Kanun koyucu bu kuralı rekabet yasağı sözleşmesinin ticarî işletmeyi ilgilendirmesi sebebiyle getirmiş olup; öğretide rekabet yasağı sözleşmesi ile hizmet akdi arasındaki yakın ilişki sebebiyle iş mahkemelerinin görevli olması gerektiği, her hizmet sözleşmesinin mutlaka bir ticarî işletmeyi ilgilendireceğini kabul etmenin mümkün olmadığı, dolayısıyla esnaf düzeyindeki kişinin yaptığı hizmet sözleşmesinde yer alan rekabet yasağının ihlalinden doğan davanın da bu hüküm gereğince mutlak ticarî dava sayılmasının anlamsız olduğu, bu tür bir sözleşmeden doğan uyuşmazlık “öz ticaret hayatına” dair olmadığı gibi çözümünün de ayrı bir uzmanlığı gerektirmeyeceği görüşü de savunulmaktadır (Arkan Sabih, Ticarî İşletme Hukuku, Onuncu Bası, s. 96). Yukarıdaki ayrıntılı açıklamalar göstermektedir ki, iş akdinin devamı sırasında işçinin sadakat borcundan kaynaklanan rekabet etmeme yasağına aykırılık hâlinde, bu tür davalara bakmakla görevli mahkeme iş mahkemesidir....
Buna göre rekabet yasağı sözleşmesinden söz edilebilmesi için ilk olarak işçinin fiil ehliyetine sahip olması ve iş sözleşmesinin kurulması sırasında veya iş ilişkisi devam ederken işçinin sözleşmenin sona ermesinden sonra rekabet etmeyeceğine ilişkin bir hükmün yazılı olarak iş sözleşmesine konulması veya bu konuda ayrı bir sözleşmenin (rekabet yasağı sözleşmesi) yapılması gerekmektedir. Fiil ehliyetine sahip işçi tarafından yazılı olarak yapılan rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için iki temel şartın daha birlikte yer alması zorunludur. Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesinin ilk şartı, işverenin bu sözleşme nedeniyle korunmaya değer haklı bir menfaatinin bulunmasıdır. Zira rekabet yasağının getirilmesindeki amaç, işçinin işyerinde öğrendiği üretim sırlarını veya işverenin işleri hakkındaki bilgisini iş ilişkisi sona erdikten sonra işverenle rekabet edecek tarzda kullanmasının önüne geçilmesidir....
Buna göre BK’nın 348. maddesi kapsamında akdedilecek rekabet yasağı sözleşmesinin geçerliliği için gerekli olan koşullardan bir kısmı sözleşmenin yapıldığı esnada işçinin reşit olması, işverenin bu hususta korunmaya değer haklı bir menfaatinin bulunması şeklinde ifade edilebilir. Ayrıca BK’nın 350. maddesi gereğince rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olması için yazılı şekilde yapılması gerekmekle adi yazılı şekil, sözleşmenin geçerliliği için yeterlidir....
İş sözleşmesi devam ederken işçinin sadakat borcu gereği zaten rekabet yasağı bulunduğundan bu konuda ayrı bir anlaşmanın varlığına gerek yoktur. Rekabet yasağının ihlali halinde işveren, iş sözleşmesine aykırı davranıştan ötürü sözleşmeyi haklı nedenle feshedebileceği gibi, varsa zararının tazminini de isteyebilecektir. Türk Borçlar Kanunu'nun rekabet yasağının sona ermesini düzenleyen 447.maddesinde iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak ya da işçi tarafından haklı nedenle feshedilmiş olması halinde rekabet yasağının sona ereceği düzenlenmiş olup, haklı fesih müessesesinin iş hukuku ilkeleri çerçevesinde ticaret mahkemesince değerlendirilmesinin güçlüğü ortadadır. Uyuşmazlığın kaynağı iş sözleşmesi olduğundan Türk Borçlar Kanununun 444 ve devamı maddelerine dayalı olarak İş Kanunu kapsamında işçi sayılan kişinin, rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali nedeniyle açılan cezai şartın tahsiline ilişkin davalarda iş mahkemeleri görevlidir....
