Somut olayda, dosyadaki bilgi ve belgelerden tarafların 2011 yılında boşandığı, boşanma kararı ile birlikte müşterek çocuğun velayetinin davacı anneye verildiği,Erva lehine hükmedilen iştirak nafakasının Konya 2. Aile Mahkemesinin 2012/763 E. 2012/950 K. sayılı ilamı ile 110 TL'ye yükseltildiği,Erva'nın öğrenci olduğu,davacının ev hanımı olduğu,babasından dolayı 423 TL maaş aldığı,davalının asgari ücretle çalıştığı anlaşılmaktadır. Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, müşterek çocuğun yaşı, eğitim durumu, ihtiyacı, nafakanın hükmedildiği tarih ile artırım davasının açıldığı tarih arasında geçen süre ve nafaka yükümlüsünün (davalı babanın) gelir durumu nazara alındığında, takdir olunan iştirak nafakası miktarı az olup, TMK.4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bir nafaka takdir edilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı görülmüş , bu husus bozmayı gerektirmiştir....
Somut olayda dosyadaki bilgi ve belgelerden; tarafların 07.05.2003 tarihli karar ile boşandıkları, 2000 doğumlu müşterek çocuğun velayetinin anneye verildiği, karar ile müşterek çocuk lehine 30 TL iştirak nafakasının davalıdan tahsiline karar verildiği, kararın temyiz edilmesi sonucunda ....09.2003 tarihinde kesinleştiği, daha sonra açılan artırım davaları ile en son ............ Asliye ... (Aile) mahkemesinin 26.....2008 tarihli kararı ile iştirak nafakasının 150 TL'ye artırıldığı görülmüştür. Taraflar hakkında yaptırılan sosyal ekonomik durum araştırmalarında; davalının ... ili ..... İlçesinde kapıcı olarak çalıştığı, asgari ücretli olduğu ve başkaca geliri bulunmadığı tespit edilmiş, davalının çalıştığı .........den alınan maaş bordrosundan, 2012 yılı Nisan ayı maaşının 753,52 TL olduğu anlaşılmıştır. Tarafların nüfus kayıtları incelendiğinde; davalının yeniden evlendiği ve bu evlilikten 2003 doğumlu bir çocuğunun bulunduğu anlaşılmaktadır....
AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 28/04/2015 NUMARASI : 2015/118-2015/301 Taraflar arasındaki iştirak nafakasının artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesinde; tarafların 2009 yılında boşandıklarını, boşanma neticesinde müşterek çocuk Enes lehine aylık 225 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, 2012 yılında yapılan artışla iştirak nafakasının aylık 325 TL'ye yükseltildiğini, müşterek çocuğun özel okulda eğitim gördüğünü, servis, kırtasiye, giyim vb. masrafları bulunduğunu, davacının kafeteryada işçi olduğunu, davalının ise astsubay olarak görev yaptığını belirterek, aylık 325 TL'lik iştirak nafakasının aylık 650 TL'ye yükseltilmesini talep ve dava etmiştir....
E... lehine iştirak nafakasının artırımının talep edildiği ancak TMK.328/1.maddesi gereği, iştirak nafakasının, çocuğun reşit olmasıyla kendiliğinden sona erdiği anlaşılmaktadır. Yukarıda anılan yasa maddelerindeki düzenlemeye göre, davalı babanın çocuğa bakma mükellefiyeti çocuğun reşit olmasıyla sona ereceğinden; mahkemece, davacı F... E... açısından iştirak nafakası artırım talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davanın kısmen kabulüne karar verilerek iştirak nafakasının artırımına hükmedilmesi doğru görülmemiş olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir. Davacı Ferah lehine hükmedilen yoksulluk nafakası yönünden yapılan değerlendirmede; TMK.nun 176/4.maddesine göre; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir....
Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, boşanma sırasında hükmedilen 30,00 TL yoksulluk nafakasının aylık 300,00 TL’ye ve 30,00 TL iştirak nafakasının aylık 200,00 TL’ye arttırılmasına karar verilmesi istenilmiştir.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmü davalı tarafından temyizi üzerine dairemizin 28.11.2011 tarih ve 2011/20462-19009 sayılı ilamı ile boşanma davası sırasında yoksulluk nafakasına hükmedilmediği, hükmedilen nafakanın tedbir nafakası olduğu davadaki istemin artırım davası olmayıp boşanma davası sonrasında boşanmaya dayalı yoksulluk nafakası istemi niteliğinde olduğu gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiş, mahkemece, bozma ilamına uyulmuş yapılan yargılama sonucunda davacı lehine 200,00 TL yoksulluk nafakasına karar verilmiş, hüküm, süresinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.Kural olarak, TMK'nun 175. maddesinde, "Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf...
