den tahsilini talep etmiştir.Davalı ...1.Noterliği cevabında; olayda davalı noterin bir kusurunun bulunmadığını, davadışı ...'ın ağır kusuru nedeniyle, satış işleminin yapıldığını, davalı noterin eylemi ile doğan zarar arasındaki illiyet bağının kesildiğini, ... 1.Noterliğinde düzenlenen vekaletnamenin aslı ilgilisine iade edildiği için bu vekaletname üzerinde iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığının tespit edilemediğini, noterlerin teyit yükümlülüklerinin bulunmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.Mahkemece, ... 1.Noterliğinin vekaletnamesinin aslının ilgilisine iade edilmesi nedeniyle, iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılamadığı, ...'ın ağır kusuru nedeniyle satış işleminin yapıldığı, davalı noterin eylemi ile doğan zarar arasında illiyet bağının kesildiği gerekçesiyle davalı noter hakkındaki davanın reddine, diğer davalı ...'...
Özata'ya teslim ettiği, bu kişiden aracı kiralayan dava dışı 3. kişilerin Ankara 47.Noterliğince düzenlenmiş sahte vekaletnameye dayanarak Denizli 4.Noterliği'nin 16.07.2008 tarih 16815 yevmiye nolu satış sözleşmesiyle davacıya ait aracı İsa Dağ isimli kişiye sattıkları, ilgi şahıslar hakkında Denizli 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2008/439 esas sayılı dosyasında yargılamanın sürdüğü , davacının 10.07.2008 tarihinde aracı kira geliri elde etmek amacıyla kiralama şirketine teslim ettiği , daha sonra gelişen olaylar karşısında aracını 19.11.2011 tarihinde adına tekrar tescil yaptırabildiği, bu suretle davacının yaklaşık 3,5 yıl gelir elde etme amacından yoksun kaldığı ,dava konusu satışın gerçekleştirilmesi aşamasında , davalı noterin gerekli denetim ve özen görevini yerine getirmediği için sözkonusu zararın doğduğu iddiasıyla davalı notere tazminat davası açılmıştır . Davada, noterin kusursuz sorumluluğu gereğince uğranılan zararın tazmini talep edilmektedir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen noterin hukuki sorumluluğu davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile usule ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 1.178,00 TL bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 09.06.2014 günü oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ -KARAR- Mahkeme kararındaki nitelendirmeye göre dava, sahte vekaletname ile davacıların elinden çıkan taşınmazların tapu iptal ve tescil davası ile yeniden adlarına tescilinden ve bu kararın kesinleşmesinden sonra nüfus müdürlüğü ve noterin sorumluluğu nedeniyle Devlet aleyhine açılan tazminat istemine ilişkindir. Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 09.02.2012 tarih ve 1 sayılı kararı ile aynen kabul edilen ve Resmi Gazetede yayımlanarak 01.03.2012 tarihinde yürürlüğe giren hukuk dairelerine ilişkin işbölümü uyarınca temyiz incelemesi Yargıtay 5.Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, dosyanın ilgisi yönünden 5.Hukuk Dairesi Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 20.4.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen Noterin Hukuki Sorumluluğuna Dayalı Tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 24.12.2015 günü oybirliğiyle karar verildi....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava dışı ... isimli şahıs adına kullanılan kimliğin ele geçirilemediği, belge üzerinde inceleme yapılamadığı, bu haliyle noterin sorumluluğunun devam ettiği, buna göre, dava konusu olayda zararın gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleşti ise miktarının ne olduğuna ilişkin hususların davacı tarafça ispatlanması gerektiği, emlakçılık işi ile iştigal eden davacının hiç tanımadığı bir şahıstan vekaletname alarak satış bedeli 150.000,00 TL'yi elden dava dışı...'...
Kusursuz sorumlulukta ise, zarar gören kişinin kusurun varlığını ispat etmek zorunluluğu yoktur, aksine kusursuz sorumlu olan davalının (noterin) olayla zarar arasında uygun illiyet bağının bulunmadığını kanıtlaması gerekir. Sorumluluk Hukukunun önemli ögelerinden biri de zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunmasıdır. İlliyet bağının kesildiği durumlarda kusursuz sorumlu olan kişi sorumlu tutulmayacaktır. Teoride ve uygulamada; mücbir sebep, zarar görenin tam kusuru ve üçüncü kişinin ağır kusuru ile illiyet bağı kesilir ve kusursuz sorumlu olan kişi sorumluluktan kurtulur. Diğer taraftan Noterlik Yasası'nın 72.maddesi gereğince noter; iş yaptıracak kişilerin kimlik ve adresleri ile gerçek isteklerini tam öğrenmekle yükümlüdür. Noterin sahte belgeler ile işlem yapması ve gerçek maliki iyi tespit edememesi, hatalı ve eksik bir işlemdir....
Tüm kusursuz sorumluluk hallerinde olduğu üzere, zarar gören davacı, davalı noterin kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Zarar gören davacı yalnızca zararla eylem arasındaki uygun illiyet bağını kanıtlamak zorundadır. Noterlik Yasası'nın 72.maddesi gereğince noter, iş yaptıracak kişilerin kimlik ve adresleri ile gerçek isteklerini tamamen öğrenmekle yükümlüdür. Noterin sahte belgeler ile işlem yapması ve gerçek maliki iyi tespit edememesi, hatalı ve eksik bir işlemdir. Bu bağlamda davalı noterler tarafından sahte kimlik belgesine dayanarak tanzim edilen vekaletnameler nedeniyle özen yükümlülüğünün aksatıldığını göstermekte olup, noterin eylemi ile meydana gelen zarar arasında illiyet bağının kesilmediği açıktır. Bu nedenle mahkemece, davalı noterlerin sorumluluğu cihetine gidilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir....
"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen davada bozmaya uyularak verilen 07/10/2015 tarih ve 2015/298-2015/395 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, maddi tazminatın müvekkilinin sigortalısı noterinde aralarında bulunduğu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiğini, davalılardan dava dışı noterin müvekkili nezdinde hukuki mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, anılan mahkeme hükmüne istinaden dosya davacısına toplam 33.218,00 TL tazminat ödendiğini, ödenen bu tazminatın 8.304,50 TL'sinin müvekkili şirket sigortalısı noterin sorumluluğunda olan kısım olup, bakiye kısmın müşterek ve müteselsil sorumluluğa...
Davacı, dava dışı kişiye satılan araç üzerinde kendisi yararına rehin hakkı kurulduğunu, araç satışını gerçekleştiren davalı noterin, satılan aracın tescil belgesine rehin şerhini işlemediği gibi aracın rehinli olduğunu trafik tescil şubesine de bildirmediğini ileri sürerek, davalı noterin maddi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir. Yerel mahkemece, tescil belgesine rehin şerhinin işlendiği, durumun ilgili trafik şubesine de bildirildiği gerekçesiyle, istem reddedilmiştir. Dosya içeriğinden; ... plaka sayılı aracın 21.05.2007 günü dava dışı Aytekin İşler tarafından dava dışı ...'ya satış işleminin yapıldığı; aynı gün gerçekleştirilen sözleşme ile de aynı araç üzerinde davacı yararına rehin hakkı kurulduğuna ilişkin tescil belgesine şerh düşüldüğü; sözleşmenin bir örneğinin Fethiye Trafik Tescil Müdürlüğü'ne gönderildiği ve 24.05.2007 günü tebliğ edildiği; daha sonra aracın rehin şerhi olmaksızın satılıp dava dışı kişiler adına tescil edildiği anlaşılmaktadır....


