Aynı Kanunun 39. ve Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 35/1. maddeleri uyarınca, kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiç bir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamaz, ancak olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddî hatalar nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir. Kayıt düzeltilmesi, aile kütüğüne işlenmiş kaydın bir kısmının düzeltilmesi veya değiştirilmesidir. Nüfus kütüklerindeki doğru olmayan kayıtların düzeltilmesi için mahkemeden karar alınması zorunludur....
Aynı Kanunun 39. ve Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 35/1. maddeleri uyarınca, kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiç bir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamaz, ancak olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddî hatalar nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir. Kayıt düzeltilmesi, aile kütüğüne işlenmiş kaydın bir kısmının düzeltilmesi veya değiştirilmesidir. Nüfus kütüklerindeki doğru olmayan kayıtların düzeltilmesi için mahkemeden karar alınması zorunludur....
dan olma 1911 doğumlu olarak nüfus kaydı bulunan "... ..." olma ihtimalide mevcut olmakla sözü edilen bu kişinin mirasçıları tespit edilerek husumetin onlara tevcihi sureti ile davanın hasımlı biçimde yürütülmesi gerekir iken sadece tapu idaresine husumet tevcihi ile düzeltme yapılmasının istenmesi doğru olmayıp dava açıklanan bu nedenle de redde mahkum olduğuna göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 23.09.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Babalık karinesinden faydalanma söz konusu olmaksızın, kocanın nüfus kütüğüne kaydedilen çocukla koca arasında soybağının kurulması söz konusu olmadığı için, böyle bir durumda çocuk ile koca arasında soybağının bulunmadığının tespitine yönelik olarak açılacak dava, soybağının reddi davası değil, yanlış kaydın düzeltilmesi amacına yönelik kayıt düzeltme davasıdır (TMK m. 39). Ömeğin kocanın eşi dışında bir başka kadın tarafından doğrulan çocuğu, eşinden doğmuş gibi nüfus kütüğüne kaydettirmesi ya da evliliğin sona ermesinden üçyüz gün geçtikten sonra doğan çocuğun üçyüz günlük süre içinde doğmuş gibi nüfusa kaydettirilmesi hallerinde durum böyledir. Nüfus kayıt düzeltmesi davalarına gelince: Kişisel durumlardaki değişikliklerin nüfus kaydında belirtilmesi ve doğru olmayan kayıtların düzeltilmesi, "nüfus kayıtlarının düzeltilmesi'’ davalarının konusunu oluşturur....
Babalık karinesinden faydalanma söz konusu olmaksızın, kocanın nüfus kütüğüne kaydedilen çocukla koca arasında soybağının kurulması söz konusu olmadığı için, böyle bir durumda çocuk ile koca arasında soybağının bulunmadığının tespitine yönelik olarak açılacak dava, soybağının reddi davası değil, yanlış kaydın düzeltilmesi amacına yönelik kayıt düzeltme davasıdır (TMK m. 39). Örneğin kocanın eşi dışında bir başka kadın tarafından doğrulan çocuğu, eşinden doğmuş gibi nüfus kütüğüne kaydettirmesi ya da evliliğin sona ermesinden üçyüz gün geçtikten sonra doğan çocuğun üçyüz günlük süre içinde doğmuş gibi nüfusa kaydettirilmesi hallerinde durum böyledir. Nüfus kayıt düzeltmesi davalarına gelince: Kişisel durumlardaki değişikliklerin nüfus kaydında belirtilmesi ve doğru olmayan kayıtların düzeltilmesi, “nüfus kayıtlarının düzeltilmesi” davalarının konusunu oluşturur....
ın Hilmi ve Safiye kızı olmasına rağmen nüfus kaydında Selim ve Hacer kızı 1889 doğum tarihli olarak yazılmış olduğunu, gerçek annesi Safiye'nin doğum tarihinin 1881 olarak göründüğünü, bu durum çelişkili gibi görünüyorsa da, 1898 doğumlu babası Mehmet'ten duyduğu kadarı ile halasının babasından beş yaş büyük olduğunu, bu nedenle halasının 1893 doğumlu olması gerektiğini bildirerek; 01.07.1889 doğum tarihli Selim ve Hacer kızı ...'ın Hilmi ve Safiye'den olma 1889 doğum tarihli olarak nüfusa kayıtlı iken Artvin İli Murgul İlçesi ... Köyü Cilt:10, Hane:93 de kayıtlı ... evlenmiş olarak nüfus kaydının düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece, ...'...
