GEREKÇE: Dava; rekabet yasağının ihlali iddiasına dayalı cezai şartın tahsiline ilişkin alacak davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf kanunu yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; rekabet etme yasağına ilişkin cezai şart koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.Davacı şirketin altın imalatı alanında faaliyet gösterdiği, davalının davacı şirkette 29.11.2012-01.07.2021 tarihleri arasında "eksper" olarak çalıştığı,taraflar arasında 02.01.2019 tarihinde belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalandığı anlaşılmaktadır.Taraflar arasında düzenlenen 02.01.2019 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinin rekabet yasağı-cezai şart başlıklı 11....
Davalı vekili, iş sözleşmesinde yer alan rekabet yasağına ilişkin düzenlemelerin geçersiz olduğunu, rekabet yasağı sözleşmesinin işçinin hayatını kazanmasını engelleyecek dereceye varmaması ve ekonomik geleceğini haksız şekilde kısıtlamaması, Anayasa ile güvence altına alınmış çalışma hürriyetine aykırı olmaması gerektiğini, müvekkilinin toplam 5 ay 27 gün davacı firmada çalıştığını, bu kadar kısa sürede davacının müşteri çevresi, üretim sırları veya yaptığı işler hakkında bilgi edinmesinin mümkün olmadığını, savunarak davanın reddini talep etmiştir....
İş sözleşmesi devam ederken işçinin sadakat borcu gereği zaten rekabet yasağı bulunduğundan bu konuda ayrı bir anlaşmanın varlığına gerek yoktur. Rekabet yasağının ihlali halinde işveren, iş sözleşmesine aykırı davranıştan ötürü sözleşmeyi haklı nedenle feshedebileceği gibi, varsa zararının tazminini de isteyebilecektir. Türk Borçlar Kanunu'nun rekabet yasağının sona ermesini düzenleyen 447.maddesinde iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak ya da işçi tarafından haklı nedenle feshedilmiş olması halinde rekabet yasağının sona ereceği düzenlenmiş olup, haklı fesih müessesesinin iş hukuku ilkeleri çerçevesinde ticaret mahkemesince değerlendirilmesinin güçlüğü ortadadır. Uyuşmazlığın kaynağı iş sözleşmesi olduğundan Türk Borçlar Kanununun 444 ve devamı maddelerine dayalı olarak İş Kanunu kapsamında işçi sayılan kişinin, rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali nedeniyle açılan cezai şartın tahsiline ilişkin davalarda iş mahkemeleri görevlidir. (Yargıtay 9....
Kanun koyucu bu kuralı rekabet yasağı sözleşmesinin ticarî işletmeyi ilgilendirmesi sebebiyle getirmiş olup; öğretide rekabet yasağı sözleşmesi ile hizmet akdi arasındaki yakın ilişki sebebiyle iş mahkemelerinin görevli olması gerektiği, her hizmet sözleşmesinin mutlaka bir ticarî işletmeyi ilgilendireceğini kabul etmenin mümkün olmadığı, dolayısıyla esnaf düzeyindeki kişinin yaptığı hizmet sözleşmesinde yer alan rekabet yasağının ihlalinden doğan davanın da bu hüküm gereğince mutlak ticarî dava sayılmasının anlamsız olduğu, bu tür bir sözleşmeden doğan uyuşmazlık “öz ticaret hayatına” dair olmadığı gibi çözümünün de ayrı bir uzmanlığı gerektirmeyeceği görüşü de savunulmaktadır (Arkan Sabih, Ticarî İşletme Hukuku, Onuncu Bası, s. 96). Yukarıdaki ayrıntılı açıklamalar göstermektedir ki, iş akdinin devamı sırasında işçinin sadakat borcundan kaynaklanan rekabet etmeme yasağına aykırılık hâlinde, bu tür davalara bakmakla görevli mahkeme iş mahkemesidir....
GEREKÇE: Dava; Rekabet Yasağı sözleşmesinin ihlali nedeniyle cezai şart bedelinin tahsili talebine ilişkindir. Davacı vekili; davalının 1.1.2006 tarihinde İzmir’de çalışmaya başladığı ... ... Traktör ve ... Makineleri Tic. AŞ. nin 2008 yılında kendi şirketleri ile birleştiğini, davacı şirketin 2009 yılında İzmir’de faaliyetini sonlandırarak Ankara ‘da sürdürmeye karar verdiğini, davalının koşullardaki değişikliği kabul ederek 2.2.2009 tarihinde davacı şirketin Ankara merkezinde çalışmaya başladığını, davalı ile aralarında 1.3.2011 tarihli ilave iş sözleşmesi ile Rekabet Yasağı sözleşmesinin düzenlendiğini, davalının 5.12.2011 tarihli istifa dilekçesi sırasında ekipman satış uzmanı olarak görev yaptığını, iş akdini ihbarsız fesh edip ayrıldığını,hemen sonra aynı sektörde faaliyet gösteren ......
