"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, 20.04.2012 gününde verilen dilekçe ile mirasçılık belgesinin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın görev yönünden reddine dair verilen 11.03.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, noter tarafından düzenlenen mirasçılık belgesinin iptali isteğine ilişkindir. Mahkemece, 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonra açılan mirasçılık belgesinin iptali davalarında asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmiştir....
Ancak, Noterlerin, Noterlik Yasasının 162.maddesi uyarınca, sorumlu tutulmaları için kusurlu olmaları aranmamaktadır. Diğer bir anlatımla, noterin sorumluluğu kusursuz sorumluluğa dayanmaktadır. Zarar gören, zararla eylem arasında uygun illiyet bağı bulunduğunu kanıtladığı takdirde, noter ortaya çıkan zarardan sorumludur. Kusursuz sorumluluğun tüm hallerinde, uygun illiyet bağının zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusuru ile ve beklenmeyen bir halin (mücbir sebebin) varlığı halinde kesileceği, gerek teoride ve gerekse yargısal kararlarda kabul edilmiş bulunmaktadır. 1512 sayılı Noterlik Kanununun; (...). maddesi gereğince “Noterlik bir kamu hizmetidir....
Noterlerin yaptıkları hizmet dolayısıyla sorumlulukları, hâlen yürürlükte bulunan 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 162. maddesinde hüküm altına alınmış olup; stajyer, katip ve katip adayları tarafından yapılmış olsa bile noterlerin, bir işin yapılmamasından veya hatalı yahut eksik yapılmasından dolayı zarar görmüş olanlara karşı sorumlu oldukları, noterin, ödediği miktar için, işin yapılmaması, hatalı yahut eksik yapılmasına sebep olan stajyer veya noterlik personeline rücu edebileceği hükme bağlanmıştır. Noterlik Kanunu’nun 162. maddesinde kusurdan söz edilmemiştir. Bu sebeple, noterlerin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır. Noter katibinin noterlik faaliyeti kapsamına giren bir işte kusuruyla zarara yol açması durumunda, bu zarardan noter, Noterlik Kanunu'nun 162.maddesine göre kusursuz, çalışanı olan noter katibi ise TBK'nın 49. maddesi uyarınca sorumlu olur....
Davaya dayanak yapılan sözleşme, Türk Borçlar Kanununun 29. maddesi, Borçlar Kanununun 213. maddesi ile Medeni Kanunun 706 ve Noterlik Kanununun 89. maddeleri hükmü uyarınca, noter önünde re'sen düzenlenmş resmi şekil şartına uygun geçerli bir sözleşme olduğundan davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmüştür. Ancak dava konusu 6099 parsel sayılı taşınmazın 10/200 payı dava dışı Musa Yıldırım adına kayıtlı olduğu halde tüm tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili doğru görülmemiş ise de bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK’nın 370. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm sonucunun birinci paragrafında "...ili, ... ilçesi, İ......
Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, karşı dava ise mülkiyet hakkına dayanılarak açılan elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil isteğine ilişkindir. Kaynağını Borçlar Kanunu'nun 22. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Borçlar Kanunu'nun 213. maddesi ile Türk Medeni Kanunu'nun 706 ve Noterlik Kanunu'nun 89. madde hükümleri uyarınca noter önünde resen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaad alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Medeni Kanunun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptal ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir....
nin talebi ile düzenlediğini beyan ettiği anlaşılmakla sanığın diğer sanıklarla birlikte suç kastı ile suça konu belgeleri düzenlediği yönünde mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığından beraati yerine kuruluş işlemlerinin sanığa ait muhasebe bürosunda takip edilmesi şeklindeki yetersiz gerekçe ile sanığın mahkumiyetine hükmedilmesi, 2)Kabule göre de; a)Şanlıurfa .......
Asıl dava, TMK'nın 1007. maddesi gereğince tazminat istemine, birleşen dava ise 1512 sayılı Noterlik Kanununun 162. maddesine dayalı noterin sorumluluğuna ilişkin maddi tazminat davasıdır....
Bu sözleşmeye dayanarak tapu iptali ve tescil talebi ile dava açılmıştır. Taraflar arasındaki satış sözleşmesine konu taşınmazların tapulu olduğu yönünde bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Tapulu taşınmazın satışına dair sözleşme resmi biçimde yapılmadığından hukuken geçersizdir (T.M.K. 705, B.K. 213, Tapu K. 26 ve Noterlik K.60 maddeleri). davacı kendisine düşen edimi yerine getirdiğini ispat edemediği gibi, resmi biçimde yapılmayan geçersiz sözleşmeye dayanılarak tapu iptali ve tescil talep edilmesi de mümkün olmadığından, davacının tapu iptali ve tescil istemine ilişkin davasının reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulması isabetsizdir. Ancak; davalılardan ..., 16.06.2014 tarihli dilekçe ile davayı kabul ettiğini beyan etmiştir. Her ne kadar sonradan hükmü temyiz etmiş ise de, kabul mahkeme huzurunda ve usulüne uygun olduğundan hukuki sonuçlarını doğuracaktır....
plaka sayılı aracın ruhsatı ve araç sahibinin kimliği notere ibraz edilerek satış işlemlerinin tamamlandığını, aracın ruhsatının sahte olmadığının tespit edildiğini, aracın ruhsat sahibinin nüfus cüzdanının suretinin alınması gerekirken alınmadığını, noterin burada görev ihmali olduğunu, davalı ...'...
un (4.475,95 TL asıl alacak, 647,40 TL işlemiş faiz, 37 TL BSMV ve 53,16 TL noterlik masrafı olmak üzere) toplam 5.208,88 TL borcunun olduğunun görüldüğü gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının Bitlis İcra Müdürlüğünün 2007/208 E sayılı takip dosyasında (takip talebinde belirtilen her bir alacak kaleminin talebe bağlı kalınması neticesinde ayrı ayrı değerlendirilmesi sonucunda) icra takibinin (4475,95 TL asıl alacak, 647,40 TL işlemiş faiz, 32,37 TL BSMV ve 53,16 TL noterlik masrafı olmak üzere) 5.208,88 TL'lik kısmına yapmış olduğu itirazın iptaline, 5.208,88 TL'lik kısım itibari ile icra takibinin devamına, 241,56 TL'lik kısım itibari ile davacının itirazın iptali davasının reddine, 241,56 TL'Lik kısım yönünden icra takibinin iptaline, asıl alacak olan 4.475,95 TL'ye takip tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar değişen oranlarda T.C....


