WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

KARAR Davacı, davalı bankadan kullandığı konut kredisi nedeni ile kendisinden masraf vs. adı altında kesintiler yapıldığını ileri sürerek toplam 2.289,80 TL haksız kesintinin davalıdan yasal faizi ile tahsilini istemiştir. Davalı, davacının kullanmış olduğu krediye istinaden yapılan kesintilerin taraflarca imza edilen kredi sözleşmesi hükümlerine uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile, toplam 2.289,80 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava,davalı banka tarafından kredi kullanımında davacıdan masraf adı altında kesilen haksız kesintinin iadesi istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nun 294. maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur....

ın nüfusuna işlendiğini gördüğünü, bu sebeple nesebin reddi davasını açtığını, davalı kadının, Rümeysa isimli kız çocuğunu nüfusa kaydettirmesi nedeni ile aldatıldığını anladığını belirterek, yargılamanın iadesini, tarafların zina hukuki sebebiyle boşanmalarına, ortak çocuk ...'un velâyetinin müvekkiline verilmesini, çocuk için aylık 1.000,00 TL tedbir ve iştirak nafakası ile müvekkili lehine 50.000,00 TL maddî, 50.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin boşanmadan sonra geleneksel aile yapısı, yaşam zorlukları ve ailesinin baskısına daha fazla dayanamayarak ... Mitil ile dini nikahı ile yaşamaya başladığını, iddet müddetinin dolmasından sonra da resmi nikah yaparak evlendiğini, bu evlilikten 28.11.2019 doğumlu tarihli Rümeysa...'ın dünyaya geldiğini, çocuğun iddet müddeti içinde doğması nedeni ile davacı erkeğin nüfusuna kaydedildiğini, davacı erkeğin, müvekkilinin ......

Davacı kadın vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait olan 22 ayar 5 adet çift burgulu bilezik, 20 ayar 2 adet Adana burgu bilezik, 14 ayar takı seti, 20 ayar 3 adet geniş bilezik ile müvekkilinin kıdem tazminatı ve işçilik alacağı ile alınan 20 ayar 5 adet Adana burgu bilezik ve 1 adet 22 gr ayar geniş künye bileziğin müvekkiline iadesini, mümkün olmaması halinde değeri olan 12.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini; evlilik birliği içinde davalı adına alınan aracın da yarısının müvekkili adına tescilini, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasını talep ve dava etmiştir. 2. Davacı kadın vekili 22.09.2010 tarihli dilekçesinde; aracın değerinin takriben 8.000,00 TL, talep edilen hisse değerininde 4.000,00 TL olduğunu açıklamıştır. 3. Davacı kadın ve vekili 19.09.2013 tarihli celsede; araç yönünden tescil değil, bedelinin yarısının tahsilini talep ettiklerini beyan etmişlerdir. 4....

davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 8-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgiliye iadesine, Kesin olarak 12.09.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

Mahkemece 20.6.2016 tarihli kesinleşen tavzih kararı ile taraflara hatalı verilen vekalet ücreti düzeltilmiştir. 1)Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2) Her ne kadar tavzih kararı ile vekalet ücreti düzeltilemeyeceğinden, tavzih kararı doğru değil isede bu husus temyiz konusu yapılmadığından,bozma nedeni yapılmamıştır. Dava konusu alacak likit ve belirlenebilir olduğundan hüküm altına alınan alacak miktarı üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, reddi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir....

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile 8.296,16 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, ... Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta Poliçesine dayalı tazminat davasıdır. Mahkemece muafiyet hasar bedeli üzerinden hesaplanarak davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de muafiyetin, sigorta bedeli olan 19.000 TL’ye %20 olan muafiyet oranı uygulanmak suretiyle hesaplandıktan sonra kalan tutarın da müşterek sigorta hükümlerine göre %80‘inin davalıdan tahsil edilmesi gerektiği göz önüne alınarak hesaplanması gerekirken muafiyet miktarının hasar tutarı üzerinden hesaplanması doğru olmamış kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir....

Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davanın genel hükümlere göre görülerek işin esası ile ilgili bir karar verilmesi gerekirken, Aile Mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek görevsizlik nedeniyle davanın reddine kararı verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 25/01/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Mahkemece menfi tespite ve satış yoluyla alınan 35.649,28 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş,davalı hükmün istirdata ilişkin bu bölümünü ayrı bir temyiz nedeni yapmıştır....

Davacı kurum, Sayıştay tarafından 2013 yılında kurumlarında yapılan denetim ile mevzuata uygun olmayan işler için fazla ödeme yapıldığının tespit edildiğini, Sayıştay sorgusu ve ilamının mevcut olduğunu, oluşan kamu zararı nedeni ile yapılan fazla ödemelerin iadesi gerektiğini beyanla haksız ödeme yapılan davalıya yönelik olarak başlattıkları icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmesi isteminde bulunmuştur. Davalı, Sayıştay ilamında isminin geçmediğinden davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davacı kurumun Sayıştay kararı kesinleştiği takdirde tahsil hakkına sahip olduğu, hakkında ilam düzenlenen ilgili kişiler yerine ikinci derece sorumluluğu bulunduğu iddia edilen davalı ve arkadaşları hakkında icra takibi başlatmak suretiyle tahsil yoluna gidilmesinde hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir....

Davacı kurum, Sayıştay tarafından 2013 yılında kurumlarında yapılan denetim ile mevzuata uygun olmayan işler için fazla ödeme yapıldığının tespit edildiğini, Sayıştay sorgusu ve ilamının mevcut olduğunu, oluşan kamu zararı nedeni ile yapılan fazla ödemelerin iadesi gerektiğini beyanla haksız ödeme yapılan davalıya yönelik olarak başlattıkları icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmesi isteminde bulunmuştur. Davalı, Sayıştay ilamında isminin geçmediğinden davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davacı kurumun Sayıştay kararı kesinleştiği takdirde tahsil hakkına sahip olduğu, hakkında ilam düzenlenen ilgili kişiler yerine ikinci derece sorumluluğu bulunduğu iddia edilen davalı ve arkadaşları hakkında icra takibi başlatmak suretiyle tahsil yoluna gidilmesinde hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir....

UYAP Entegrasyonu