İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, çekişmeli taşınmazın fiili kullanıcısının kullanım kadastrosunun yapıldığı tarihte eldeki davanın tarafları olarak belirlendiği, Hazinenin de taşınmazı fiili kullanıcı olarak tespit edilen taraflara 1/4 er hisse olarak sattığı, davacıların satış işleminden önce açılmış bir davasının bulunmadığı, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazların Hazinenin mülkiyetinden çıkıp üçüncü şahıs adına tapuya tescil edildikten sonra tapu iptaline yönelik davanın dinlenme olanağı bulunmadığı ve davalılara ait tapu kaydının idarece yapılan satış işlemi neticesinde oluştuğundan dayanak satış işlemi iptal edilmedikçe tapu kaydının iptali ve tescil istemli dava açılamayacağı gibi yeni maliklere karşı zilyetlik iddiası ileri sürülemeyeceği, dava konusu taşınmaz satılarak mülkiyeti Hazine uhdesinden çıktığından satın alan gerçek kişiye ait tapu kaydına zilyetlik şerhi verilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle açılan davada hukuki yararının...
Buna göre; 31/08/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 2. maddesi gereğince, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin değerlendirilmesi, yeni orman alanlarının oluşturulması, nakline karar verilen Devlet ormanları içinde veya bitişiğinde bulunan köyler halkının yerleştirilmesi ve orman köylülerinin kalkındırılmasının desteklenmesi ile Hazineye ait tarım arazilerinin satışına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amacıyla kabul edilerek 26/04/2012 gün 28275 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6292 sayılı Kanunun 7/1-a bendinde; “Tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulan ve tapuda halen kişiler adına kayıtlı olan taşınmazlardan Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi bulunan veya konulan taşınmazların tapu kayıtları bedel alınmaksızın geçerli kabul edilir ve tapu kütüklerindeki 2/A veya 2/B belirtmeleri terkin edilerek tescilleri aynen devam eder; aynı gerekçeyle...
Mahkemece; davanın kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin olduğu, taşınmazların tapu kaydına şerh düşülmesi dışında idarece fiilen el atmanın olmadığı, 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Kanunun 21. maddesiyle Kamulaştırma Kanunun geçici 6. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca davanın idari yargıda görülmesi gerektiği gerekçesiyle asıl ve ek davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi ve taşınmazın orman sınırları içine alınması nedeniyle uğranılan zararın, 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır....
Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı şerhi yazılmak suretiyle Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra, taşınmaz 6292 ... Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 ... Kanun) uyarınca 30.10.2013 tarihinde ...'...
Hukuk Dairesince; davacılar adına 13.700 m² yüzölçümlü ve zeytin bahçesi niteliğiyle tapu siciline kayıtlı 287 parsel sayılı taşınmazın 8.545 m² ve 2.863 m² (10/04/2007 tarihli bilirkişi raporu eki krokisinde B ve C ile işaretli bölümler) bölümlerinin Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan yerlerden olduğu gerekçesiyle tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline karar verildiği, hükümde 2863 m² olarak belirtilen kısmın yüzölçümünün 3055 m² olarak tashih edildiği, hükmün dereceattan geçerek 29/12/2008 tarihinde kesinleştiği ancak hükmün henüz tapu sicilinde infaz edilmediği, her ne kadar TMK 705/2 maddesi gereğince mahkeme hükmünün kesinleşmesinden itibaren mülkiyet Hazineye geçmiş ise de, 6292 sayılı Yasanın 7/1-a maddesi uyarınca “Tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulan ve tapuda halen kişiler adına kayıtlı olan taşınmazlardan Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi bulunan veya konulan taşınmazların...