Somut olayda ise; artırılması istenen nafakanın 21.10.2004 tarihinde hükmedildiği, artırım davasının da 18.12.2009 tarihinde açıldığı, aradan 6 yıldan fazla bir zaman geçtiği, bu zaman içerisinde tarafların sosyal ve ekonomik durumları doğal olarak arttığı gibi müşterek çocuğun yaşı büyümüş, ihtiyaçları da doğal olarak artmış, paranın da enflasyon oranında değer kaybına uğramış olduğu bir gerçektir. Bu nedenlerle mahkemece; Yerleşik İçtihatlarında nazara alınarak iştirak nafakasının en azından TÜİK tarafından yayınlanan ÜFE endeksi artış oranında artılması gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....
Asıl davada; davacı ayrı yaşamda haklılık iddiasına dayalı olarak bağlanan aylık 300 TL tedbir nafakasının aylık 500 TL'ye yükseltilmesi talep ve dava etmiştir. Birleşen davada da davalıya bağlanan 300 TL tedbir nafakasının kaldırılması veya 100 TL indirilmesi talep ve dava edilmiştir. Mahkemece; her iki davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı ve k.davalı vekilince temyiz edilmiştir. TMK 197.maddesi gereği ayrı yaşamda haklı olan eş diğer eşten tedbir nafakası isteyebilir. TMK 200.maddesine göre de "Koşullar değiştiğinde hakim eşlerden birinin istemi üzerine kararında gerekli değişikliği yapar veya sebebi sona ermişse alınan önlemleri kaldırır" hükmü getirilmiştir. Davacı (kadının) yüksekokul mezunu olduğu halde öğrenimine uygun bir iş bulamadığı, ev hanımı olup, herhangi bir gelirinin bulunmadığı, davalının (kocanın) ise; ilkokul öğreteni olup, aylık 1278.00 TL maaşının olduğu anlaşılmıştır....
Hüküm, davalı kadın tarafından erkeğin kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, tedbir nafakasının miktarı, yoksulluk nafakası ve tazminat talepleri hakkında karar verilmemiş olması yönüyle istinaf edilmiştir. Bölge adliye mahkemesince önlem nafakasının artırılmasına yönelik davanın tefriki ile kadının sair istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge adliye mahkemesince davalı kadın tarafından erkeğin boşanma davasının kabulüne ilişkin verilen hükme karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu gözetilmeksizin, hükmün sadece istinaf edilen diğer yönlerden incelenerek karar verilmesi doğru olmamıştır. O halde; bölge adliye mahkemesince yapılacak iş ilk derece mahkemesi hükmünü davalı kadının tüm istinaf itirazlarını dikkate alarak inceleyip karar vermekten ibaretken, bu husus gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir....
Davalı vekili ise cevap ve karşı dava dilekçesiyle; müvekkilinin 1.071TL net maaşla çalışmakta olduğunu, yeniden evlendiğini, evliliğinden 2006 ve 2012 doğumlu iki çocuğunun bulunduğunu, eşinin çalışmadığını, kayınpederinin evinde 500TL'ye kirada oturduklarını, davacı/karşı davalının bilinçli olarak öğrenci kalmaya devam ettiğini belirterek, müvekkili tarafından ödenmekte olan yoksulluk nafakasının dava tarihinden itibaren kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece; davalı/karşı davacının subut bulmayan nafakanın kaldırılması davasının reddine, davacı/karşı davalı kadının davasının kısmen kabulü ile, nafakanın aylık 125,00 TL artırılarak aylık 325,00 TL'ye yükseltilmesine, nafakanın her yıl nafaka artırım tarihinde.... tarafından belirlenen yıllık ÜFE artış ortalaması oranında resen artırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı/karşı davacı tarafından temyiz edilmiştir....
Aile Mahkemesi'nin 2005/966 esas 2006/1071 karar sayılı ilamı ile boşandıklarını, müşterek çocuk yararına aylık 200,00TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, iştirak nafakasına hükmedilmesinden bu yana 8 yıldan fazla bir zaman geçtiğini, nafakanın müşterek çocuğun ihtiyaçlarını karşılamaya yetmediğini iddia ederek müşterek çocuk Yasmin yararına hükmedilen aylık 200,00TL iştirak nafakasının 800,00TL arttırılarak aylık 1.000,00TL'ye çıkartılmasını, gelecek yıllarda TÜİK'in açıkladığı ÜFE oranında artırım yapılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkilinin müşterek çocuğun nafakasını ödeyemez duruma geldiğini, yakın akrabalarının şoförlüğünü yaptığını, yevmiye usulü ile iş buldukça şoförlük, bahçelerde ve büyükbaş hayvan çiftliklerinde toplama işi gibi günübirlik işlerle geçimini sağladığını, davacının ayda 3.000TL maaşla çalıştığını, 15 yaşında bir çocuğun aylık 1.000TL masrafının olduğunun gerçeğe aykırı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir....


