Noterliğinden 16 Kasım 2021 tarihinde keşide edilen ... yevmiye sayılı ihtarnamede açıklanmış olan cayma iradesinin geçerli olmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir. G E R E K Ç E:Dava, FSEK’in 58. maddesi uyarınca caymanın geçersiz olduğunun tespiti ve cayma hakkının iptali davasıdır.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. FSEK’in 58. maddesine göre; mali bir hak veya ruhsat iktisap eden kimse, kararlaştırılan süre içinde ve eğer bir süre tayin edilmemişse icabı hale göre münasip bir zaman içinde hak ve salâhiyetlerden gereği gibi faydalanmaz ve bu yüzden eser sahibinin menfaatleri esaslı surette ihlâl edilirse eser sahibi sözleşmeden cayabilir....
Davacı vekili ise, ticaret hukuku uzmanı bilirkişi atanmasına ihtiyaç olmadığını, taşınmazların devri karşılığında bir bedel ödenmemiş olduğunun tespit edilmiş olduğunu, hisse ---- sonucunda dava dışı ------ gerektiğini, bu tutar ödenmiş olsaydı taşınmaz bedellerinin ödenmiş sayılacağını, ancak ödeme yapılmamış olduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Uyuşmazlık davacı şirkete ----------- davalıya --------- devri işleminde hile hukuki sebebine göre işlemin geçersiz olup olmayacağı noktasında toplanmıştır. Hile ------olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevk etmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Hata da yanılma, hilede ise yanıltma söz konusudur. 6098 s. Türk Borçlar Kanununun (TBK) 36/1. (818 s....
Davacı vekili ise, ticaret hukuku uzmanı bilirkişi atanmasına ihtiyaç olmadığını, taşınmazların devri karşılığında bir bedel ödenmemiş olduğunun tespit edilmiş olduğunu, hisse ---- sonucunda dava dışı ------ gerektiğini, bu tutar ödenmiş olsaydı taşınmaz bedellerinin ödenmiş sayılacağını, ancak ödeme yapılmamış olduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Uyuşmazlık davacı şirkete ----------- davalıya --------- devri işleminde hile hukuki sebebine göre işlemin geçersiz olup olmayacağı noktasında toplanmıştır. Hile ------olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevk etmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Hata da yanılma, hilede ise yanıltma söz konusudur. 6098 s. Türk Borçlar Kanununun (TBK) 36/1. (818 s....
Taraflarca akdedilen 17/08/2018 tarihli sözleşmenin haksız feshedilip feshedilmediği, sözleşme devrinin geçersiz olup olmadığının tespiti,davacının zararının olup olmadığı amacıyla ilgili müzekkereler celbedilmiş ve dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 31/10/2023 tarihli ek raporda özetle;taraflar arasında 20.06.2018 ve 17.08.2018 tarihli 2 adet sözleşme imzalanmış olduğu,bu sözleşmelerin davacı tarafından iddia edildiği gibi davalı ihalesi ile alınmadığı aksine dava dışı ... Uluslararası Nakliyat İhracat ve Ticaret Ltd.Şti.'...
Taraflarca akdedilen 17/08/2018 tarihli sözleşmenin haksız feshedilip feshedilmediği, sözleşme devrinin geçersiz olup olmadığının tespiti,davacının zararının olup olmadığı amacıyla ilgili müzekkereler celbedilmiş ve dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 31/10/2023 tarihli ek raporda özetle;taraflar arasında 20.06.2018 ve 17.08.2018 tarihli 2 adet sözleşme imzalanmış olduğu,bu sözleşmelerin davacı tarafından iddia edildiği gibi davalı ihalesi ile alınmadığı aksine dava dışı ... Uluslararası Nakliyat İhracat ve Ticaret Ltd.Şti.'...
a devredilen 5 payın, muvazaalı devir nedeniyle iptali ile payların bedeli olan 12.250 TL bedel karşılığında davacılar ..., ..., ..., ... ve ... adlarına eşit şekilde ait olduğunun tespiti ile, şirket pay defterinin tesciline, ... tarafından ...'ya devir edilen 20 pay yönünden ise açılan davanın reddine, davalı ... tarafından geri devir sözleşmesindeki 1 yıllı süre dolmadan payları 3. kişilere devredildiğinden, davanın reddedilen kısmı ve TMK'nın 4. maddesi uyarınca 15.000 TL tazminat bedelinin davalı ...'dan alınarak, davacı ...'a verilmesine karar verilmiştir. Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Dava, vefa hakkına dayanarak davalılardan ... ve ... adına kayıtlı anonim şirket hisselerinin davacılar adına kayıt ve tescili istemine ilişkindir....
