Hukuk Dairesinin 11.05.2017 tarihli ve 2015/14112 Esas, 2017/4301 Karar sayılı kararıyla; ".... taşınmazların kesinleşen orman tahdit sınırları içerisinde kalmak suretiyle hukuki değerini yitirdiği belirlenerek taşınmazların orman olan kısımları açısından, davacının tapu iptal ve orman vasfı ile tescil talebi ile oluşan bu zararın davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde, davacı adına olan tapu kaydı iptal edilmediğinden dava tarihinin değerlendirme tarihi olarak esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak mahkemece, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi (tazminat davasının açıldığı tarihte dava konusu taşınmazın davacı adına olan tapu kaydı henüz iptal edilmediğinden değerlendirme tarihi dava tarihi olarak esas alınmalıdır) itibari ile arsa mı yoksa arazi mi olduğu hususunda mahkemece yeterli inceleme ve araştırma yapılmamış, tek bilirkişi tarafından düzenlenen rapora dayanılarak hüküm kurulmuştur. .......
Açıklanan hususlar gözetilerek, mahkemece yargılamaya devam edilip, 6831 sayılı Orman Kanununun 1744 sayılı Kanun ile değişik 2, 2896 ve 3302 sayılı kanunlar ile değişik 2/B maddesi gereğince, nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin değerlendirilmesi, yeni orman alanlarının oluşturulması, nakline karar verilen Devlet ormanları içinde veya bitişiğinde bulunan köyler halkının yerleştirilmesi ve orman köylülerinin kalkındırılmasının desteklenmesi ile Hazineye ait tarım arazilerinin satışına ilişkin usûl ve esasların belirlenmesi amacıyla düzenlenen, 19/4/2012 tarihli ve 6292 sayılı “Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun” hükümleri de gözönünde bulundurularak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir....
Sözü edilen dava, çekişmeli 549 parselin tapu kaydında bulunan "orman sınırı içinde kalmıştır" şeklindeki şerhin silinmesi davası olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Tapu kaydı henüz iptal edilmediğine ve mülkiyetin kaybından sözedilemeyeceğine göre, davacının şu aşamada tazminat isteme hakkı bulunmamaktadır. Her ne kadar orman şerhi tapu maliki davacının tasarruf yetkisini kısıtlar nitelikte ise de ve idare tarafından tapu iptali - tescil davasının açılmasını beklemeye gerek olmadan, tapu maliki tarafından da kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde kalan bölümün, maliki olduğu parselden ifrazı ve bu bölümün mülkiyetinin kaybı nedeniyle doğacak zararın tazminini istemeye engel bir durum bulunmamakta ise de davacının böyle bir talebi bulunmamaktadır....
Bundan başka 1544 sayılı parsel 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi kapsamındaki alan içinde yer almamaktadır. 26.04.2012 gün ve 28275 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe giren 19.04.2012 tarihli ve 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanunun “ 2/A veya 2/B belirtmelerinin terkini ve iade edilecek taşınmazlar” başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulan ve tapuda halen kayıtlı olan taşınmazlardan Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi bulunan veya konulan taşınmazların tapu kayıtlarının bedel alınmaksızın geçerli kabul edileceği ve tapu kütüklerindeki 2/A veya 2/B belirtmelerinin terkin edilerek tescillerinin aynen devam edeceği,...” öngörülmüştür....
Kadastro Müdürlüğünün 26.08.2010 gün ve 1628 sayılı düzeltme kararının iptaline, düzeltme işlemine konu parsellerin orman sayılan kesimlerinin tapularının iptal edilip orman niteliği ile Hazine adına tescillerine karar verilmesi istemiyle davaya katılmıştır.Mahkemece; 3070 sayılı parselin 11.06.2013 tarihli bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen rapor ve krokide (A) harfi ile işaretlenen 1.622,46 m², yüzöçümlü kesiminin kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı, diğer parsellerde yapılan düzeltme işleminin yerinde olduğu gerekçesiyle 3072, 3090, 3091, 3092, 3093 ve 4718 sayılı parsellere yönelik davanın reddine, 3070 sayılı parsele ilişkin düzeltme işleminin iptaline, 11.06.2013 tarihli bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen rapor ve krokide (A) harfi ile işaretlenen 1.622,46 m², yüzöçümlü kesiminin tapu kaydının iptal edilip orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, 3070 sayılı parselin yüzölçümünün 5.889,68 m², olarak düzeltilmesine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine, katılan...