Vakfına ait tapulu taşınmazlar yönünden iptal edildiği, vakıf tapusu kapsamı dışında kalan orman tahdidinin halen geçerliliğini sürdürdüğü, taşınmazların orman olarak sınırlandırılmasına ilişkin 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun, 7 numaralı orman kadastro komisyonunca yok sayılıp, 1976 yılında yeniden yapılan orman kadastrosunda çekişmeli parsellerin önce orman sınırları içinde kabul edilip 2 nci madde gereği Hazine adına orman sınırı dışında bırakılması, yapılan itirazlar üzerine bu sefer orman sınırları dışında (ziraat alanında) bırakılması işleminin hiçbir yasal dayanağı olmayıp, 1942 yılından beri orman sınırları içinde olan bir taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2 nci veya 2/B maddesi gereği orman sınırları dışına çıkarılmasının ancak idarece usulüne uygun şekilde yapılacak işlemle mümkün olduğu, idarenin yaptığı bir tasarruf olmadan mahkemelerin orman sınırı içinde kalan bir taşınmazı orman sınırı dışına çıkarmasının mümkün olmadığı, somut olayda her ne kadar 1976...
Kadastro Mahkemesince; taşınmazın evveliyatının kesinleşmiş orman sınırları içinde kaldığı ve 1976 yılında ormandan Hazine adına çıkarıldığı gerekçesiyle Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın deracattan geçerek kesinleştiğini, müvekkilinin 6292 sayılı Kanun uyarınca yeri satın almak istediğini, ancak tapu kaydında 2/B şerhi olmadığı için kullanım belirtmesi ve satışının yapılamadığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan yerlerden olduğunun ve 30.12.2011 öncesinden beri müvekkilinin zilyetliğinde olduğunun tapu kaydına şerh verilmesini talep ve dava etmiştir....
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve 52.404,00-TL maddi tazminatın, 13/09/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini isteğine ilişkindir. Tazminat isteğine dayanak ... Köyü (Mahallesi), 5363 ada 2 parsel sayılı 524,04 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tapuda “arsa” vasfıyla davacıların murisi ile dava Hazine adına hisseli olarak kayıtlı iken, Orman Yönetimi tarafından açılan tapu iptal ve tescil istemli dava nedeniyle ... 3....
Anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 09/07/2020 tarih ve E:2018/5330, K:2020/3327 sayılı kararıyla, dava konusu taşınmazın tapu kaydının, Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle Hazine tarafından açılan davalar sonucunda iptal edilerek, taşınmazın 2/A veya 2/B niteliğinde Hazine adına tescil edilmediği, aksine taşınmazın öncesinin orman olduğu gerekçesiyle tapusunun iptal edildiği ve orman vasfıyla Hazine adına tescil edildiği, bu nedenle taşınmazın (daha sonradan Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmış olsa dahi) 6292 sayılı Kanunun 7. maddesinde iade edilecek taşınmazlar arasında sayılmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, aksi yönde verilen Mahkeme kararında ise hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin kabulü ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca kararın bozulmasına karar verilmiştir....
yayınlanan 27.02.2002 gün ve 2002/1-19/97 sayılı kararında kabul edildiği gibi taşınmaz 1944 yılında orman kadastro sınırı içine alındığından, kök parsele revizyon gören tapu kayıtlarının hukuki değerini yitirdiği, orman içinde kalan ya da orman sınırı dışına çıkartılan alanlarda tapu kayıtlarına değer verileceğine ilişkin 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 45. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 01/06/1988 gün 31/13 ve 14/03/1989 gün 35/13 ve 13/06/1989 gün 7/25 sayılı kararları ile iptal edildiğinden, davalı kişilerin dayanacağı hiç bir yasal yol bulunmadığı, aslı orman olan taşınmazlar hakkında özel mülk olarak oluşturulan tapu kayıtları yolsuz tescil niteliğinde olduğundan, sahibine hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı, bu tür tapu kayıtlarının Hazine ve Orman Yönetimi tarafından hiç bir süreye bağlı kalmadan açılacak davalar sonucu iptal edileceği, yine öncesi orman niteliğinde olan taşınmazlarda M.Y.'...


