WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Öncelikle 09/01/2012 tarihli sözleşmenin geçerliliği üzerinde durmak gerekmiş olup; mahkememizce alınan 08/09/2014 tarihli bilirkişi raporunda, hukuki taktiri mahkemeye ait olmak üzere bilirkişiler bu sözleşmenin geçerli olmadığını, zira gayri menkul satışına ilişkin sözleşmelerin MK, Noter Kanunu ve Tapu Kanunu gereğince resmi şekle tabi tutulduğunu; noterde satış vaadi şeklinde yapılmayan veya tapuda gerçekleştirilmeyen satış sözleşmelerinin ( adi nitelikteki satış sözleşmelerinin ) geçersiz olduğunu; geçersiz sözleşme içinde kararlaştırılan hususlarında geçersiz olacağını; dolayısıyla geçersiz bir sözleşme ile banka borçlarının üstlenilmesinin mümkün olmadığını bildirmişlerse de, mahkememiz tarafından bu görüş benimsenmemiştir. Gerçekten de mevzuatımız gereği gayri menkul satışına ilişkin sözleşmelerin resmi biçimde yapılması esastır, adi sözleşmeler geçersizdir....

Davalının delil olarak sunduğu sözleşmeler ve Beşiktaş 6. Noterliğinin 16/01/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasındaki sözleşmenin bayilik sözleşmesi niteliğinde olduğu değerlendirilmiş, bayilik sözleşmesine ilişkin olarak, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle açılan alacak davası sözleşmenin feshi tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 146.maddesi uyarınca on yıllık zaman aşımına tabi olup, Davalının zamanaşımı itirazı dava ve cevap dilekçelerinde fesih tarihinin tespiti için gerekli belge bulunmadığından değerlendirilememiş, daha sonra sunulan delillerden sözleşmenin Beşiktaş 6....

neler olduğunu ve dayandığı gerekçeleri ifade ettiği dilekçeyi idareye teslim ettiklerini, hakedişe yapılan itirazın sebebinin ne olduğu ihtiraza kayda bakıldığında zaten açıkça anlaşıldığından gerekçesini aynı gün değil de iki gün sonra iletilmesinin bir hak kaybına sebebiyet verecek bir durum olmadığını, sözleşmenin anahtar teslim götürü bedel ve teklif birim fiyatlı karma bir sözleşme olduğunu, sözleşmenin anahtar teslimi götürü bedel işleri kapsamında proje değişiklikleri olduğunu ve bir takım yeni imalatlar yapıldığını, ancak proje bedellerinin ödenmediğini, bunların idarenin talimatı ile yapılan ilave çalışmalar olduğunu, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 11.6 maddesinin ilave işlere isnat edilemeyeceğini, söz konusu hükmün esas projelerin hazırlanması aşamasına ilişkin olduğunu, ayrıca hükmün birim fiyat işler üzerine kurulduğunu, bu ilave projelerin sözleşmenin anahtar teslimi götürü bedel kısmına ait olduğunu, bu sebeple iş bu maddenin olayda uygulama alanının bulunmadığını, Yapım...

Bu durumda ilke olarak intifa hakkının tapu kayıtlarından kaldırıldığı tarihten itibaren sonlandığı kabul edilerek bu tarihten sonraki dönem için kullanılmayan bedelin iadesine ve ayrıca davalı/ karşı davacının sözleşmenin fesih tarihinden itibaren davacı /karşı davalının intifa hakkına sahip olduğu taşınmazı haksız olarak bir başkasına kullandırarak gelir elde ettiği, davacı /birleşen davalının intifa hakkını kullanması imkanının kalmadığı anlaşıldığından sözleşmenin fesih tarihi olan 18/09/2010 tarihinden intifa hakkının terkin edildiği tarihe kadar olan dönem içinde bedel iadesine karar verilmesinin gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.İadenin kapsamı belirlenmesinde ise; her ne kadar davacı iadenin ödendiği tarihten iade edileceği tarihe kadar güncelleştirilmiş bedelini talep etmiş ise de, Yargıtay'ın benzer uyuşmazlıklardaki emsal kararları ve dairemizce uyulmasına karar verilen Yargıtay 11. Hukuk dairesinin 2022/4360 E. 2024/537 K....

Mahkememizin bu noktada kanaati taraflar arasındaki sözleşmede gelir paylaşımı sözleşmenin esaslı unsuru olmayıp, taraflar esasında esas olan gayrimenkulün belirli bir bedel (2.840.000USD) bedel ile satılması ve bedel ödendiğinde taşınmazın ...’a devredilmesidir. Bu durumda tarafların adi ortaklık ilişkisindeki gibi yan yana menfaat birliği içerisinde değil, menfaatleri karşılıklı olacak şekilde yer aldığı açıktır. Bu durumda taraflar arasındaki ilişkinin adi ortaklık olmadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle davalı ...’ın adi ortak sıfatı bulunmadığından davacıya karşı müteselsil borçlu sıfatının da olmadığı sonucuna varılmıştır....

