Yönetimi tarafından aynı yasanın 11/1. maddesi hükmüne göre 6 aylık süre içinde orman kadastrosuna itiraz davası açıldığından, mahkemece işin esasına girilerek, uzman orman bilirkişileri aracılığı ile yöntemine uygun biçimde orman araştırması yapılarak taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı belirlenip sonucuna göre karar verilmeli ve orman kadastrosuna itiraz davalarına bakan Kadastro Mahkemelerinin orman sınırı içinde kalan taşınmazların tapu kaydını iptal etme yetkisinin bulunmadığı düşünülmelidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 22/03/2010 günü oybirliği ile karar verildi....
Yönetimi tarafından aynı yasanın 11/1. maddesi hükmüne göre 6 aylık süre içinde orman kadastrosuna itiraz davası açıldığından, mahkemece işin esasına girilerek, uzman orman bilirkişileri aracılığı ile yöntemine uygun biçimde orman araştırması yapılarak taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı belirlenip sonucuna göre karar verilmeli ve orman kadastrosuna itiraz davalarına bakan Kadastro Mahkemelerinin orman sınırı içinde kalan taşınmazların tapu kaydını iptal etme yetkisinin bulunmadığı düşünülmelidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 22/03/2010 günü oybirliği ile karar verildi....
, bu nedenlerle, tescil davasında asliye hukuk mahkemesinin, orman kadastrosuna itiraz davasında ise kadastro mahkemesinin görevli olduğunun kabul edilmesi gerektiği, görev yönünün kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında, temyiz aşaması da dahil olmak üzere tarafların her birince ileri sürülebileceği gibi resen de gözetilebileceği, mahkemece anılan yönler göz önüne alınarak; orman kadastrosuna itiraz davasının, tescil davasından ayrılıp, orman kadastrosuna itiraz davası yönünden görevsizliğe karar verilerek tescil davası elde tutulup orman kadastrosuna itiraz davasının sonucunun beklenmesi gerekirken, yargılamaya devamla, yazılı olduğu biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu" açıklanmıştır....
Mahallesi 69 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 16/02/2010 tarihli rapor ve krokide (B1) harfiyle işaretli 1094,59 m²'lik bölüm ile ilgili orman kadastro işleminin iptaline, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ile davalılar Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, on yıllık süre içinde açılan orman kadastrosuna ve 2/B madde uygulamasına itiraz niteliğindedir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... Yönetimi; ... Köyünde 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunun kısmi ilana çıkartıldığını, ancak dava dilekçesine ekli memleket haritasında yeşile boyalı alanın orman sayılan yerlerden olduğu halde orman sınırları dışında bırakıldığını belirterek, bu alanın orman sınırları içine alınması ve 101 ada 1 nolu taşınmaza eklenerek orman niteliğiyle Hazine adına tescili isteğiyle Hazineye husumet yönelterek dava açmıştır....
Köyü 101 ada 294 parselin tesbitinin iptali ile orman niteliğiyle ... adına tesciline, 101 ada 296 parsel hakkında tutanak düzenlenmediğinden ve tapu kayıtlarına orman olarak işlenmiş olduğundan, tesbit gibi orman niteliğiyle ... adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... .... ve müdahil ... .... tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, altı aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir. İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılan yerlerden olduğu anlaşılarak mahkemece davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; dava 296 parsele yöneltildiği halde, 294 parsele yönelik ... tarafından açılmış bir dava bulunmadığı ve bu parsel dava konusu dahi olmadığı halde,kadastro sırasında davacı ......
Köyünde 30/05/2005 tarihinde 60 nolu orman kadastro komisyonunca 6831 Sayılı Yasaya göre orman kadastrosuna başlandığı, bu çalışmanın 07/07/2005 tarihinde sonuçlandırılarak, sonuçlarının 10/08/2006 tarihinde ilan edildiği anlaşılmaktadır. Dava sırasında yapılıp, ilan edilen orman kadastrosu davanın tarafları ve dava konusu taşınmaz yönünden kesinleşmez. Eldeki tescil davası aynı zamanda orman kadastrosuna itiraz davasına dönüşmüştür. Kadastro Mahkemesince bakılacak dava türleri 3402 Sayılı Yasanın 26. maddesinde gösterilmektedir ve 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesine göre bu davalar dışında, altı aylık askı süresi içinde açılan orman sınırlaması ve 2/B madde uygulamasına itiraz davaları da kadastro mahkemesinde görülüp sonuçlandırılır. Bu nedenlerle tescil davasında asliye hukuk mahkemesinin, orman kadastrosuna itiraz davasında ise kadastro mahkemesinin görevli olduğu kabul edilmelidir....
Hukuk Dairesinin 31.05.2001 ... 2001/3882-4631 sayılı bozma ilamında “Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede davanın devamı sırasında orman kadastrosu yapıldığından davanın aynı zamanda orman kadastrosuna itiraz davasına dönüştüğü, eldeki tapu iptali ve tescil davası yönünden mahkeme görevli olmakla birlikte 3373 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 11. madde hükümlerine göre askı süresi içinde açılan orman kadastrosuna itiraz davalarında kadastro mahkemelerinin görevli oldukları, görevin kamu düzenine ilişkin olduğu, temyiz edenlerin sıfatına bakılmaksızın yargılamanın her aşamasında gözetileceği, bu sebeple tapu iptali ve tescil davası elde tutulup orman kadastrosun itiraz yönünden görevsizlik kararı verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak orman kadastrosuna itiraz davası ayrılarak görevsizlik kararı verilmiştir....
Orman Yönetimi ise, 26.10.2009 tarihli dilekçesiyle, çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde kalan bölümünün tapusunun iptali ile Hazine adına tescili isteminde bulunmuştur. Mahkemece, davacı şirketin davasının reddine, Orman Yönetiminin davasının kabulü ile ... köyü, 351 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporuna ekli krokide (A) ile gösterilen 321,40 m²’lik ve (B) ile gösterilen 730,30 m²’lik olmak üzere toplam 1051,70 m²’lik bölümünün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı şirket ile Orman Yönetimi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre, dava; tapu kaydının beyanlar hanesindeki orman şerhinin kaldırılması istemine ilişkindir....
Ayrıca yörede 1953 yılında yapılan arazi kadastro çalışmasında, çekişmeli taşınmazın gerçek kişiler adına tespit edildiği, Orman Yönetiminin taşınmazın orman sınırları içinde kaldığı iddiası ile, tespite itiraz ettiği, Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin 03.06.1964 gün ve 1954/3212-75 sayılı kararı ile, kesinleşen orman kadastrosu dışında kaldığı gerekçesiyle davaya konu yerin tarla olarak gerçek kişi adına tesciline karar verilerek kesinleştiği anlaşılmaktadır....


