Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddine, dava konusu taşınmaza karar tarihi itibariyle davalıların müdahaleleri bulunmadığı anlaşıldığından, müdahalenin önlenmesi yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil davasının davacı ... yönünden payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer bulunduğundan reddine, davacı ... yönünden kabulü ile toplam 4.462,56 TL ecrimisilin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'ten müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ye verilmesine, davalılar ... ve ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler....
Yine paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması durumunda, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri dava açılması hallerinde yine intifadan men koşulu aranmaz. Bu nedenle, davaya konu taşınmazlar yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27.02.2002 tarihli ve 2002/3-131 Esas, 2002/114 Karar sayılı ilamı) Somut olayda; dava konusu daireler, davalı tarafından kiraya verilerek gelir elde edilmediği gibi konut olarak bizzat kullanıldıkları hususunda taraflar arasında ihtilaf da bulunmamaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, müdahalenin men'i yönünden davanın reddine, ecrimisil yönünden açılan davanın reddine, kira bedeli yönünden kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili; ... ilçesi ... Köyü 48 parsel sayılı taşınmazda davalı ve davacının paydaş olduğunu, müvekkilinin kendisine ait payını davalı ...'...
Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince; bilindiği ve gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli 22/4 sayılı İçtihatı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan olumlu zarar ile kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler....
Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı aleyhine açılan ecrimisil davasından sonra da davalının haksız kullanımına devam ettiğini ileri sürerek istemde bulunmuş ise ler de, davalının taşınmazları kullanmadığı savunmasında bulunduğu, taşınmazların kendi kullanımında bulunmadığını ispata yarar 26.11.2013 havale tarihli dilekçesinde belirtilen delillerin kurumlardan istenmesini talep ettiği, dilekçe ekinde yer alan 24.12.2012 tarihli "Protokol " başlıklı ...... Emlak tarafından düzenlenen belgede ...... Sok No:14 te yer alan 10 numaralı dairenin ...... 2011'den bu yana, diğer paydaş ...'nun kira taahhütnamesini imzalamaması nedeniyle kiraya verilemediğinin belirtildiği görülmüştür....
C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ecrimisil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 inci maddeleri, 2. Bilindiği üzere ecrimisil; malikin, kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir nevi haksız işgal tazminatıdır. 3. Hemen belirtilmelidir ki, dava konu taşınmazda taraflar paydaştırlar. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki el atmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil istiyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur....
Bilindiği üzere; paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve ecrimisil isteyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir. Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler....
Davacı vekili; kayden paydaşı olduğu 14 no’lu bağımsız bölümü yeğeni davalının haksız kullandığını, diğer paydaş olan kardeşi ...’ın 01.07.2014 tarihinden itibaren taşınmazı oğlu davalının kullanımına verdiğini, ihtar göndermesine rağmen payına isabet eden bedelin kendisine ödenmediğini, ecrimisil alacağının tahsili için Ankara 8. İcra Müdürlüğünün 2015/4455 Esas sayılı dosyasında yaptığı takibin ise davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek; elatmanın önlenmesine ve 01.07.2014 tarihinden dava tarihine kadar olan 500,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında 20/06/2016 tarihinde ıslah suretiyle 2.849,17 TL ecrimisil talebinde bulunmuştur. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur....
Müvekkili ...’ın davacıya ait herhangi bir taşınmaza müdahalesi yahut ecrimisil hakkı doğuracak bir kullanımının söz konusu olmadığını, 2. Çelişkili tanık ve davacı beyanları esas alınarak verilen kararın bozulması gerektiğini, 3. Davalı ... ile müvekkilinin hukuki durumlarında farklılık bulunmamasına rağmen davalı ... hakkındaki haksız ve kötüniyetli dava reddedilmişken vekil edeni ... aleyhine kısmen kabul kararı verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırılık oluşturduğunu, 4. Somut olayda intifadan men koşulunun da gerçekleşmediğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkin olup uyuşmazlık, kısmen kabul kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenmesini ve/veya ecrimisil isteyebilir....
Bilindiği üzere, ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir....


