Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında talebin kabulü yoluna gidilmelidir. Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; mahkeme tarafından yapılan inceleme ile toplanan delillerin hüküm vermeye yeterli ve elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca; yukarıda değinilen ilkeler ve olgular doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılması, öncelikle ilgili Nüfus Müdürlüğü'nden 1899 doğumlu ...'nin babası ...'nin nüfus kayıtlarının (altsoy ve üstsoy kayıtlarını da içerir şekilde) temin edilmesi, dava konusu 178 ada 3 parsel sayılı taşınmazın evveliyatı da tapulu olmakla dayanak Eylül 1934 tarih 590 nolu tapu kaydının getirtilmesi, lüzumu halinde tanıkların da katılımı ile taşınmaz başında yeniden keşif yapılması, tapu maliki ''... oğlu ...'nin'' 1899 doğumlu 1930 tarihinde ölen ...'nin oğlu ... (....) mi, yoksa 1899 doğumlu 1930 tarihinde ölen ...'...
Somut olayda, mahkemece hükme yeterli bir araştırma ve inceleme yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur.Şöyle ki; kayıt malikinin nüfus kaydı ve mirasçıları bulunup bulunmadığı Nüfus Müdürlüğünden araştırılmamış, birleştirilen davada davacılar tarafından sunulan 02.07.1973 tarihli tapulama komisyonu kararı tapu müdürlüğünden temin edilmeden sonuca gidilmiştir.Hal böyle olunca; öncelikle tarafların mirasbırakanlarına ilişkin veraset ilamlarının temin edilmesi, birleştirilen davada davacılar tarafından sunulan 02.07.1973 tarihli tapulama komisyonu kararının tapu müdürlüğünden araştırılarak değerlendirilmesi, getirtilecek belgelerdeki verilerden yararlanmak suretiyle kayıt malikinin nüfus kaydının (ölü ... oğlu ...) ve mirasçıları bulunup bulunmadığının Nüfus Müdürlüğünden araştırılması, mahallinde yeniden keşif yapılarak taraf tanıklarının yeniden dinlenmesi ve her bir taşınmazı kimin hangi tarihten beri ne şekilde tasarruf ettiğinin tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi, ondan...
Somut olayda, davacıların kendi nüfuslarında kayıtlı bulunan İkbal'in anne ve babası olduğunu iddia ettikleri, ... ve ... arasında evlilik ilişkisi bulunduğundan baba Mustafa Ekinci'ye yönelik dava da nüfus kaydının düzeltilmesi davası olup görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. (HGK 13.04.2016 gün 2014/18-717 sayılı kararından). Bu nedenle, davacılar tarafından açılan davanın nüfus kayıt düzeltim davası olarak kabul edilmesi ve işin esası hakkında inceleme yapılması gerekirken, baba ...'ya yönelik talep yönünden mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi, doğru görülmemiştir....
SULH HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/11/2013 NUMARASI : 2013/1137-2013/1369 Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkin olup mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Tapu Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, dava konusu 289 ada, 5 parsel sayılı taşınmazda kayıt maliki olduğunu, tapu kaydının malik hanesinde baba adı “Yusuf” olmasına rağmen kadastro tespit çalışmaları sırasında hatalı olarak “Durmuş” yazıldığı iddiasıyla tapu kaydının nüfus kayıtlarına uygun olarak düzeltilmesi isteği ile eldeki davayı açmıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Nüfus kaydında düzeltim istemine ilişkin davada Sürmene Asliye Hukuk (Aile Mahkemesi sıfatıyla)ve Sürmene Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Dava, hatalı nüfus kaydının düzeltilmesi istemine ilişkindir. Sürmene Asliye Hukuk Mahkemesince (Aile Mahkemesi sıfatıyla), isim değiştirilmesi isteminin 6100 sayılı H.M.K.'nun 382/2-a-2'de çekişmesiz yargı işi olarak düzenlendiği, H.M.K. 383. maddeye göre çekişmesiz yargı işinde görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir....