Nüfusta kayıtlı anne ve baba adının gerçeği yansıtmadığı ve bu nedenle gerçek anne ve baba adının yazılması istemiyle açılacak ve nüfusa kayıtlı bulunan hanenin de değiştirilmesi sonucunu doğuracak davalarda, esasen iki iddia bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi, çocuğun kayden anne olan kadından değil, başka bir anneden doğduğu; ikincisi ise, kayden baba olarak gözüken kişinin genetik baba olmadığı iddiasıdır. Bu davada, kayden anne gözüken kişinin çocuğu doğurmadığı, genetik annenin başka bir kadın olduğunun tespit edilmesi halinde, yukarıda sözü edilen babalık karinesi aksi yönde işleyecek ve “genetik annenin kocası olmayan” kayden babanın, babalık sıfatı kendiliğinden ortadan kalkacaktır. Mahkemece belirlenen genetik annenin, çocuğun doğduğu tarihte evli bulunduğunun anlaşılması halinde, TMK'nın 285. maddesinde yazılı babalık karinesi nedeniyle genetik annenin kocası olan erkek, kendiliğinden baba sıfatını kazanacaktır....
Babalık karinesinden faydalanma söz konusu olmaksızın, kocanın nüfus kütüğüne kaydedilen çocukla koca arasında soybağının kurulması söz konusu olmadığı için, böyle bir durumda çocuk ile koca arasında soybağının bulunmadığının tespitine yönelik olarak açılacak dava, soybağının reddi davası değil, yanlış kaydın düzeltilmesi amacına yönelik kayıt düzeltme davasıdır (TMK m. 39). Ömeğin kocanın eşi dışında bir başka kadın tarafından doğrulan çocuğu, eşinden doğmuş gibi nüfus kütüğüne kaydettirmesi ya da evliliğin sona ermesinden üçyüz gün geçtikten sonra doğan çocuğun üçyüz günlük süre içinde doğmuş gibi nüfusa kaydettirilmesi hallerinde durum böyledir. Nüfus kayıt düzeltmesi davalarına gelince: Kişisel durumlardaki değişikliklerin nüfus kaydında belirtilmesi ve doğru olmayan kayıtların düzeltilmesi, "nüfus kayıtlarının düzeltilmesi'’ davalarının konusunu oluşturur....
Sulh Hukuk Mahkemesinin 1982/190 esas, 1986/316 karar sayılı ilamı ile hükmen ... adına yapıldığı, anılan dava dosyasında ...’ın vekili aracılığıyla davayı açtığı, dosyada vekaletnamenin yer almadığı, yine dava konusu taşınmazın hükmen tescili öncesinde itiraza konu 2375 parselin kadastro tutanağı ile tespitin dayanağı 17.01.1953 tarih, 7 ve 8 nolu tapu kayıtlarının ilk tesisinden itibaren tedavüllerini içerir şekilde dosya içinde bulunmadığı, öte yandan; eldeki davada ilgili nüfus müdürlüğünden Mehmet kızı ... adında başka bir kişinin nüfusa kayıtlı olup olmadığının sorulmadığı gibi zabıta araştırmasının da yapılmadığı görülmektedir....
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; Davacı, murisi adına kayıtlı olan 61 parsel numaralı taşınmazda malikin "..." olarak yazılı olan soyisminin "... olarak düzeltilmesi isteğinde bulunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. İstem konusu yapılan 61 parsel numaralı taşınmaz 1954 yılında yapılan taksim ile... adına tescil edilmiş olup tescilin dayanağını oluşturan akit tablosunun incelenmesinde; taşınmazın öncesinde bir bütün ve müşterek olarak ......ile ... mülkiyetinde iken, kadastroca düzenlenen kroki uyarınca ikiye bölünerek 162.59 metrekarelik kısmın ......adına tescil edildiği, ilgililerince ibraz edilen nüfus teskereleri suretine göre ...'ın...ve ...oğlu 333 ...Köyü 17 hanede nüfusa kayıtlı olduğu anlaşılmıştır....


