WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

muhatap aleyhine keşide etmiş olduğu ihtarname ile sözleşmeyi, yükümlülüklerin yerine getirilmediği iddiasıyla feshettiğini bildirdiğini, davacının ihtarnamede belirtmiş olduğu söz konusu irade beyanı her ne kadar fesih olarak ifade edilmiş ise de sözleşmenin niteliği, T.B.K.m.19/1 hükmü ve yerleşik içtihatlar gereğince fesih (ileriye etkili) değil, sözleşmeden dönme (geriye etkili) yönünde irade beyanı olduğu, sözleşmeden dönme ile borç ilişkisinin geçmişe etkili biçimde sona ereceği ve tasfiye haline gireceği, bu halde tarafların birbirine karşı ifa ettikleri edimlerin (verilenler) T.B.K.m.77 ve devamında düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerince iadeye konu olabileceği, bununla birlikte T.B.K.m.125/son hükmünce sözleşmeden dönen tarafın uğramış olduğu olumsuz (menfi) zararı isteyebileceği, olumsuz zararın sözleşmenin karşı tarafça yerine getirileceğine duyulan güvenin boşa çıkmasından doğan zarar olduğu ve alacaklının sözleşmeyi hiç yapmamış olsaydı uğramayacağı zarar olarak nitelendirilmesi...

-K A R A R- Davacı vekili, müvekkili yüklenici şirket ile davalı tapu malikleri arasında 13.03.2007 tarihinde Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin üzerine düşen edimleri yerine getirmesine rağmen davalıların sözleşmenin özel şartların 5 ve 7. maddeleri uyarınca kendilerine düşen edimleri yerine getirmedikleri ve tapuda devir işlemlerini yapmadıklarını, bu konuda çekilen ihtarnameden de sonuç alınamadığını, müvekkilinin bu nedenle zarara uğradığını ileri sürerek, sözleşme uyarınca müvekkilinin hissesine düşen taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline, ayrıca müvekkilinin uğradığı menfi ve müsbet zarar olarak şimdilik 30.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

Mahkemece, dava dışı kooperatif ile yüklenici firma arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin, kooperatif genel kurul kararalarına dayalı olarak yapıldığı, bu genel kurul kararlarının iptali istemiyle herhangi bir dava açılmadığı, davalıların kooperatif üyelerini hile yoluyla ikna ettiğine ilişkin iddianın da ispat edilemediği, iskan ruhsatı alınması için üyelerden toplanmasına karar verilen 2.000,00 TL'nin 20.05.2007 tarihli genel kurulda kararlaştırıldığı, anılan genel kurul toplantısının iptali istemiyle dava açılmadığı gibi istenilen aidatın kooperatif tarafından ödendiği, bu itibarla davacının tazminat ve menfi tespit isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine, Dairemizin 22.09.2014 tarih ve 2611 E., 5817 K. sayılı ilamıyla onanmıştır....

Esas - 2008/572 Karar sayılı dava dosyasında; DAVA : Menfi Tespit (15.196,00-TL)- Tapu İptali Ve Tescil DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit|İtirazın İptali|Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) DAVA TARİHİ: 17/10/2008 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/04/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 10/05/2025 KAYSERİ 1....

TBK'nın 112. ve devamı maddesine göre; alacaklının, borçludan borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle tazminat isteyebilmesi için, bu yüzden bir zarara uğramış olması gerekir. Sözleşmeden kaynaklanan zarar müspet (olumlu) zarar olacağı gibi, menfi zarar da olabilir. Müspet zarar; Borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki farktır. Diğer bir anlatımla, müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır. Menfi zarar ise, uyulacağı ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması dolayısıyla uğranılan zarardır. Başka bir anlatımla, sözleşme yapılmasaydı uğranılmayacak olan zarardır....

Davalı vekili, dava konusu taleplerin itirazın iptali davasında ileri sürülemeyeceğini, davaların ayrılmasına karar verilmesi gerektiğini, sözleşmenin feshi için önceden ihbar ve ihtar yapılmadığını, bu yönden davaya sebebiyet verilmediğini, munzam zarara ilişkin açıklama yapılmadığını, davacının sözleşmeyi fesheden taraf olması sebebi ile mahrum kalınan kâr talebinde bulunamayacağını, menfi zarar iddiasında bulunabileceğini, Karşıyaka 1....

ilişkin temyiz itirazları yönünden: Dava, davacı kooperatife davalı birlik tarafından yapılan arsa tahsisinin iptali nedeniyle uğranılan menfi ve müspet zararların tazmini istemine ilişkindir....

Sözleşmenin hususi şartlar 9. maddesinde " Depozito olarak 150.000 TL bedelli senedin mal sahibine verildiği", 13. maddesinde de " Kiracı daireyi boşaltıp giderken doğacak herhangi bir zarar ve ziyanı mal sahibi depozitten giderir. Verilen depozit, zarar ve ziyanı karşılamazsa kiracı karşılamayı şimdiden kabul eder. " hususları kararlaştırılmıştır....

TTK.nun 122/5.maddesi uyarınca acentelik sözleşmesinden başka benzer türden sürekli sözleşme ilişkilerinde denkleştirme tazminatı talep edilebilmesi için sözleşmenin tekel hakkı vermesi şartı aranmaktadır. Somut olayda taraflar arasındaki sözleşmede bayilik ilişkisi kurulduğundan ve sözleşmenin 5.1 maddesi gereğince de açıkça tekel hakkı verilmediği belirtilmiş olduğundan davacı tarafından denkleştirme tazminatı talep edilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi ya da vaktinde ifa edilmemesinden doğan alacaklının mal varlığının mevcut durumuyla, borç ifa edilseydi alacağı durum arasındaki farkı; menfi zarar ise sözleşmenin geçerli olarak kurulduğu inancının boşa çıkmasından doğan zararı ifade eder. Somut olayda sözleşmenin süresinden önce davalı tarafından feshi nedeniyle uğranılan zararların tazmini istenebilecek olup, davalının karşılamakla sorumlu olduğu zarar, alacaklının müspet zararıdır....

Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmisinden aşağı olamaz....

UYAP Entegrasyonu