Hukuk Dairesi K A R A R Asıl ve birleşen davalar kurum zararının tahsili istemine ilişkin olup, davacının temyizi, noterin hukuki sorumluluğuna dayalı olduğundan hükmü temyizen inceleme görevi, yürürlükte bulunan işbölümü uyarınca Yargıtay 3. Hukuk Dairesinindir. SONUÇ: Dosyanın görevli Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 29/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi KARAR Temyizin yalnızca 3. kişi tarafından sahte belgelerle resmi şekilde araç satışında davalı noterin sorumluluğuna ilişkin olmasına göre, uyuşmazlığın temyizen incelenmesi görevi Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 21.1.2013 tarih ve 1 sayılı kararı gereğince Yargıtay 3. Hukuk Dairesine aittir. SONUÇ: Dosyanın görevli Yargıtay Yüksek 3. Hukuk Dairesi Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 20.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
e yönelik kısmının noterin kusursuz sorumluluğuna ilişkin bulunmasına göre, temyiz inceleme görevi Yargıtay Yasası’nın 14. maddesi ve Başkanlar Kurulu kararı uyarınca Yargıtay 3. Hukuk Dairesine aittir. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Başkanlığına gönderilmesine 09/01/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Böyle bir imzanın sahteliği iddiası ise sözleşmenin diğer tarafına olduğu kadar sözleşmedeki imzayı onaylayan notere karşı da ileri sürülmüş bir iddia olup, sabit görülmesi halinde noterin Noterlik Kanunu'nun 162. maddesi uyarınca hukuki sorumluluğuna da yol açabileceği gibi noterin savunması bu davanın sonucunu da etkileyebilir. Şu halde onaylı imzanın sahteliği iddiasının bu imzayı onaylayan noterin taraf olmadığı bir davada incelenip hükme bağlanması usul hukuku ilkelerine uygun düşmemektedir. 6100 sayılı HMK'nın 208/4. maddesi gereğince resmi bir senetteki yazı veya imzayı inkar eden tarafın bu iddiası, ancak ilgili evraka resmiyet kazandıran kişiyi de taraf göstererek açacağı ayrı bir davada incelenip karara bağlanabilir....
Mahkemece; davanın reddine yönelik olarak verilen karar, davacı tarafın temyizi üzerine, Dairece verilen 04/10/2018 tarihle ve 2016/21795 E. 2018/9560 K. sayılı ilamla "davalı noterin, araç satış işlemi nedeniyle kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermediği, kamu hizmeti yapan noterin, gerekli dikkat ve özeni göstermemesi onun sorumluluğunu gerektirdiğinden, davacının uğradığı maddi kayıpların belirlenmesi ve davalıdan tazminine karar verilmesi, bu sırada davacının olaydaki dikkatsizlik ve özensizliğinin bölüşük kusur oluşturduğunun da değerlendirilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuştur....
Noterliğine başvurduklarını, noterin gerekli kimlik kontrollerini yeterince yapmayarak, çalıntı otomobilin satış sözleşmesini düzenlediğini, çalıntı otomobili M.. D..'in kiraladığını, daha sonra araca savcılıkça el konularak gerçek sahibine teslim edildiğini; müvekkilinin otomobili alırken birikmiş 2.900,00-TL tutarındaki vergi borcunu ödediğini, daha sonra 900,00-TL'na LPG sistemi taktırdığını, boya, cila, pasta ve boya koruma işlemleri için 300,00-TL ödediğini, 11.100,00-TL'sini de araç bedeli olarak verdiğini belirterek, 4.200,00-TL'nin araç sahibi Z.. B..'tan, 15.300,00-TL'sinin de diğer davalılardan müteselsilen faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı M.. U.. vekili; kendisini Z.....
Böyle bir imzanın sahteliği iddiası ise sözleşmenin diğer tarafına olduğu kadar sözleşmedeki imzayı onaylayan notere karşı da ileri sürülmüş bir iddia olup sabit görülmesi halinde noterin Noterlik Kanunu'nun 162. maddesi uyarınca hukuki sorumluluğuna da yol açabileceği gibi noterin savunması bu davanın sonucunu da etkileyebilir. Şu halde onaylı imzanın sahteliği iddiasının bu imzayı onaylayan noterin taraf olmadığı bir davada incelenip hükme bağlanması usul hukuku ilkelerine uygun düşmemektedir. Kaldı ki, karardan sonra yürürlüğe giren 6100 s. HMK'nın 208/4. maddesi gereğince resmî bir senetteki yazı veya imzayı inkâr eden tarafın bu iddiası, ancak ilgili evraka resmiyet kazandıran kişiyi de taraf göstererek açacağı ayrı bir davada incelenip karara bağlanabilir....
Noterin hukukî sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için ortada; noterin veya noter çalışanının bir eyleminin bulunması ve bu eylemden dolayı bir zararın doğması, bu zararla birlikte eylem ile zarar arasında illiyet bağının bulunması gerekmektedir. Bu şartlardan birisinin gerçekleşmemesi hâlinde noterin hukukî sorumluluğunun doğmayacağı kabul edilmektedir. Noterin bir kamu hizmeti ifa ettiği de dikkate alınarak sorumluluğun belirlenmesinde normal bir insanın göstereceği özenli davranış değil, aynı işi üstlenen noterlik mesleğinde çalışan bir kişinin göstermesi gereken objektif davranış esas alınacaktır. Buradaki tazminat yükümlülüğü; sorumlu kişinin somut olaydaki bireysel davranışından ziyade, daha çok onun toplum ve ekonomi içindeki durumu ile kanunun ona yüklediği ihtimam ve özen görevine bağlanmaktadır....
Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 15/12/2014 NUMARASI : 2013/400-2014/560 Dosya içeriğine, temyizin kapsamına, uyuşmazlığın noterin hukuki sorumluluğuna ilişkin bulunmasına göre, temyiz inceleme görevi Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesi ve Başkanlar Kurulu kararı uyarınca Yargıtay 3. Hukuk Dairesine aittir. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Başkanlığına gönderilmesine 17/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ürgüp Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 15/07/2014 NUMARASI : 2010/379-2014/172 Dosya içeriğine, temyizin kapsamına, uyuşmazlığın noterin hukuki sorumluluğuna ilişkin bulunmasına göre, temyiz inceleme görevi Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesi ve Başkanlar Kurulu kararı uyarınca Yargıtay 3. Hukuk Dairesine aittir. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Başkanlığına gönderilmesine 17/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....