nin nüfusuna kayıt ve tescil edildiğini belirterek 5490 sayılı Nüfus Kanunun 36. maddesi gereğince nüfusta gerekli düzeltmelerin yapılmasını talep etmiştir. Dosya içinde mevcut nüfus kayıtlarından, anne-baba adının değiştirilmesi talep edilen çocuğun doğum tarihinde, iddia edilen genetik annenin yine iddia edilen baba ile evli olduğu anlaşılmaktadır. O halde, yukarıda açıklanan ilkeler karşısında dava, nüfus kayıtlarında düzeltim yapılması davasından ibarettir. Bu nedenle uyuşmazlığın, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36/...-a maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesince çözümlenmesi gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın ... ve .... maddeleri gereğince ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 18/06/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Nüfus Kayıt Düzeltim İstemli Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar Nimet ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacılar vekili dava dilekçesinde; nüfus kaydında davacıların babası ...'...
DAVALI : Çorlu Nüfus Müdürlüğü Taraflar arasındaki nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin davada Çorlu 2. Asliye Hukuk ve Çorlu 1. Aile Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, davacının babası S..'ın nüfus kayıtlarında bekar olarak gözüktüğü, S..'ın babası olduğuna dair mahkeme kararı bulunduğu, kendi nüfus kayıtlarında baba hanesinde ''S..'' isminin yazdığı ancak, babasının kütüğünde kızı olarak gözükmemesi nedeniyle nüfus kayıtlarında bağ kurulamadığı iddiasıyla açılan nüfus kayıtlarının düzeltilmesi istemine ilişkindir. Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesince, uyuşmazlıkta soybağı hükümlerinin uygulanması gerektiği ve Aile Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Aile mahkemesi tarafından ise, nüfus kayıt düzeltim davası olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Yabancı ülkede ölen TC uyruklu S..'...
'in nüfus kaydının incelenmesinde, ... isiminde oğlu ile ... isminde kızının bulunduğu anlaşılmaktadır. Nüfus kaydının düşünceler kısmında "...'nin aynı köy 6 hanede kayıtlı " ... oğlu ..." ile evli olduğu ve ayrıca ... de kayıtlı "..." adlı çocuğu bulunduğu yazılıdır. ...'ın nüfus kaydının incelenmesinde, kaydın düşünceler bölümünde aynı köy 19 hanede kayıtlı ... ve ... kızı "..." ile evli olduğu yazılıdır". ./.. 2009/12815-13266 -2- Ayrıca ...'nin çocuğu olduğu bildirilen "...'ın nüfus kaydının incelenmesinde, babasının ..., annesinin ... olduğunun yazılı olduğu ve kaydın düşünceler bölümünde de Haymana Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.12.1979 tarih 1979/403-798 Esas ve karar sayılı ilamı ile annesinin ... ve ... kızı ... olduğunun yazılı olduğu görülmüştür. Dosya içinde mevcut Polatlı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2001/1015-999 Esas ve Karar sayılı veraset ilamına ilişkin dosyada mevcut doğum kağıdının 2....
Nüfus sicilinin düzeltilmiş olması hısımlık ve mirasçılığa ilişkin kanuni sonucunu doğuracaktır. Bu kanuni sonuç nüfus kaydının düzeltilmesi davasının soğbağının düzeltilmesi davasına dönüşmesi sonucunu getirmez. Öte yandan.... tarafından nüfus kayıt düzeltim davasına karşı özel görevli Aile Mahkemesinde görülen soybağı düzeltim davasını karşı dava olarak açabilme imkanı tartışmalıdır. Yine.... tarafından Aile Mahkemesinde açılan soybağı düzeltim davasının Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen nüfus kayıt düzeltim davası ile birleşmesi imkanı HMK 166 aynı düzey ve sıfattaki mahkeme şartını öngördüğünden, bu şartı taşımadığından birleştirme kararı alınması da düşünülemez. Sonuç olarak.... tarafından açılmış harcı ödenmiş soybağı düzeltim davası da bulunmadığından varılan sonuca isabetli kabul etmeğe imkan yoktur....


