmesi gerekirken maddi tazminat talebinin kısmen kabul edilmesi doğru olmamıştır. Ayrıca, davacının haksız fesihten kaynaklanan manevi tazminat talebi de bulunmakta olup, mahkemece bu talep hakkında olumlu olumsuz bir hüküm kurulmadan karar verilmesi hatalı bulunmuştur. O halde mahkemece yapılması gereken iş; davacının maddi tazminat ile ilgili talebi hakkında ret kararı verilmesi, manevi tazminat ile ilgili talebi hakkında da hüküm kurulmasından ibarettir. Bu nedenle davalı vekilinin temyiz talebinin kabulü ile kararın bozulması gerekmektedir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü....

Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Dosyanın incelenmesinde; davalı/birleşen dosyalar davacısı TTK Genel Müdürlüğü vekilinin, bölge adliye mahkemesince, asıl davada maddi ve manevi tazminat isteminin reddine karar verildiği halde, vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm kurduğunu beyanla, hükmü asıl dava yönünden temyiz ettiği, temyiz edenin davalı sıfatına sahip olduğu davada, sözleşmenin feshi ve tasfiyesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafın 1.000.000,-TL maddi ve 1.000.000-TL manevi tazminat talebinin reddine, alınması gerekli (maddi tazminat davası 44,40 TL + manevi tazminat davası 44,40 TL + sözleşmenin feshi davası 44,40 TL) = 133,20 TL harcın peşin alınan 34.155 TL harçtan mahsubuna, bakiye 34.021,80 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacı...

Mahkemece Yargıtay ilgili Yüksek Dairesi'nin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından sözleşmenin 9.2 b maddesinde öngörülen süre ve şekle uyulmadan feshedildiği, bu nedenle anılan madde hükmü uyarınca davacının üç aylık hizmet bedelini talep edebileceği, davacının manevi tazminat talebinin ise yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın maddi tazminat yönünden 115.449,51 TL üzerinden kısmen kabulüne, manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet sözleşmesi uyarınca, sözleşmenin haksız feshi nedeni ile uğranılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Yanlar arasında imzalanan sözleşmenin 9/b maddesi “Müşteri işbu sözleşmede belirtilmeyen bir gerekçeyi ileri sürerek sözleşmeyi sona erdirmek istediği takdirde asgari 3 ay önceden noter marifeti ile feshi ihbar yapabilir.....” hükmünü içermektedir....

Mahkemece, ”sözleşmenin feshi ile birlikte ancak menfi zararın talep edilebileceği, müspet zarar niteliğinde olan kira kaybı tazminatının talep edilemeyeceği” gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının satış bedeli olarak ödediği bedel olan 3.100.000.000 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davacı, davalı müteahhitten satın aldığı bağımsız bölümün, sözleşmede öngörülen sürede tamamlanarak teslim edilmediğini belirterek, gecikme süresi nedeniyle aylık kira bedeli üzerinden hesaplanacak olan gecikme cezasının ödetilmesi istemiyle eldeki davayı açmıştır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalıdan aldığı iki adet telefon hattı ile hiç konuşma yapmadığı halde aleyhine fatura tahakkuk ettirilerek aleyhine icra takibi yapılıp haciz uygulandığını, açtığı sözleşmenin feshi davasının kabul edildiğini ileri sürerek, yaptığı masraflar, ödemeler v.s. 3.000 YTL. maddi ve 17.000 YTL. manevi tazminatın yasal faizi ile ödetilmesini istemiştir. Davalı, davacının aynı nedenle tazminat talebini de içeren davasının sonuçlanması nedeni ile ortada kesin hüküm bulunduğunu, tazminat koşullarının da oluşmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir....

- K A R A R - Davada davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesine ilişkin anlaşma yapıldığını, davacının sözleşmenin 8.maddesi gereği 140.000,00TL nakit para ödediğini, ayrıca davalının adına Ankara 3.İcra Müdürlüğünün 2012/7708E. Sayılı dosyası aracılığıyla hesabına 90.000,00TL ödeme yaptığını ancak davalının sözleşmede taahhüt ettiği gibi KKİS’ye konu arsanın üzerindeki hacizleri kaldırarak tapuda kendisine devretmediğini belirterek sözleşmenin feshi ile ödediği bedelin iadesi ile birlikte yaptığı masraflar ve mahrum kaldığı kârı talep ve dava etmiştir. Davalı vekili ise, aralarındaki sözleşmenin geçersiz olduğunu, geçersiz sözleşmeye dayanılarak talepte bulunulmayacağını, ayrıca davacı tarafından kendilerine ödenen bir bedel bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir....

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Hukuki niteliği itibariyle, Taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin feshi dolasıyla, feshin haksız olduğunun tespiti, teminat mektubunun iadesi, sözleşmenin feshin tarihinden itibaren teminat tutarına faiz işletilerek davalıdan tahsili, sözleşmenin feshi dolasıyla kar kaybı, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar, hak ediş bedelinin tazminine ilişkin maddi tazminat ve manevi tazminat isteminin şartlarının bulunup bulunmadığına ilişkindir. 6100 Sayılı HMK.'nın 166. maddesi uyarınca, aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar....

UYAP Entegrasyonu