Esas sayılı icra dosyasında toplam 13.124,87-TL bedel üzerinden davalı ... A.Ş.'...
30.11.2020 tarihine kadar geçerli olduğunun sabit olduğu, bu nedenle de 30.11.2020 tarihinden sonra sözleşmenin ayakta olmadığı, davacının geçersiz sözleşmeden dolayı da alacak talebinde bulunulmasının hukuka aykırı olduğu, geçersiz sözleşme gereği davalı şirket tarafından ödenen 8.450,00 EURO avans ödemesinin de davacı tarafından davalıya iadesi gerektiği, çünkü davalı, davacı şirkete güvenerek avans ödemesi yaptığı, dolayısı ile asıl alacaklı taraf davalı olup bu hususta tüm yasal haklarımızı saklı tutulduğunu, davacının sözleşmeye uygun olarak edimlerini ifa etmediği, davalı şirket sözleşmeye uygun olarak edimini yerine getirerek avans ödemesini yapmış ancak sonrasında davacı şirket sözleşmeye uygun olarak mevcut verilerin ve sahadaki koşulların gözden geçirilmesi ve işlemlerinin yapılması konusunda hizmet vermediği, bilindiği üzere karşılıklı edimleri içeren iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde, taraflardan biri kendi edimini yerine getirmeden karşı taraftan edimini yerine getirmesini...
Somut olayda davacı ile davalı ... arasında "bedel karşılığı arsa tahsis sözleşmesi"nin yapıldığı ve davacı tarafın edimini yerine getirdiği, sözkonusu sözleşmenin başlangıçta geçerli olarak kurulmasına rağmen daha sonra davalı ... tarafından taşınmazın bulunduğu alanda imar değişikliği yapılarak sözleşmenin ifasını kendi kusurlu eylemi ile imkânsız hâle getirdiği anlaşılmaktadır. Bu durumda sözleşmenin ifasının imkânsız hâle geldiği tarihteki davacının gerçek ve güncel müspet zararına hükmedilmesi gerekmektedir (aynı yöndeki değerlendirmeler için bkz. HGK'nın 14.01.2015 tarihli ve 2014/3-8 Esas, 2015/10 Karar sayılı kararı). Bu müspet zararın da sözleşmeye konu taşınmazın bedeli olduğu hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır....
Geçersiz sözleşmelerde ise taraflar 6098 sayılı TBK'nun 77-82. maddeleri uyarınca aldıklarını sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri vermelidir. Taraflar arasında sözleşmenin varlığı hususunda ihtilaf bulunmadığı hallerde yapılan ödemelerde kapora veya araç bedeli şerhinin varlığı halinde bu ödemeler ihtilafsız olan sözleşme kapsamında yapılan ödemeler olarak kabulü gerekecek olup bunun başka bir borcun ifası kapsamında yapılan ödemeler olduğuna yönelik iddia halinde ispat yükü bunu iddia eden kişide olacaktır. (Emsal Yargıtay HGK'nın 10/06/2009 tarih, 2009/19-206 esas ve 2009/246 karar sayılı ilamı) Ancak taraflar arasında varlığı ihtilaflı olan sözleşme kapsamında araç bedeli olarak ödeme yapıldığına ilişkin havale dekontlarında şerh bulunması sözleşmenin varlığına delalet etmeyeceğinden sözleşmeyi ve yapılan ödemelerin bu sözleşme sözleşme kapsamında olduğu iddiasını ödemeyi yapan, somut olayda davacı ispat etmelidir. (Emsal Yargıtay 13....