Mahkememizce dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından 21/05/2021 tarihli raporunda; taraflar arasında rekabet yasağı sözleşmesi bulunması dolayısıyla haksız rekabete ilişkin düzenlemelerin yer aldığı TTK'nın 54.vd.hükümlerinin somut olay bakımından uygulama alanı bulamayacağını, taraflar arasında 01/04/2017 tarihinde akdedilen belirsiz süreli iş sözleşmesi 1.12 hükmü dolayısıyla TBK m.444 vd.hükümleri uyarınca rekabet yasağı sözleşmesinin gündeme geleceği, TTK m.444'te yer alan koşulların sağlandığı, bu kapsamda geçerli bir iş sözleşmesinin var olduğu, sözleşmenin 1.12 hükmü uyarınca rekabet yasağı sözleşmesinin yazılı olarak yapıldığı ve işverenin korunmaya değer haklı menfaatinin var olduğu, TTK m.445'de yer alan sınırlamaların yer aldığı, bu kapsamda sözleşmede yer alan "2 yıl süre ile aynı işi aynı sektörde yapamaz" belirlemesi ile davalının davacı ile aynı konuda faaliyet gösteren başka şirketlerde sözleşme konusuyla aynı içerikte faaliyet gösteremeyeceği...
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili; 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunun 5. maddesine göre rekabet yasağının ihlaline ilişkin uyuşmazlığın iş mahkemesince ve iş hukuku kurallarına göre çözülmesi gerektiğinin hükme bağlandığını ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.09.2011 gün ve ...sayılı ilamının da aynı doğrultuda olduğunu, işbu davaya konu olan olayda da iş sözleşmesi hükümlerinin ihlali nedeniyle öngörülen cezai şart alacağının tahsili talebi olması nedeniyle davaya bakmakla görevli mahkemenin İstanbul Nöbetçi İş Mahkemesi olduğunu, rekabet yasağı kaydının geçerlilik arz etmediğini, 6098 sayılı TBK’nın rekabet yasağı koşullarını düzenleyen 444. Maddesine göre “Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.”...
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, hukuki niteliği itibariyle; her iki davalı bakımından TTK'nın 56. maddesi uyarınca haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve tazminat ve hizmet sözleşmesindeki rekabet yasağının ihlali nedeniyle cezai şart alacağının tahsili istemlerine ilişkindir....
Hakim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir." şeklinde amir hüküm olarak düzenlendiğini, geçerli bir rekabet yasağı sözleşmesinden söz edebilmek için bu koşulların hepsinin bir arada olması gerektiğini ve bu koşullardan birinin bulunmaması sözleşmenin mutlak butlanla geçersiz olması neticesini doğurduğunu, dava konusu rekabet yasağı sözleşmesinde süre kısıtlamasının bulunmadığını; süresiz rekabet yasağı içeren sözleşmenin mutlak butlanla geçersiz olduğunu ve davacı lehine hak ve borç doğurmasının da mümkün olmadığını, kaldı ki rekabet yasağı sözleşmesinin işçinin ekonomik geleceğini tehlikeye düşürecek hükümler de içermemesi gerektiğini, dava konusu sözleşmenin süresiz olması sebebiyle müvekkilinin ekonomik geleceğinin de hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek mahiyet kazandığını ve...
Karar sayılı kararı ile; “taraflar arasında düzenlenen ve her iki tarafa da borç yükleyen hukuksal işlem niteliğindeki hizmet sözleşmesinin düzenlendiği tarih itibariyle 818 sayılı BK yürürlükte olup, anılan sözleşmede rekabet yasağı ve bunun ihlali işçi aleyhine tek taraflı olarak cezai şartın kararlaştırıldığı, mahkemece, söz konusu rekabet yasağı ve cezai şart hükmünün rekabet yasağının ihlal edildiği tarihte yürürlüğe girmiş olan 6098 sayılı TBK’nın 20 ve 420. maddeleri gereğince tek taraflı olması nedeniyle geçersiz kabul edildiği, ancak 6098 sayılı kanunun zaman bakımından uygulanmasına ilişkin 6101 sayılı kanunun 1. maddesinde yer verilen geçmişe etkili olmama ilkesi çerçevesinde taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinde yer verilen rekabet yasağının ve bu yasağın ihlali halinde cezai şart öngörülmüş olmasının hukuken geçerli olup olmadığının 818 sayılı BK hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği, 818 sayılı BK’nın 348 ve devamı maddelerinde hizmet sözleşmelerinde rekabet yasağının...
teşebbüslerde çalışmasını yasaklayan rekabet yasağı sözleşmesinin konu bakımından geçerli olamayacağı, davalının davacı şirkette askeri araçlara yönelik olarak çalıştığı anlaşılmıştır....