Mahkememizin bu noktada kanaati taraflar arasındaki sözleşmede gelir paylaşımı sözleşmenin esaslı unsuru olmayıp, taraflar esasında esas olan gayrimenkulün belirli bir bedel (2.840.000USD) bedel ile satılması ve bedel ödendiğinde taşınmazın .....’a devredilmesidir. Bu durumda tarafların adi ortaklık ilişkisindeki gibi yan yana menfaat birliği içerisinde değil, menfaatleri karşılıklı olacak şekilde yer aldığı açıktır. Bu durumda taraflar arasındaki ilişkinin adi ortaklık olmadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle davalı .....’ın adi ortak sıfatı bulunmadığından davacıya karşı müteselsil borçlu sıfatının da olmadığı sonucuna varılmıştır....

asıl davada davacının, sözleşmeler kapsamında geç teslim edildiğini, işin eksik ve ayıplı yapıldığını kanıtlaması gerektiği, birleşen dava dosyasında davacının taraflar arasındaki sözleşmenin iddia ettiği gibi 248.000,00 USD olduğunu ve kendisine sözleşme tutarının eksik ödendiğini kanıtlanması gerektiği, asıl davada davacının taraflarca imzalı 04.12.2017 tarihli ve 170.000 USD bedelli sözleşmeyi sunduğu, bu sözleşmenin 16.4 maddesinde, sözleşmenin bir nüsha olarak düzenlendiğinin belirtildiği, davalı vekilinin taraflar arasında 04/12/2017 tarihinde imzalanan sözleşmenin 248.000,00 USD bedelle imzalandığını iddia etmiş ise de, bu iddiasını ispatlar nitelikte dosya kapsamına delil sunulmadığı anlaşılmakla sözleşme bedelinin 170.000,00 USD+KDV olduğunun kabul edildiği, tüm belgeler ve delillerin toplandığı, teknik inceleme gerektirmesi sebebiyle bilirkişilerden kök ve ek raporlar alındığı, yapılan yargılama sonundan toplanan tüm delillerin bir arada değerlendirildiği, buna göre asıl dava...

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : Dava, davalı kooperatifin ortağı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre, İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK.'...

Ayrıca davacının sözleşmenin feshinden sonra aynı şartlarda aynı bölgede davalı şirketlere benzer tanınırlıkta başka bir bayi ile ne kadar makul süre içerisinde sözleşme yapabileceğinin tespiti ile bu süre kadar ancak ve en fazla sözleşmenin fesih tarihi ile taraflar arasındaki sözleşmenin bitim tarihi arasındaki süre kadar, sözleşmenin feshinden sonra başka şirketler ile makul süreden önce sözleşme imzalamış ise bu süre kadar yoksun kaldığı net kar mahrumiyetini talep edilebileceği gözönüne alınarak hesaplama yapılması ve her bir davalının sorumlu olduğu miktarın belirlenmesi gerekirken bu hususların dikkate alınmaksızın yapılan hesaplamanın hükme esas alınması isabetli olmamıştır....

yapılan işler içerisinde 4.875.780,00-TL’lik kısmının inşaat işleri olduğu, hakedişler incelendiğinde 2014 yılında yapılan işlerin tamamının inşaat işleri olduğu ve hakedişlerde yer alan tutarının KDV hariç 2.440.781,49-TL olduğunun tespit edildiği, fakat faturalardan yapılan kesintilerden dolayı MN gruba ödenen bedelin 2.245.518,97-TL olduğunun tespit edildiği, sözleşmede yer alan teminatlar ve iadesi başlıklı 17. maddesinde %8 teminat kesintisi yapılacaktır ifadesi nedeniyle 2.440.781,49*0,08= 195.262,51-TL kesinti yapılarak 2.245.518,97-TL’nin taşerona ödendiği, sözleşmelerin 10/07/2014, 27/08/2014 ve 26/09/2014 tarihlerinde yapıldığı, her bir sözleşmenin 31/12/2014 tarihinde son bulduğu, fakat 2015 yılına kadar verilen süre uzatımı nedeniyle 2015 yılına sarkan işler için fiyat farkı söz konu olup olmayacağına dair yapılan incelemede; anahtar teslimi götürü bedel üzerinden yapılan sözleşmede süre uzatımı söz konusu olmuş, fakat fiyat farkları ile ilgili sözleşmede yer alan 6. madde gereğince...

UYAP Entegrasyonu