Yönetimi, 609 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığından, tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi; ...., tapu kaydına dayanarak taşınmazın beyanlar hanesindeki orman şerhinin silinmesi istemiyle ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece; dava dosyaları birleştirildikten sonra Orman Yönetiminin davasının kabulüne, ..... tarafından açılan davanın reddine, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ...ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 08.03.2012 gün ve 2012/392-3334 sayılı kararı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; "Mahkemece verilen karar usûl ve kanuna aykırıdır....
Vakfına ait tapulu taşınmazlar yönünden iptal edildiği, vakıf tapusu kapsamı dışında kalan orman tahdidinin halen geçerliliğini sürdürdüğü, taşınmazların orman olarak sınırlandırılmasına ilişkin 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun, 7 numaralı orman kadastro komisyonunca yok sayılıp, 1976 yılında yeniden yapılan orman kadastrosunda çekişmeli parsellerin önce orman sınırları içinde kabul edilip 2 nci madde gereği Hazine adına orman sınırı dışında bırakılması, yapılan itirazlar üzerine bu sefer orman sınırları dışında (ziraat alanında) bırakılması işleminin hiçbir yasal dayanağı olmayıp, 1942 yılından beri orman sınırları içinde olan bir taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2 nci veya 2/B maddesi gereği orman sınırları dışına çıkarılmasının ancak idarece usulüne uygun şekilde yapılacak işlemle mümkün olduğu, idarenin yaptığı bir tasarruf olmadan mahkemelerin orman sınırı içinde kalan bir taşınmazı orman sınırı dışına çıkarmasının mümkün olmadığı, somut olayda her ne kadar 1976...
Vakfına ait tapulu taşınmazlar yönünden iptal edildiği, vakıf tapusu kapsamı dışında kalan orman tahdidinin halen geçerliliğini sürdürdüğü, taşınmazların orman olarak sınırlandırılmasına ilişkin 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun, 7 numaralı orman kadastro komisyonunca yok sayılıp, 1976 yılında yeniden yapılan orman kadastrosunda çekişmeli parsellerin önce orman sınırları içinde kabul edilip 2 nci madde gereği Hazine adına orman sınırı dışında bırakılması, yapılan itirazlar üzerine bu sefer orman sınırları dışında (ziraat alanında) bırakılması işleminin hiçbir yasal dayanağı olmayıp, 1942 yılından beri orman sınırları içinde olan bir taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2 nci veya 2/B maddesi gereği orman sınırları dışına çıkarılmasının ancak idarece usulüne uygun şekilde yapılacak işlemle mümkün olduğu, idarenin yaptığı bir tasarruf olmadan mahkemelerin orman sınırı içinde kalan bir taşınmazı orman sınırı dışına çıkarmasının mümkün olmadığı , somut olayda her ne kadar 1976...
Asliye Hukuk Mahkemesi 17/06/2011 tarih 2009/415 – 2011/233 sayılı kararının infazı için Tapu Müdürlüğüne başvurduklarını ancak Tapu Müdürlüğünce, mahkeme kararında Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescili ibaresi bulunmadığı için dava konusu ... ada ... sayılı parselin müvekkili adına tescil edilmediğini, infazda çıkan bu tereddüttün giderilmesi için, 17/06/2011 tarih 2009/415 E. – 2011/233 K. sayılı karara, "2003/924 E. – 2004/180 K. sayılı kararla iptal edilip Hazine adına tescil edilen taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek ... adına tesciline" ibarelerinin eklenmesi suretiyle tavzih isteğinde bulunulmuştur....
Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 ... Kanun) uyarınca uyarınca oluşan tapu kaydının iptali ve tescil, terditli bedel davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... ile davacı ... mirasçıları ... ve ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir....


