KARAR Davacı, mirasbırakan dedesinin kayıt maliki olduğu 667 ada 19 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında adının ve soyadının “....” olarak yazıldığını, nüfus kayıtlarına uygun şekilde adının ve soyadının “....” olarak düzeltilmesini talep etmiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar Dairece; " ... kayıt malikine ait nüfus kayıtlarının ... İlçe Merkez Nüfus Müdürlüğü'nde bulunamaması nedeniyle Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nden de araştırılması gerektiği, kabule göre de bu tür davalar da yasal hasım olan Tapu Müdürlüğü'nün yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı..." gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiştir. Bilindiği üzere; tapu kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalarda mevcut kayıtların nüfus kayıtlarına uygun şekilde düzeltilmesi esastır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU KAYDININ DÜZELTİLMESİ Taraflar arasında görülen davada; Davacı, iştirak halinde maliki olduğu 1365 ve 2369 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydında tarla vasfında olduğu yazılı ise de taşınmazın üzerinde muhtelif çiftlik evleri, garaj, aile kabristanı ile yetişmiş ağaçların bulunduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazların niteliğinin fiili duruma göre tapu sicilinde düzeltilmesi isteğinde bulunmuştur. Davalılar, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava konusu isteğin idari yoldan gerçekleştirilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...’in raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- 1- Davalı ......
Nüfus kayıtlarının düzeltilmesi ve nüfus kayıtlarına yönelik tespit davaları kamu düzeni ile yakından ilgili olduğundan, mahkemelerin hiçbir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunluluğu bulunmaktadır. Bu bakımdan hakim re'sen araştırma ilkesinin sonucu olarak kendiliğinden delil toplama yetkisine sahiptir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgeler ile iddianın ileri sürülüş şekline göre Türk vatandaşı olan davacının Mardin İli Artuklu İlçesi Diyarbakırkapı Mahallesi Cilt No:2, Hane No: 114, BSN: 29 ile ... ve...'dan olma 01.07.1941 Mardin doğumlu olarak 15.07.1941 tarihinde nüfusa tescil edilen ... olduğu, nüfus kaydına göre medeni halinin bekar olduğu, nüfus kaydında hiçbir nüfus olayı olmadığı, aynı hanede kendinden başka anne, babası ve kardeşlerinin kayıtlı olduğu, aynı kişi olduğu ileri sürülen ......
-KARAR- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 27.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
-KARAR- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin j. Bendi gereğince Tapu Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına 17.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Nüfus hizmetlerinin uygulanmasına ilişkin yönetmeliğin 72. maddesinde belirtildiği üzere; nüfusta kaydı bulunmayanların ölüme ilişkin resmi veya özel sağlık kurumları veya kamu kurum ve kuruluşlarının kayıtlarına dayanılarak düzenlenmiş herhangi bir ölüm kaydı bulunmadığı takdirde nüfus kütüklerine tescilin yapılması kanunen mümkün değildir. Nüfusa kaydedilmeden ölmüş veya herhangi bir nedenle nüfusta kaydı bulunmayan kişilerin tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi mümkün değil ise de bu gibi durumlarda tapu malikinin davacının murisi ile aynı kişi olduğunun ispatlanması halinde "çoğun içerisinde az da vardır" kuralı gereğince bu yönde bir "tespit kararı" verilmelidir. Somut olayda mevcut duruma göre "..."...
Nüfus hizmetlerinin uygulanmasına ilişkin yönetmeliğin 72. maddesinde belirtildiği üzere; nüfusta kaydı bulunmayanların ölüme ilişkin resmi veya özel sağlık kurumları veya kamu kurum ve kuruluşlarının kayıtlarına dayanılarak düzenlenmiş herhangi bir ölüm kaydı bulnmadığı takdirde nüfus kütüklerine tescilin yapılması kanunen mümkün değildir. Nüfusa kaydedilmeden ölmüş veya hergangi bir nedenle nüfusta kaydı bulunmayan kişilerin tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi mükün değil ise de bu gibi durumlarda tapu malikinin davacıların murisi ile aynı kişi olduğunun ispatlanması halinde çoğun içerisinde az da vardır " kuralı gereğince bu yönde bir "tespit kararı "verilmelidir. Somut olayda mevcut duruma göre "...'...
Güneşli Şubesi nezdinde bulunan hesaptan keşide edilen çekin karşılıksız çıkması nedeniyle, gönderilen ve tebliğ edilen ihbar mektubuna rağmen çek karnesini bankaya iade etmediğinden bahisle adı geçen sanık hakkında kamu davası açılmış ise de, Bağcılar 1. Sulh Ceza Mahkemesinin sanığın nüfus kaydını talep eden; 01.12.2000 tarihli ve 2000/512 sayılı yazısına, Urla İlçe Nüfus Müdürlüğünün 29.11.2000 tarih ve 3764 sayılı cevabi yazısıyla "müzekkerede adı geçenin kütük kaydı olan Saraylı Köyü ilçemize bağlı bulunmadığından iade edilmiştir" şeklinde, yazısına, Konak İlçe Nüfus Müdürlüğünün 07.06.2007 tarihli ve B0500NÜV435650.1819.109.02.2007-16660 sayılı yazısı ile "müzekkerede adı geçen kişinin kaydı, verilen bilgiler doğrultusunda merkezi bilgisayar sisteminde aranmış fakat bulunamamıştır....
Aynı Kanunun 39. ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 35. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiç bir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamaz. Ancak olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddî hatalar nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir. Kayıt düzeltilmesi, aile kütüğüne işlenmiş kaydın bir kısmının düzeltilmesi veya değiştirilmesidir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/105 Esas, 2024/104 Karar 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 40 ıncı ve Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 18 inci maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede; Her ne kadar mahkemelerce karşılıklı olarak yetkisizlik kararı verilmiş ise de nüfus kaydının düzeltilmesi istenilenin Türkiye'deki sakin olduğu yer, Türkiye'de sakin değilse Türkiye'deki son yerleşim yerinin tespiti amacıyla kolluk araştırması yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, nüfus kaydının düzeltilmesi istenilenin Türkiye'deki sakin olduğu yer, Türkiye'de sakin değilse Türkiye'deki son yerleşim yerinin tespiti amacıyla kolluk vasıtasıyla, dosyada mevcut bütün adreslerde dahil edilerek araştırma yaptırıldıktan ve nüfus kaydının düzeltilmesi istenilenin sakin olduğu yer, Türkiye’de sakin değilse Türkiye’deki son yerleşim yeri adresi tespit edildikten sonra yargı yeri belirlenmesi amacıyla dosyanın gönderilmesi gerekmektedir....


