Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/419 esas, 2010/231 karar sayılı kararı ile boşandığını, müşterek çocuğu Sudenaz Nisa Başar'ın velayetinin tarafına verildiğini ve müşterek çocuk için aylık 200,00 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, günün ekonomik şartlarının değişmesi Sudenaz Nisa'nın bakım ve eğitim masraflarının artması nedeniyle mahkeme tarafından hükmedilen 200,00 TL iştirak nafakasının yetersiz kaldığını belirterek iştirak nafakasının aylık 1.000,00 TL'ye çıkartılması, nafakanın her yıl TÜFE oranında arttırılmasını talep etmiştir. Davalı, 2010 yılından bu yana maaşında olağanüstü bir değişiklik olmadığı beyanla nafaka miktarının TÜİK yayınladığı ÜFE oranında belirlenmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile Torbalı 2....
iştirak nafakasının aylık 400 TL'ye, müşterek çocuk . için aylık 700 TL'ye çıkartılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Aile Mahkemesinin 2011/715 Esas, 2012/232 Karar sayılı ilamı ile tarafların müşterek çocukları için hüküm altına alınan aylık 75,00 'er TL’lik iştirak nafakasının dava tarihinden itibaren başlamak üzere aylık 50,00'şer TL artırılarak 125,00'er TL'ye yükseltilmesine, bu şekilde davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı lehine hükmedilen nafakaya, her yıl Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından Ocak ayında yayınlanan TÜFE oranında her yıl seneyi devriyesinde uygulanmak sureti ile artırım oranı uygulanmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, iştirak nafakasının artırımı talebine ilişkindir. TMK. 182/2.maddesine göre; "Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır"....
Sayılı ilamı ile hükmedilen iştirak nafakasının aradan geçen zaman içerisinde müşterek çocuğun ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kaldığını belirterek; iştirak nafakasının aylık 750,00 TL'ye yükseltilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; geçimini günlük yevmiye karşılığında tarım işçisi olarak sağladığını ve talep edilen nafakayı ödeyecek bir geliri olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, müşterek çocuk lehine takdir edilen 140,00TL iştirak nafakasının dava tarihinden geçerli olmak üzere 200,00TL ye çıkarılmasına, Fazlaya ilişkin istemin reddine, Takdir edilen nafakaların dava tarihinden 1 yıl sonra başlamak üzere TÜİK tarafından açıklanan (TÜFE+TEFE)/2 oranında artırılarak uygulanmasına, karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir....
, müşterek çocuk Fatih lehine hükmolunan 100,00 TL iştirak nafakasının 300,00 TL daha artırılarak, aylık 400,00 TL'ye, kendisi lehine takdir edilen 150,00 TL yoksulluk nafakasının 350,00 TL daha artırılarak, aylık 500,00 TL'ye çıkarılmasını talep etmiştir....
Aile Mahkemesinin 2008/40 E. ve 2008/548 K. sayılı ilamıyla davacı lehine hükmolunan 300 TL yoksulluk nafakasının 750 TL'ye artırılmasını istemiştir. Davalı, yoksulluk nafakasına ilişkin kararın 18.11.2010 tarihinde kesinleştiğini, bu davanın ise kararın kesinleşmesinden hemen sonra 23.12.2010 tarihinde açıldığını, nafakanın artırımı gerektirir bir durumun söz konusu olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, yoksulluk nafakasının 500 TL'ye yükseltilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.TMK'nun 176/4.maddesi “tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.” hükmünü amirdir.Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeye göre, iradın artırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir....
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile aylık 100,00 TL'lik iştirak nafakasının aylık 170,00 TL'ye yükseltilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T.'nin 9. maddesi uyarınca hükmedilen nafakanın(ya da artırım davalarında hükmedilen artış miktarının ) bir yıllık tutarı üzerinden Tarifenin 3.kısmı uyarınca hesaplanacak miktarın tamamına avukatlık ücreti olarak hükmolunacağı, bu miktarın Tarifenin 2. kısmının 2. bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye göre belirlenmiş bulunan ücretten az olamayacağı düzenlenmesi yer almaktadır....
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından nafakanın düzenli ödendiğini, çocuğun kendi yanında kalmakta olduğunu, nafaka artırım davasının açılmasından 1 yıl geçmeden dava açıldığını, mevcut durumların o dosyada incelenerek hüküm kurulmuş olduğunu, yeni bir durum oluşmadığını, bu nedenle tekrar nafaka artırımı istenemeyeceğini belirterek; açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir....
Mahkemece dairemizin bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, endekse göre hesaplama yapılmak üzere bilirkişiden alınan raporda 283,78 TL olması gerektiği belirtilse de uyulan bozma ilamında "artırıma esas alınacak nafaka miktarının aylık 275 TL olduğunun" kabul edildiği, bilirkişinin hesaplamasının bu nedenle yeterli olmadığı açıklanıp, 1991 yılında (uyulan bozma ilamı gereğince) 275 TL kabul edilen yoksulluk nafakasının endekse göre artırım ile ve tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile geçim ihtiyaçları, nafakanın niteliği ve hakkaniyete göre 500 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmektedir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir....
Asliye Hukuk Mahkemesinin'nin 1996/268-1998/339 E.K sayılı kararı ile aylık 10-TL (onbin TL) takdir olunan yoksulluk nafakasının dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere tarafların sosyal ekonomik durumları dikkate nazara alınarak aylık 390-TL artırılmak suretiyle toplam 400-TL yoksulluk nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. TMK. nun 176/4. maddesine göre; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir. Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeye göre iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir. Ancak, sözkonusu yargılama dosyasında kocanın sosyo ekonomik durumuna ilişkin gereken araştırma yapılmamıştır....