GEREKÇE: Dava; Rekabet Yasağı sözleşmesinin ihlali nedeniyle cezai şart bedelinin tahsili talebine ilişkindir. Davacı vekili; davalının 1.1.2006 tarihinde İzmir’de çalışmaya başladığı ... ... Traktör ve ... Makineleri Tic. AŞ. nin 2008 yılında kendi şirketleri ile birleştiğini, davacı şirketin 2009 yılında İzmir’de faaliyetini sonlandırarak Ankara ‘da sürdürmeye karar verdiğini, davalının koşullardaki değişikliği kabul ederek 2.2.2009 tarihinde davacı şirketin Ankara merkezinde çalışmaya başladığını, davalı ile aralarında 1.3.2011 tarihli ilave iş sözleşmesi ile Rekabet Yasağı sözleşmesinin düzenlendiğini, davalının 5.12.2011 tarihli istifa dilekçesi sırasında ekipman satış uzmanı olarak görev yaptığını, iş akdini ihbarsız fesh edip ayrıldığını,hemen sonra aynı sektörde faaliyet gösteren ......
İşçi, akdin yapıldığı zamanda reşit değil ise rekabet memnuiyetine dair olan şart batıldır.” hükmünü haiz olup, madde metninden de anlaşılacağı üzere bu madde sözü edilen sırlara vakıf işçinin sözleşme yapmak şartıyla işten ayrılması halinde aynı işi kendi adına yapmamasını, rakip bir müessesede çalışmamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olmamasını düzenlemektedir. Düzenleme, hizmet sözleşmesi içinde yer almakla birlikte hizmet sözleşmesi süresi içinde yapılmaması gereken bir hususta değil, hizmet sözleşmesinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir. İş sözleşmesinin devamı sırasında rekabet yasağının ihlali şeklindeki sadakatsizlik iş mahkemesinde görülecek bir davanın konusunu oluşturur. Bu rekabet yasağının sözleşmeden veya kanundan kaynaklanmasının hukuki sonuçları ile aynıdır....
Süre konusunda da en fazla bir ya da birkaç yılı aşmayacak şekilde rekabet yasağı öngörülebilir. Aksi durum işçinin ekonomik anlamda yıkımına neden olabilecektir.Rekabet yasağının işverene ait işlerden hangisi ya da hangileri ile sınırlandırıldığı net biçimde belirlenmelidir. Özellikle şirketlerin ticaret siciline kayıt sırasında faaliyet alanlarının geniş tutulduğu ülkemizde, işçinin bütün alanlarda çalışmasının sınırlandırılması mümkün olmaz. İşçinin işverene ait işyerinde yapmakta olduğu işle doğrudan ilgili ve işverenin asıl faaliyet alanına giren işler bakımından böyle bir sınırlama getirilmelidir. İşçi ve işveren arasında rekabet yasağını öngören düzenleme, işyeri devri halinde de kural olarak geçerliliğini sürdürür. Devralan işverenin başka bir amaca yönelmesi ve faaliyet alanını değiştirmesi halinde ise rekabet yasağı sona erer.İşçinin iş sözleşmesinin feshinden sonra rekabet yasağına uyma yükümü, geçici iş ilişkisi sırasında da devam eder....
Somut olayda, --------- belirlendiği, bu surette rekabet yasağı sözleşmesinin içerdiği coğrafi koşul aşırı nitelikte ise de davalının davacı iş yerinden ayrıldıktan sonra 1 yıl dolmadan davacının faaliyet gösterdiği alanda ve aynı il sınırları içerisinde başka bir işletmede işe girmesi karşısında, rekabet yasağının aynı il sınırları içinde geçerli olduğunun kabulü ve coğrafi sınırın aynı il ile sınırlandırılması neticesinde, TBK'nın 444/1 ve 445 maddesindeki hüküm ve koşullar bakımından rekabet yasağı hükmünün geçerli olduğu sonucuna varılmıştır.--------------- Ancak aynı Kanun'un 444/2. maddesi “Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” hükmüne haiz olup, anılan madde hükmü uyarınca rekabet yasağının işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya...
Anılan kararda "Uyuşmazlığın kaynağı iş sözleşmesi olduğundan Türk Borçlar Kanununun 444 ve devamı maddelerine dayalı olarak İş Kanunu kapsamında işçi sayılan kişinin, rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali nedeniyle açılan cezai şartın tahsiline ilişkin davalarda iş mahkemeleri görevlidir. Dairemizin önceki kararlarında işçinin iş sözleşmesi sona erdikten sonrası dönem bakımından rekabet yasağına ilişkin olarak cezai şart ve tazminat davaları bakımından ticari dava olduğu belirtilmiş ise de; konunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla,yukarıda belirtilen açıklamalar uyarınca görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğu belirlendiğinden bu karardan dönülmesi gerektiği anlaşılmıştır." denilmektedir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler....


